وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَنُكَفِّرَنَّ عَنۡهُمۡ سَئَِّاتِهِمۡ وَلَنَجۡزِيَنَّهُمۡ أَحۡسَنَ ٱلَّذِي كَانُواْ يَعۡمَلُونَ 7
İman edip, başlarına getirdiğimiz imtihana sabredenler ile salih ameller işleyenlerin günahlarını, yaptıkları salih amellerle sileceğiz ve ahirette, onları dünyada yaptıkları amellerin daha güzeliyle mükâfatlandıracağız.
وَوَصَّيۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيۡهِ حُسۡنٗاۖ وَإِن جَٰهَدَاكَ لِتُشۡرِكَ بِي مَا لَيۡسَ لَكَ بِهِۦ عِلۡمٞ فَلَا تُطِعۡهُمَآۚ إِلَيَّ مَرۡجِعُكُمۡ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ 8
İnsana, anne-babasına iyilik ve ihsanda bulunmasını vasiyet ettik. (Ey insan!) Eğer anne-baban, ilminin olmadığı bir konuda Bana ortak koşman için seni zorlarlarsa (Sa'd b. Ebi Vakkas radıyallahu anh'ın annesinin yaptığı gibi), ikisine de bu emirlerinde itaat etme. Çünkü yaratıcının yasakladığı bir konuda yaratılmış olana itaat edilmez. Kıyamet günü sizin dönüşünüz bir tek Banadır. Sizlere, dünyada yapmış olduklarınızı bildireceğim ve bunun karşılığını vereceğim.
وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَنُدۡخِلَنَّهُمۡ فِي ٱلصَّٰلِحِينَ 9
Yüce Allah’a iman edip salih ameller işleyenleri, kıyamet günü salih kimselerin arasına sokacağız ve onlarla beraber haşredecek ve bol sevaplarla mükâfatlandıracağız.
وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ فَإِذَآ أُوذِيَ فِي ٱللَّهِ جَعَلَ فِتۡنَةَ ٱلنَّاسِ كَعَذَابِ ٱللَّهِۖ وَلَئِن جَآءَ نَصۡرٞ مِّن رَّبِّكَ لَيَقُولُنَّ إِنَّا كُنَّا مَعَكُمۡۚ أَوَ لَيۡسَ ٱللَّهُ بِأَعۡلَمَ بِمَا فِي صُدُورِ ٱلۡعَٰلَمِينَ 10
İnsanlardan bazıları da "Allah'a iman ettik." derler. Fakat kâfirler ona imanı sebebiyle eziyet edecek olsa, kendisine yaptıkları bu eziyeti Allah’ın azabı gibi görür ve kâfirlere uyarak imanlarından dönerler. (Ey Peygamber!) Eğer Rabbinden sana bir zafer hasıl olsa şöyle derler: "Ey müminler! Şüphesiz biz iman üzere sizinle beraberdik." Allah insanların kalplerinde bulunanı en iyi bilen değil midir? Kalplerindeki iman ve küfür olan şeyler O'na gizli kalmaz. Nasıl oluyor da Allah kalplerinde olan şeyleri daha iyi bildiği halde kalplerinde olanı Allah'a haber veriyorlar?!
وَلَيَعۡلَمَنَّ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَلَيَعۡلَمَنَّ ٱلۡمُنَٰفِقِينَ 11
Elbette Allah, kendisine gerçekten iman edenleri bilir, kendisine iman ettiklerini izhar edip küfrü gizleyen münafıkları da kesinlikle bilir.
وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لِلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱتَّبِعُواْ سَبِيلَنَا وَلۡنَحۡمِلۡ خَطَٰيَٰكُمۡ وَمَا هُم بِحَٰمِلِينَ مِنۡ خَطَٰيَٰهُم مِّن شَيۡءٍۖ إِنَّهُمۡ لَكَٰذِبُونَ 12
Kâfirler, bir tek Allah'a iman edenlere şöyle dediler: “Bizim dinimize ve üzerinde bulunduğumuz inançlara uyun ki biz de sizin günahlarınızı yüklenelim. Böylece -siz olmadan- sadece bizler cezalandırılalım.” Oysa onlar diğerlerinin günahlarını yüklenebilecek değiller. Onlar söyledikleri bu sözlerinde sadece yalan söylüyorlar.
Başkalarının hatalarını yüklenmeleri kabul edilmeyip reddedilince, sapkınlıklarına çağıran kâfirlerin bundan dolayı ek bir günah kazanmayacakları anlaşılabilir. Bunun için Allah Teâlâ bu kuruntuyu şu ayetiyle ortadan kaldırmıştır:
وَلَيَحۡمِلُنَّ أَثۡقَالَهُمۡ وَأَثۡقَالٗا مَّعَ أَثۡقَالِهِمۡۖ وَلَيُسَۡٔلُنَّ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ عَمَّا كَانُواْ يَفۡتَرُونَ 13
Kendi batıllarına çağıran bu müşrikler, kendi işledikleri günahları taşıyacakları gibi, onlara tabi olanların günahlarından hiçbir şey eksilmeden davetlerine icabet eden kimselerin günahlarını da taşıyacaklar. Kıyamet günü, dünyada üzerinde anlaşmazlığa düştükleri batıl konulardan elbette sorgulanacaklardır.
وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوۡمِهِۦ فَلَبِثَ فِيهِمۡ أَلۡفَ سَنَةٍ إِلَّا خَمۡسِينَ عَامٗا فَأَخَذَهُمُ ٱلطُّوفَانُ وَهُمۡ ظَٰلِمُونَ 14
Muhakkak Biz Nuh’u bir peygamber olarak kavmine gönderdik. O da dokuz yüz elli sene boyunca onları Allah’ı birlemeye davet ederek aralarında yaşadı. Onlarsa onu yalanladılar ve küfürlerine devam ettiler. Allah'a karşı küfürlerinden ve peygamberlerini yalanlamalarından ötürü içinde bulundukları zulümleri sebebiyle tufan onları yakalayıverdi ve boğularak helak oldular.
Yüce Allah, salih amellerle günahları örter.
Anne-babaya iyilik yapmanın farz olduğu vurgulanmıştır.
Yüce Allah’a iman, O'nun yolunda başa gelen eziyetlere sabretmeyi gerektirir.
Her kim kötü bir çığır açarsa, açtığı bu çığırın günahı ve bu günahı işleyenlerin günahları, kendi günahlarından hiçbir şey eksilmeden bu kimsenin boynuna yüklenir.