إِذۡ تَسۡتَغِيثُونَ رَبَّكُمۡ فَٱسۡتَجَابَ لَكُمۡ أَنِّي مُمِدُّكُم بِأَلۡفٖ مِّنَ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةِ مُرۡدِفِينَ 9
Ey müminler! Bedir gününde Yüce Allah'tan düşmanınıza karşı yardım istediğiniz zamanı hatırlayın. Allah da size yardım edeceğini, duanıza icabet edeceğini, bir de size peş peşe bin melekle yardım edeceğini bildirmişti.
وَمَا جَعَلَهُ ٱللَّهُ إِلَّا بُشۡرَىٰ وَلِتَطۡمَئِنَّ بِهِۦ قُلُوبُكُمۡۚ وَمَا ٱلنَّصۡرُ إِلَّا مِنۡ عِندِ ٱللَّهِۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ 10
Ey müminler! Yüce Allah'ın sizleri meleklerle desteklemesi, ancak düşmanınıza karşı sizin yardımcınız olduğunun bir müjdesidir. Aynı zamanda size yardım edildiğine dair emin olmanız ve kalplerinizin yatışıp rahatlaması içindir. Zafer, sayının çok olmasıyla ve savaş teçhizatının fazla olmasıyla değildir; sadece ve sadece Allah Subhanehu ve Teâlâ'nın katındandır. Şüphesiz Yüce Allah, mülkünde Aziz'dir, hiç kimse O'na galip gelemez. Hakim'dir; kaderde ve koyduğu hükümlerde hikmet sahibidir.
إِذۡ يُغَشِّيكُمُ ٱلنُّعَاسَ أَمَنَةٗ مِّنۡهُ وَيُنَزِّلُ عَلَيۡكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ لِّيُطَهِّرَكُم بِهِۦ وَيُذۡهِبَ عَنكُمۡ رِجۡزَ ٱلشَّيۡطَٰنِ وَلِيَرۡبِطَ عَلَىٰ قُلُوبِكُمۡ وَيُثَبِّتَ بِهِ ٱلۡأَقۡدَامَ 11
Ey müminler! Düşmanlarınızdan korktuğunuzda Allah size kendisinden bir emniyet olmak üzere hafif bir uyku vermişti. Kendisiyle sizi temizlemek, şeytanın pisliğini ve vesveselerini sizden gidermek, bedenlerinizi düşmanla karşılaşma esnasında sabitleştirmek, kalplerinize sebat vermek ve ayaklarınızın da kumlu yerde batmaması ve üstünde sabit kalması için size gökten bir de yağmur indirmişti.
إِذۡ يُوحِي رَبُّكَ إِلَى ٱلۡمَلَٰٓئِكَةِ أَنِّي مَعَكُمۡ فَثَبِّتُواْ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْۚ سَأُلۡقِي فِي قُلُوبِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱلرُّعۡبَ فَٱضۡرِبُواْ فَوۡقَ ٱلۡأَعۡنَاقِ وَٱضۡرِبُواْ مِنۡهُمۡ كُلَّ بَنَانٖ 12
Ey Peygamber! Bedir'de müminlerin yardımına göndermiş olduğu meleklere Rabbin şöyle vahyetmişti: "Ey melekler! Şüphesiz ki yardım ve desteğim ile sizinle birlikteyim. Müminlerin düşmanlarıyla savaşma azimlerini ve kararlılıklarını kuvvetlendirin. Ben küfredenlerin kalplerine şiddetli korku salacağım. Ey müminler! Kâfirlerin ölmesi için onların boyunlarını vurun, onların mafsallarına ve parmak uçlarına, sizinle savaşamayacak hale gelmeleri için vurun.
ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ شَآقُّواْ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥۚ وَمَن يُشَاقِقِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَإِنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ 13
Kâfirlerle savaşılması ve onların parmak uçlarının vurulması, Allah'a ve Resûlüne muhalefet etmeleri, yapılmasını emrettikleri şeylere uymamaları ve yasak ettiklerinden de sakınmamaları sebebiyledir. Kim bu hususlarda Allah'a ve Resûlüne muhalefet ederse, kuşkusuz Allah o kimseyi dünyada ölümle ve esaretle, ahirette de cehennemin şiddetli azabıyla cezalandırır.
ذَٰلِكُمۡ فَذُوقُوهُ وَأَنَّ لِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابَ ٱلنَّارِ 14
Ey Allah'a ve Resûlüne muhalefet edenler! Zikredilen o azap sizin içindir. Dünya hayatında bir an önce gelen bu azabı tadın. Küfür ve inadınız üzere ölürseniz ahirette sizin için bir de cehennem azabı vardır.
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا لَقِيتُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ زَحۡفٗا فَلَا تُوَلُّوهُمُ ٱلۡأَدۡبَارَ 15
Ey Allah'a iman edip Resûlüne tabi olanlar! Savaş esnasında müşriklerle yakın mesafede karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönüp de korkarak kaçmayınız. Onlara karşı sabit durun ve onlarla savaşmada sabırlı davranın. Yüce Allah, yardım ve desteği ile sizlerle beraberdir.
وَمَن يُوَلِّهِمۡ يَوۡمَئِذٖ دُبُرَهُۥٓ إِلَّا مُتَحَرِّفٗا لِّقِتَالٍ أَوۡ مُتَحَيِّزًا إِلَىٰ فِئَةٖ فَقَدۡ بَآءَ بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَمَأۡوَىٰهُ جَهَنَّمُۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِيرُ 16
Kim savaş taktiği olarak savaş esnasında arkasını dönüp kaçıyormuş gibi gösterip, tuzağa düşürmek için hile yapmak veya Müslümanların başka bir birliğine katılmak veya onlardan yardım istemek dışında bir davranış yapıp da savaştan firar ederse, Allah'ın gazabını hak etmiş olur. Ahiretteki kalacağı yer cehennemdir. Orası, varılacak ne kötü yerdir!
Ayetlerde Yüce Allah'ın mümin kullarının haline itina göstermesi, imanlarının ve ayaklarının sabit kalması için gerekli sebepleri kolaylaştırması, kerih görülenleri ve şeytanın vesveselerini yok etmesi açıklanmıştır.
Şüphesiz zafer ve galibiyet, Allah Subhanehu ve Teâlâ'nın katındandır. Zafer, harp için yapılan hazırlıkların önemli olmasına rağmen, ne sayı çokluğuyla ne de donanım ve silah bolluğu ile kazanılır.
Herhangi bir mazeret olmadan savaştan kaçmak en büyük günahlardandır.
Ayetlerde müminlere harp yöntemleri öğretilmiştir. Allah'a ve Resûlüne itaat etmek, düşmana karşı sabit durmak, düşmanla karşılaşma esnasında sabretmek ve Allah'ı çok zikretmek bunlardandır.