ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَلَمۡ يَلۡبِسُوٓاْ إِيمَٰنَهُم بِظُلۡمٍ أُوْلَٰٓئِكَ لَهُمُ ٱلۡأَمۡنُ وَهُم مُّهۡتَدُونَ 82
Allah'a iman edip O'nun şeriatına tabi olanlar ve imanlarına şirk karıştırmayanlar var ya, işte selâmet ve emniyet yalnız onlar içindir. Onlar muvaffak olanlardır. Rableri onları doğru yola muvaffak kılmıştır.
وَتِلۡكَ حُجَّتُنَآ ءَاتَيۡنَٰهَآ إِبۡرَٰهِيمَ عَلَىٰ قَوۡمِهِۦۚ نَرۡفَعُ دَرَجَٰتٖ مَّن نَّشَآءُۗ إِنَّ رَبَّكَ حَكِيمٌ عَلِيمٞ 83
İşte bu hüccet Yüce Allah'ın şu buyruğudur: ...فَأَيُّ ٱلۡفَرِيقَيۡنِ أَحَقُّ بِٱلۡأَمۡنِۖ "Öyleyse iki taraftan hangisi güvende olmaya layıktır?" Bu delil ile İbrahim, kavmine karşı galip gelmiş, onların delillerini çürütmüştür. Bu Bizim hüccetimizdir ve Biz kavmine karşı bu delilleri verip onlarla delil getirmeye muvaffak kıldık. Biz dilediğimiz kullarımızın dünyada ve ahirette derecelerini yükseltiriz. (Ey Resûl!) Şüphesiz ki senin Rabbin yaratma ve idare etmede hikmet sahibidir, kullarını hakkıyla bilendir.
وَوَهَبۡنَا لَهُۥٓ إِسۡحَٰقَ وَيَعۡقُوبَۚ كُلًّا هَدَيۡنَاۚ وَنُوحًا هَدَيۡنَا مِن قَبۡلُۖ وَمِن ذُرِّيَّتِهِۦ دَاوُۥدَ وَسُلَيۡمَٰنَ وَأَيُّوبَ وَيُوسُفَ وَمُوسَىٰ وَهَٰرُونَۚ وَكَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ 84
İbrahim'e oğlu İshak ve torunu Yakub'u ihsan edip rızıklandırdık. Her birini hidayete/doğru yola erdirdik. Daha önce de Nuh'u hak yola muvaffak kıldık. Nuh'un soyundan Dâvûd, Dâvûd'un oğlu Süleyman, Eyyub, Yusuf, Mûsâ ve Mûsâ'nın kardeşi Harun aleyhimusselam'ın hepsini hak yoluna iletmiştik. İşte Biz bu güzel mükâfatla peygamberleri mükâfatlandırdığımız gibi peygamberlerden başka iyi davrananları da iyiliklerinden dolayı böyle mükâtlandırırız.
وَزَكَرِيَّا وَيَحۡيَىٰ وَعِيسَىٰ وَإِلۡيَاسَۖ كُلّٞ مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ 85
Aynı şekilde Zekeriyya, Yahyâ, Meryem oğlu İsâ ve İlyas aleyhimusselam'ın hepsini de muvaffak kıldık. Bu peygamberlerin hepsi Allah'ın resûl olarak seçtiği salihlerdendir.
وَإِسۡمَٰعِيلَ وَٱلۡيَسَعَ وَيُونُسَ وَلُوطٗاۚ وَكُلّٗا فَضَّلۡنَا عَلَى ٱلۡعَٰلَمِينَ 86
Aynı şekilde İsmail, Elyesa, Yûnus ve Lût aleyhimusselam'ı muvaffak kıldık. Bütün bu peygamberleri ve başlarında peygamberimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'i alemlere üstün kıldık.
وَمِنۡ ءَابَآئِهِمۡ وَذُرِّيَّٰتِهِمۡ وَإِخۡوَٰنِهِمۡۖ وَٱجۡتَبَيۡنَٰهُمۡ وَهَدَيۡنَٰهُمۡ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ 87
Onların babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden muvaffak olmasını dilediğimiz kimseleri muvaffak kıldık. Biz Allah'ın tevhid ve itaat yolu olan dosdoğru yola girmeleri için onları muvaffak kıldık.
ذَٰلِكَ هُدَى ٱللَّهِ يَهۡدِي بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنۡ عِبَادِهِۦۚ وَلَوۡ أَشۡرَكُواْ لَحَبِطَ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ 88
Onlar için hasıl olan başarı, Allah'ın muvaffak kılmasıyladır. O dilediği kullarını muvaffak kılar. Eğer Allah'a bir başkasını ortak koşsalardı, amelleri boşa giderdi. Çünkü şirk, salih ameli iptal eder.
أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ءَاتَيۡنَٰهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡحُكۡمَ وَٱلنُّبُوَّةَۚ فَإِن يَكۡفُرۡ بِهَا هَٰٓؤُلَآءِ فَقَدۡ وَكَّلۡنَا بِهَا قَوۡمٗا لَّيۡسُواْ بِهَا بِكَٰفِرِينَ 89
İşte zikredilen bu peygamberlere kitap, hikmet ve peygamberlik verdik. Eğer senin kavmin kendilerine verdiğimiz bu üç şeyden birini küfr/inkâr ederse, Biz bunları inkâr etmeyen bir kavmi hazır hale getirdik. Bilakis onlar buna iman edip sımsıkı sarılmışlardır. Onlar muhacir, ensar ve kıyamete kadar onlara iyilikle tabi olanlardır.
أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ هَدَى ٱللَّهُۖ فَبِهُدَىٰهُمُ ٱقۡتَدِهۡۗ قُل لَّآ أَسَۡٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ أَجۡرًاۖ إِنۡ هُوَ إِلَّا ذِكۡرَىٰ لِلۡعَٰلَمِينَ 90
İşte bu peygamberler ve onlarla birlikte zikredilen babaları, çocukları ve kardeşleri gerçekten hidayet ehlidir. Onları örnek al ve onlara tabi ol. (Ey Resûl!) Kavmine de ki: Bu Kur'an'ı tebliğ etmeme karşılık sizden bir şey istemiyorum. Kur'an ancak insan ve cinler alemini dosdoğru yola götürmek için gelen öğütten başka bir şey değildir.
Tevhidin faziletinden biri de özellikle ahirette insanların korku içinde oldukları zaman kulun emniyette olmasını garanti etmesidir.
Ayetler geçmiş bütün peygamberlerin davetlerini kendi başarı ve güçleri ile değil sadece Allah Teâlâ'nın muvaffak kılması ile tebliğ ettiklerini ifade etmektedir.
Peygamberlerin emrettikleri şeriatlerin tafsilatı birbirinden farklıdır. Ancak her birinin Allah Teâlâ'nın birliğine/tevhide davetleri ortaktır.
Özellikle tevhid ile ilgili aslî prensiplerinde peygamberleri örnek almak övülmeye layık bir yoldur.