إِنَّ ٱلَّذِي فَرَضَ عَلَيۡكَ ٱلۡقُرۡءَانَ لَرَآدُّكَ إِلَىٰ مَعَادٖۚ قُل رَّبِّيٓ أَعۡلَمُ مَن جَآءَ بِٱلۡهُدَىٰ وَمَنۡ هُوَ فِي ضَلَٰلٖ مُّبِينٖ 85
Sana Kur’an’ı indiren, tebliğ edilmesini ve içinde bulunanlarla amel edilmesini farz kılan, elbette seni bir fatih olarak Mekke’ye geri döndürecektir. (Ey Peygamber!) Müşriklere de ki: "Kimin hidayetle geldiğini, kimin de hidayetten ve haktan açıkça sapmış olduğunu en iyi Rabbim bilir."
وَمَا كُنتَ تَرۡجُوٓاْ أَن يُلۡقَىٰٓ إِلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبُ إِلَّا رَحۡمَةٗ مِّن رَّبِّكَۖ فَلَا تَكُونَنَّ ظَهِيرٗا لِّلۡكَٰفِرِينَ 86
(Ey Peygamber!) Sana göndermemizden önce Allah’tan bir vahiy olarak Kur’an’ın sana verileceğini ummuyordun. Fakat Allah Subhanehu ve Teâlâ'dan bir rahmet olarak sana inmesi gerekti. Sakın kâfirlere, içinde bulundukları sapıklıklarında yardımcı olma!
وَلَا يَصُدُّنَّكَ عَنۡ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ بَعۡدَ إِذۡ أُنزِلَتۡ إِلَيۡكَۖ وَٱدۡعُ إِلَىٰ رَبِّكَۖ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ 87
Yüce Allah’ın ayetleri sana indirildikten sonra sakın bu müşrikler seni ondan alıkoymasınlar. Bundan dolayı sen de bu ayetleri okumayı ve tebliğ etmeyi terk etme. İnsanları Allah’a iman etmeye, O'nu birlemeye ve O'nun şeriatıyla amel etmeye davet et. Sakın Allah ile beraber başkalarına da ibadet eden müşriklerden olma. Bilakis bir tek olan Allah'tan başkasına ibadet etmeyen muvahhit kullardan ol.
وَلَا تَدۡعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَۘ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۚ كُلُّ شَيۡءٍ هَالِكٌ إِلَّا وَجۡهَهُۥۚ لَهُ ٱلۡحُكۡمُ وَإِلَيۡهِ تُرۡجَعُونَ 88
Allah ile beraber başka mabudlara da ibadet etme. Çünkü O'ndan başka hak mabud yoktur. Allah Subhanehu ve Teâlâ'nın yüzü dışında her şey yok olacaktır. Hüküm bir tek O'na aittir, dilediği gibi hükmeder. Kıyamet gününde, hesap vermek ve karşılığını görmek için O'na döndürüleceksiniz.
سورة Mekkî
İmtihan ve fitneler karşısında sabır ve sebat göstermek emredilmiş ve bu davranışın güzel sonuçları açıklanmıştır.
الٓمٓ 1
(الٓمٓ) "Elif, lam, mim." Bu hususta benzer bir açıklama Bakara suresinin başında zikredilmiştir.
أَحَسِبَ ٱلنَّاسُ أَن يُتۡرَكُوٓاْ أَن يَقُولُوٓاْ ءَامَنَّا وَهُمۡ لَا يُفۡتَنُونَ 2
İnsanlar “Allah'a iman ettik." demekle, gerçek bir mümin olduklarını ortaya çıkaran bir imtihana uğramadan bırakılacaklarını mı sandılar? Asla bu iş onların zannettiği gibi değildir.
وَلَقَدۡ فَتَنَّا ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۖ فَلَيَعۡلَمَنَّ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ صَدَقُواْ وَلَيَعۡلَمَنَّ ٱلۡكَٰذِبِينَ 3
Allah Teâlâ, doğru söyleyenlerin imanlarında doğru söylediğini, yalan söyleyenlerin de imanlarında yalan söylediğini açığa çıkarmak için elbette onlardan önce olanları da imtihan etmiştir.
أَمۡ حَسِبَ ٱلَّذِينَ يَعۡمَلُونَ ٱلسَّئَِّاتِ أَن يَسۡبِقُونَاۚ سَآءَ مَا يَحۡكُمُونَ 4
Bilakis, şirki ve diğer günahları işleyenler Bizi aciz bırakacaklarını ve cezamızdan kurtulabileceklerini mi zannediyorlar? Onlar ne kadar da çirkin hüküm veriyorlar. Asla Yüce Allah’ı aciz bırakamazlar. Eğer küfürleri üzere ölürlerse, O'nun cezasından kurtulamazlar.
مَن كَانَ يَرۡجُواْ لِقَآءَ ٱللَّهِ فَإِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ لَأٓتٖۚ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ 5
Kim kıyamet günü, kendisine mükâfat vermesi için Allah’a kavuşmayı arzu ediyorsa, bilsin ki Allah’ın bunun için takdir etmiş olduğu vakit elbette çok yakında dolacaktır. O, kullarının sözlerini işitir, yaptıklarını bilir, bunlardan hiçbir şey O'ndan kaçmaz. Yaptıkları ameller konusunda onlara karşılıklarını verecektir.
وَمَن جَٰهَدَ فَإِنَّمَا يُجَٰهِدُ لِنَفۡسِهِۦٓۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَغَنِيٌّ عَنِ ٱلۡعَٰلَمِينَ 6
Kim nefsiyle, onu itaat etmeye ve günahlardan uzaklaşmaya taşıyarak mücahede eder ve Allah yolunda cihad ederse; şüphesiz o kendisi için çalışmış, çaba göstermiş olur. Çünkü bu yaptıklarının faydası kendisine dönecektir. Allah bütün mahlukatından müstağnidir; mahlukatının O'na itaat etmesi O'na bir şey kazandırmaz, günah işlemeleri de O'ndan bir şey eksiltmez.
Dalalet ehline yardım etmek yasaklanmıştır.
Yüce Allah’ı tevhid etmeye sarılmak ve O'na ortak koşmaktan uzak durmak emredilmiştir.
Müminlerin belalara uğraması ve imtihan edilmesi ilahî bir kanundur.
Kullarının kendisine itaat etmelerine Allah Teâlâ'nın ihtiyacı yoktur.