۞وَإِذۡ قَالَ إِبۡرَٰهِيمُ لِأَبِيهِ ءَازَرَ أَتَتَّخِذُ أَصۡنَامًا ءَالِهَةً إِنِّيٓ أَرَىٰكَ وَقَوۡمَكَ فِي ضَلَٰلٖ مُّبِينٖ 74
(Ey Resûl!) İbrahim aleyhisselam'ın, müşrik babası Azer'e şöyle dediğini hatırla: "Ey babacığım! Putları Allah'tan başka ibadet edilen ilahlar mı ediniyorsun? Gerçekten ben, seni ve putlara tapan kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum. Allah'tan başkasına ibadet ederek hak yoldan sapmanızı hayretle karşılıyorum. O Subhanehu ve Teâlâ hak olan ilahtır. Diğer ibadet edilenler ise batıl ilahlardır."
وَكَذَٰلِكَ نُرِيٓ إِبۡرَٰهِيمَ مَلَكُوتَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَلِيَكُونَ مِنَ ٱلۡمُوقِنِينَ 75
Nasıl ona babasının ve kavminin sapıklığını gösterdiysek, yer ve göklerin geniş mülkünü de gösterdik ki bu geniş mülkü Allah'ın vahdaniyetine ve yalnızca O'nun ibadeti hak ettiğine delil olarak getirsin. Böylece Yüce Allah'ın tek olduğuna, hiçbir ortağının bulunmadığına ve her şeye kadir olduğuna kesin olarak iman edenlerden olsun.
فَلَمَّا جَنَّ عَلَيۡهِ ٱلَّيۡلُ رَءَا كَوۡكَبٗاۖ قَالَ هَٰذَا رَبِّيۖ فَلَمَّآ أَفَلَ قَالَ لَآ أُحِبُّ ٱلۡأٓفِلِينَ 76
Gece karanlığı bastırınca bir yıldız gördü. "Rabbim budur" dedi. Fakat yıldız batınca, "Batanları sevmem. Çünkü hak ilah mevcuttur, kaybolmaz" dedi.
فَلَمَّا رَءَا ٱلۡقَمَرَ بَازِغٗا قَالَ هَٰذَا رَبِّيۖ فَلَمَّآ أَفَلَ قَالَ لَئِن لَّمۡ يَهۡدِنِي رَبِّي لَأَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡقَوۡمِ ٱلضَّآلِّينَ 77
Ay'ı doğarken görünce, "Rabbim budur" dedi. Fakat o da batınca, "Eğer Allah beni tevhidine ve yalnız kendisine ibadet etmeye muvaffak kılmazsa, muhakkak ki ben hak dinden uzak olan bir topluluktan olurum" dedi.
فَلَمَّا رَءَا ٱلشَّمۡسَ بَازِغَةٗ قَالَ هَٰذَا رَبِّي هَٰذَآ أَكۡبَرُۖ فَلَمَّآ أَفَلَتۡ قَالَ يَٰقَوۡمِ إِنِّي بَرِيٓءٞ مِّمَّا تُشۡرِكُونَ 78
Güneşi doğarken gördüğü zaman, "Bu doğan benim Rabbimdir, bu doğan, yıldızdan ve ay'dan daha büyüktür" dedi. Güneş batınca da "Ey kavmim! Ben sizin Allah'a şirk koştuğunuz şeylerden beriyim" dedi.
Onların Allah'a şirk koştuğu şeylerden teberri ettiğinde sanki onlar İbrahim'e şöyle sordular: "O halde kime ibadet edeceğiz?" O da;
إِنِّي وَجَّهۡتُ وَجۡهِيَ لِلَّذِي فَطَرَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ حَنِيفٗاۖ وَمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ 79
"Ben daha önce benzersiz bir şekilde gökleri ve yeri yaratana dinimi halis kıldım, şirkten halis tevhide meylettim ve O'nunla beraber başkalarına ibadet eden müşriklerden de değilim." dedi.
وَحَآجَّهُۥ قَوۡمُهُۥۚ قَالَ أَتُحَٰٓجُّوٓنِّي فِي ٱللَّهِ وَقَدۡ هَدَىٰنِۚ وَلَآ أَخَافُ مَا تُشۡرِكُونَ بِهِۦٓ إِلَّآ أَن يَشَآءَ رَبِّي شَيۡٔٗاۚ وَسِعَ رَبِّي كُلَّ شَيۡءٍ عِلۡمًاۚ أَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ 80
Müşrik kavmi onunla Allah Subhanehu ve Teâlâ'nın birliği hakkında tartışmaya girdiler ve onu putları ile korkuttular. (İbrahim) Onlara dedi ki: Allah'ın birliği ve ibadetin yalnızca O'na yapılması hususunda benimle mi tartışıyorsunuz? Rabbim beni buna muvaffak kıldı ve ben putlarınızdan korkmuyorum. Şüphesiz sizin putlarınızın zarar vermeye güçleri yok ki bana zarar verebilsinler, menfaat sağlamaya güçleri yok ki bana bir fayda versinler. Ancak Allah dilerse bunlar gerçekleşir. Allah'ın her şeyi bilmesi ile göklerde ve yerde olan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. (Ey kavmim!) Allah'ı inkâr ettiğiniz ve O'na şirk koştuğunuz için ibret alıp yalnızca Allah'a iman etmeyecek misiniz?
وَكَيۡفَ أَخَافُ مَآ أَشۡرَكۡتُمۡ وَلَا تَخَافُونَ أَنَّكُمۡ أَشۡرَكۡتُم بِٱللَّهِ مَا لَمۡ يُنَزِّلۡ بِهِۦ عَلَيۡكُمۡ سُلۡطَٰنٗاۚ فَأَيُّ ٱلۡفَرِيقَيۡنِ أَحَقُّ بِٱلۡأَمۡنِۖ إِن كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ 81
Buna hiçbir deliliniz olmadığı halde Allah'ın yarattığı bir varlığı O'na şirk koştuğunuz için siz korkmuyorken, nasıl olur da benim Allah'tan başka ibadet ettiğiniz putlardan korkmamı beklersiniz? Bu iki topluluktan; muvahhitler ve müşrikler topluluğundan hangisi güvende/emniyette olmaya daha hak sahibidir? Eğer hangisinin evla olduğunu biliyorsanız ona tabi olunuz. Şüphesiz bu iki topluluğun evla olanı, mümin ve muvahhitler topluluğudur.
Yaratılmış mahlukata bakarak rububiyete delil getirmek Kur'anî bir metottur.
Açık aklî deliller Allah'ın rububiyetine ulaştırır.