وَتَرَى ٱلۡمَلَٰٓئِكَةَ حَآفِّينَ مِنۡ حَوۡلِ ٱلۡعَرۡشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمۡدِ رَبِّهِمۡۚ وَقُضِيَ بَيۡنَهُم بِٱلۡحَقِّۚ وَقِيلَ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ 75
Melekler bu şahit olunan günde arşı kuşatmış haldedirler. Kâfirlerin Allah Teâlâ'ya layık olmayan yakıştırmalarından Yüce Allah'ı tenzih ederler. "Allah Teâlâ, bütün mahlukatı arasında adaletle hükmetmiştir. İkram ettiklerine ikram etmiş, azap ettiklerine de azap etmiştir. Mümin kullarına rahmetiyle, kâfir kullarına da azabıyla hükmeden mahlukatın Rabbine hamdolsun" denilir.
سورة Mekkî
Allah'ın ayetleriyle mücadele edenlerin durumu beyan edilmiş ve onlara cevap verilmiştir.
حمٓ 1
(حمٓ) "Hâ, Mîm." Bu hususta benzer bir açıklama Bakara suresinin başında zikredilmiştir.
تَنزِيلُ ٱلۡكِتَٰبِ مِنَ ٱللَّهِ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡعَلِيمِ 2
Kur'an, kimsenin kendisine galip gelemediği (Azîz) ve kullarının faydasına olan şeyleri hakkıyla bilen (Alîm olan) Yüce Allah tarafından Resûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'e indirilmiştir.
غَافِرِ ٱلذَّنۢبِ وَقَابِلِ ٱلتَّوۡبِ شَدِيدِ ٱلۡعِقَابِ ذِي ٱلطَّوۡلِۖ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۖ إِلَيۡهِ ٱلۡمَصِيرُ 3
O, günâhkarların günahını bağışlayan, kullarından tövbe edenin tövbesini kabul eden, günahlarından tövbe etmeyene karşı azabı şiddetli olan ihsan ve lütuf sahibidir. O'ndan başka (hak) ilah yoktur, kıyamet günü kullarının dönüşü yalnızca O’nadır. Onlara hak ettiklerinin karşılığını verecektir.
مَا يُجَٰدِلُ فِيٓ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ إِلَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فَلَا يَغۡرُرۡكَ تَقَلُّبُهُمۡ فِي ٱلۡبِلَٰدِ 4
Allah'ın birliğine ve resûllerinin doğruluğuna delalet eden ayetleri, ancak akıllarının fasitliğinden dolayı kâfir kimseler tartışır. Onlar için üzülme. Bol nimetler ve rızık içinde olmaları seni asla aldatmasın. Onlara mühlet verilmesi onlar için istidrâc ve tuzaktır.
كَذَّبَتۡ قَبۡلَهُمۡ قَوۡمُ نُوحٖ وَٱلۡأَحۡزَابُ مِنۢ بَعۡدِهِمۡۖ وَهَمَّتۡ كُلُّ أُمَّةِۢ بِرَسُولِهِمۡ لِيَأۡخُذُوهُۖ وَجَٰدَلُواْ بِٱلۡبَٰطِلِ لِيُدۡحِضُواْ بِهِ ٱلۡحَقَّ فَأَخَذۡتُهُمۡۖ فَكَيۡفَ كَانَ عِقَابِ 5
Bunlardan önce Nuh kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Bunun akabinde Âd, Semûd, Lût kavmi, Medyen ashabı ve Firavun da yalanlamıştı. Bu ümmetlerden her biri resûllerini yakalayıp öldürmeye azmetmişlerdi. Hakkı yok etmek için ellerindeki batıl ile tartıştılar. Bu ümmetlerin hepsini kıskıvrak yakaladım. Onlara verdiğim cezamı düşün. O ceza çok şiddetli bir cezaydı.
وَكَذَٰلِكَ حَقَّتۡ كَلِمَتُ رَبِّكَ عَلَى ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَنَّهُمۡ أَصۡحَٰبُ ٱلنَّارِ 6
Yüce Allah bu yalanlayan ümmetlerin helak edilmesine hükmetti. (Ey Resûl!) Rabbinin kâfirler hakkındaki, "Onlar cehennemliklerdir." sözü gerçekleşmiştir.
ٱلَّذِينَ يَحۡمِلُونَ ٱلۡعَرۡشَ وَمَنۡ حَوۡلَهُۥ يُسَبِّحُونَ بِحَمۡدِ رَبِّهِمۡ وَيُؤۡمِنُونَ بِهِۦ وَيَسۡتَغۡفِرُونَ لِلَّذِينَ ءَامَنُواْۖ رَبَّنَا وَسِعۡتَ كُلَّ شَيۡءٖ رَّحۡمَةٗ وَعِلۡمٗا فَٱغۡفِرۡ لِلَّذِينَ تَابُواْ وَٱتَّبَعُواْ سَبِيلَكَ وَقِهِمۡ عَذَابَ ٱلۡجَحِيمِ 7
(Ey Resûl!) Rabbinin arşını taşıyan melekler ve onun çevresinde bulunanlar, Rablerini, O'na yaraşmayan şeylerden tenzih eder ve O'na iman ederler. Şöyle dua ederek Allah'a iman edenler için bağışlanma talep ederler: "Rabbimiz! İlmin ve rahmetin her şeyi kuşatmıştır. Günahlarından tövbe edenleri ve dinine tabi olanları bağışla. Cehennem ateşinin isabet etmesinden onları koru."
Yüce Allah'ın rahmetine teşvik ile azabının şiddetinden korkunun bir arada olması gerekir. Bu şekilde tutulan yol güzel bir yoldur.
Yüce Allah'ın birliği ve hamdiyle tesbih edilerek sena edilmesi duanın adabındandır.
Yüce Allah'ın katında mümin kimse çok değerlidir. Allah, melekleri mümin kimse için istiğfar etmekle görevlendirmiştir.