وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا رُسُلٗا مِّن قَبۡلِكَ مِنۡهُم مَّن قَصَصۡنَا عَلَيۡكَ وَمِنۡهُم مَّن لَّمۡ نَقۡصُصۡ عَلَيۡكَۗ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ أَن يَأۡتِيَ بَِٔايَةٍ إِلَّا بِإِذۡنِ ٱللَّهِۚ فَإِذَا جَآءَ أَمۡرُ ٱللَّهِ قُضِيَ بِٱلۡحَقِّ وَخَسِرَ هُنَالِكَ ٱلۡمُبۡطِلُونَ 78
(Ey Resûl!) Ant olsun ki senden önce nice resûlleri kavimlerine gönderdik, onlar onları yalanlayıp eziyet ettiler. Ancak resûller onların yalanlamalarına ve eziyetlerine sabrettiler. Bu resûllerden sana kıssalarından bahsettiklerimiz de var, bahsetmediklerimiz de. Hiçbir resûlün, Allah Subhanehu ve Teâlâ'nın dilemesi olmadan kavmine bir mucize getirmesi düşünülemez. Kâfirlerin, resûllerinden, mucizeleri getirmelerini istemesi zulümdür. Allah'ın emri fetih ya da resûller ile kavimleri arasında adaletle hükmedilmesi hususu geldiğinde, onların aralarında hüküm verilir ve kâfirler helaka uğrar, resûller ise kazanan kimseler olurlar. Bu durumda kulların arasında hükmedildiğinde -küfürleri sebebiyle kendilerini helak olmaya sürükleyen batıl ehli- hüsrana uğrar.
ٱللَّهُ ٱلَّذِي جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَنۡعَٰمَ لِتَرۡكَبُواْ مِنۡهَا وَمِنۡهَا تَأۡكُلُونَ 79
Yüce Allah deve, inek ve koyunu bazısına binip, bazısının da etinden yemeniz için yaratmıştır.
وَلَكُمۡ فِيهَا مَنَٰفِعُ وَلِتَبۡلُغُواْ عَلَيۡهَا حَاجَةٗ فِي صُدُورِكُمۡ وَعَلَيۡهَا وَعَلَى ٱلۡفُلۡكِ تُحۡمَلُونَ 80
Bu hayvanlarda sizin için her asırda yenilenen birçok fayda bulunmaktadır. Nefislerinizde arzuladığınız bazı ihtiyaçlarınıza bunlar vasıtasıyla ulaşırsınız. Bu ihtiyaçların başında karada ve denizde yolculuk etmek gelir.
وَيُرِيكُمۡ ءَايَٰتِهِۦ فَأَيَّ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ تُنكِرُونَ 81
Allah Subhanehu ve Teâlâ, kudretine ve birliğine delalet eden ayetlerini size gösteriyor. O'nun ayetleri olduğunu kabul ettikten sonra Yüce Allah'ın hangi ayetlerini inkâr ediyorsunuz?
أَفَلَمۡ يَسِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَيَنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۚ كَانُوٓاْ أَكۡثَرَ مِنۡهُمۡ وَأَشَدَّ قُوَّةٗ وَءَاثَارٗا فِي ٱلۡأَرۡضِ فَمَآ أَغۡنَىٰ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ 82
Bu yalanlayanlar yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki kendilerinden önce gelip yalanlayan kavimlerin akıbetlerinin nasıl olduğunu düşünüp taşınsınlar?! O geçmiş ümmetler onlardan servet olarak daha varlıklı, daha güçlü ve yeryüzünde bıraktıkları eserleri daha sağlamdı. Fakat elde ettikleri kuvvetleri Yüce Allah'ın helak eden azabı geldiğinde onlara fayda sağlamadı.
فَلَمَّا جَآءَتۡهُمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَرِحُواْ بِمَا عِندَهُم مِّنَ ٱلۡعِلۡمِ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ 83
Peygamberleri onlara apaçık delillerle geldiğinde onları yalanladılar. Peygamberlerinin getirdiğine muhalefet eden ilimlerine sarılıp ondan razı oldular. Peygamberlerinin kendilerini korkuttuğu ve alay ettikleri o azap onları yakalayıverdi.
فَلَمَّا رَأَوۡاْ بَأۡسَنَا قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَحۡدَهُۥ وَكَفَرۡنَا بِمَا كُنَّا بِهِۦ مُشۡرِكِينَ 84
Azabımızı görüp de kabul etmeleri kendilerine fayda vermediği zaman ikrar ederek şöyle dediler: "Yalnızca Yüce Allah'a iman ettik. O'nun dışında ibadet ettiğimiz putları ve ortakları inkâr ettik."
فَلَمۡ يَكُ يَنفَعُهُمۡ إِيمَٰنُهُمۡ لَمَّا رَأَوۡاْ بَأۡسَنَاۖ سُنَّتَ ٱللَّهِ ٱلَّتِي قَدۡ خَلَتۡ فِي عِبَادِهِۦۖ وَخَسِرَ هُنَالِكَ ٱلۡكَٰفِرُونَ 85
Azabımızın indiğini gördükleri vakit iman etmeleri onlara fayda vermedi. Azap kendilerine indiğinde fayda vermemesi Yüce Allah'ın, kulları hakkında süre gelen kanunudur. Kâfirler, Allah'ı küfr/inkar etmeleri ve azap kendilerine tayin edilmeden önce tövbe etmemeleri sebebiyle kendi nefislerini helaka sürükleyerek azap indiğinde hüsrana uğradılar.
Yüce Allah'ın Kur'an'da zikretmediği resûlleri vardır. Genel olarak onlara iman ederiz.
Tevhidine delalet eden ayetlerini açıklaması Allah'ın nimetlerindendir.
Batıl ile sevinmek tehlikeli ve sahibi için kötü bir sondur.
Helak edecek azap görüldüğü zaman iman fayda vermez.