وَإِذَا سَمِعُواْ مَآ أُنزِلَ إِلَى ٱلرَّسُولِ تَرَىٰٓ أَعۡيُنَهُمۡ تَفِيضُ مِنَ ٱلدَّمۡعِ مِمَّا عَرَفُواْ مِنَ ٱلۡحَقِّۖ يَقُولُونَ رَبَّنَآ ءَامَنَّا فَٱكۡتُبۡنَا مَعَ ٱلشَّٰهِدِينَ 83
Yumuşak kalpli olanlar (ki bunlar -Necâşi ve ashabı gibilerdir) şüphesiz içermiş olduğu hakkı bildiklerinden, Kur'an'ın inişi sırasında işittiklerinden dolayı ağlarlar. Çünkü İsa aleyhisselam'ın getirdiğini bildikleri için böyle davranırlar ve şöyle derlerdi: "Ey Rabbimiz! Resûl'ün Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'e indirdiklerine iman ettik. (Ey Rabbimiz!) Bize, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in kıyamet gününde insanların aleyhine şahit olan ümmetiyle beraber olmayı yaz."
وَمَا لَنَا لَا نُؤۡمِنُ بِٱللَّهِ وَمَا جَآءَنَا مِنَ ٱلۡحَقِّ وَنَطۡمَعُ أَن يُدۡخِلَنَا رَبُّنَا مَعَ ٱلۡقَوۡمِ ٱلصَّٰلِحِينَ 84
Bizimle, Allah'a iman etme, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'e indirilen ve onun bize getirdiği hak ile aramızı hangi şey ayırabilir?! Hâlbuki biz, peygamberler ve Allah'a itaat ederek, azabından korkarak onlara tabi olanlarla birlikte cennete girmeyi umut ediyoruz.
فَأَثَٰبَهُمُ ٱللَّهُ بِمَا قَالُواْ جَنَّٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَاۚ وَذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلۡمُحۡسِنِينَ 85
Allah, iman etmeleri ve hakkı itiraf etmelerinden dolayı onları, saraylarının ve ağaçlarının altından nehirler akan ve daimî kalacakları cennetlerle mükâfatlandırmıştır. İşte kayıtsız şartsız hakka tabi olup, ona boyun eğen ihsan sahiplerinin mükâfatı budur.
وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَكَذَّبُواْ بَِٔايَٰتِنَآ أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡجَحِيمِ 86
Allah'ı ve Resûlünü inkâr (küfür) edenler ve Allah'ın, Resûlüne indirmiş olduğu ayetlerini inkâr edenler var ya, işte onlar alev alev yanan ateşte ebedî kalacak, kesinlikle ondan çıkamayacaklardır.
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تُحَرِّمُواْ طَيِّبَٰتِ مَآ أَحَلَّ ٱللَّهُ لَكُمۡ وَلَا تَعۡتَدُوٓاْۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلۡمُعۡتَدِينَ 87
Ey iman edenler! Yiyecek, içecek ve kadınlardan size mübah kılınan lezzetleri ibadet ve zühd amacıyla kendinize haram kılmayın. Allah'ın size haram kıldığı hususlarda sınırı aşmayın. Şüphesiz Allah, sınırlarını aşanları sevmez. Bilakis Allah, koyduğu sınırları aşanlara buğzeder.
وَكُلُواْ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ حَلَٰلٗا طَيِّبٗاۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ ٱلَّذِيٓ أَنتُم بِهِۦ مُؤۡمِنُونَ 88
Gasp ederek veya pis olarak Allah'ın haram kıldığı şeyden değil de helal ve tertemiz olarak sizi rızıklandırdığı şeylerden yiyin. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. İşte kendisine iman ettiğiniz Allah O'dur. Allah'a olan imanınız size O'ndan korkmanızı gerekli kılar.
لَا يُؤَاخِذُكُمُ ٱللَّهُ بِٱللَّغۡوِ فِيٓ أَيۡمَٰنِكُمۡ وَلَٰكِن يُؤَاخِذُكُم بِمَا عَقَّدتُّمُ ٱلۡأَيۡمَٰنَۖ فَكَفَّٰرَتُهُۥٓ إِطۡعَامُ عَشَرَةِ مَسَٰكِينَ مِنۡ أَوۡسَطِ مَا تُطۡعِمُونَ أَهۡلِيكُمۡ أَوۡ كِسۡوَتُهُمۡ أَوۡ تَحۡرِيرُ رَقَبَةٖۖ فَمَن لَّمۡ يَجِدۡ فَصِيَامُ ثَلَٰثَةِ أَيَّامٖۚ ذَٰلِكَ كَفَّٰرَةُ أَيۡمَٰنِكُمۡ إِذَا حَلَفۡتُمۡۚ وَٱحۡفَظُوٓاْ أَيۡمَٰنَكُمۡۚ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ 89
Ey iman edenler! Allah, boş bulunup kasıtsız olarak ağzınızdan çıkan yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz. Fakat bilerek ve samimiyetle içinizden gelerek yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Yemin edip bunu dillendirdikten sonra eğer yemininden dönecek olursa, bunun kefareti olarak üç seçenekten birini yerine getirmesiyle üzerinden günah kalkar. Bu üç şey şunlardır: Yaşadığınız beldedeki insanların yediği orta halli yemekten her fakir için yarım sa' vermek kaydıyla on fakiri doyurmak ya da bu fakirleri örfen bilinen kurallar çerçevesinde giydirmek yahut da mümin bir köle azat etmek. Bu üç şeyi yeminin kefareti olarak veremeyen kimse üç gün oruç tutarak bu yeminin kefaretini ödemiş olur. (Ey iman edenler!) İşte bu zikredilenler Allah adına yemin edip yerine getirmediğiniz yeminlerin kefaretidir. Yalan yere Allah adına yemin etmekten, Allah adına çokça yemin etmekten, yeminlerinizi yerine getirmemekten sakının. Ancak yeminlerinizi yerine getirmemek daha hayırlıysa hayırlı olanı yapın ve Allah'ın size yeminin kefaretini açıkladığı gibi yeminlerinizin kefaretini verin. Allah size helal ve haramlarla ilgili hükümlerini açıklıyor. Umulur ki bilmediklerinizi size öğrettiğinden dolayı O'na şükredersiniz.
Temiz olan rızkı arayıp arzulamak, pis olan şeyleri de terk etmek emredilmiştir.
Kişi kalbiyle kastetmeden yaptığı yeminlerden sorumlu tutulmamıştır. Ancak kişi "şunu yapacağım" ya da "yapmayacağım" tarzında kalbiyle kesin bir şekilde azmederse bu yemininden sorumlu olur.
Yemin kefareti, on yoksula yemek yedirmek veya giydirmek ya da mümin bir köleyi azat etmek olarak açıklanmıştır. Eğer kefaret sahibinin bunları yapmaya gücü yetmezse, yemin kefareti olarak bunun yerine üç gün oruç tutar.
Allah Teâlâ'nın (...إِنَّمَا ٱلۡخَمۡرُ...) "şüphesiz içki..." ayeti içki hakkında inen en son ayettir ve bu, içkinin haram olması hakkında bir nastır.