رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا فَٱعۡبُدۡهُ وَٱصۡطَبِرۡ لِعِبَٰدَتِهِۦۚ هَلۡ تَعۡلَمُ لَهُۥ سَمِيّٗا 65
Göklerin ve yerin yaratıcısı O'dur. O, bu ikisinin sahibi ve işlerini yönetendir, bunların arasındakileri yaratan ve işlerini idare edendir. Yalnızca O'na ibadet et. İbadeti hak eden sadece O'dur. O'na ibadette sebat et/devam et. İbadette O'na ortak olacak bir eşi ve benzeri yoktur.
وَيَقُولُ ٱلۡإِنسَٰنُ أَءِذَا مَا مِتُّ لَسَوۡفَ أُخۡرَجُ حَيًّا 66
Yeniden dirilmeyi inkâr eden kâfir alaya alarak şöyle der: "Ben öldükten sonra mı diriltilip kabrimden ikinci bir hayat için çıkarılacağım? Şüphesiz bu uzak bir şeydir."
أَوَ لَا يَذۡكُرُ ٱلۡإِنسَٰنُ أَنَّا خَلَقۡنَٰهُ مِن قَبۡلُ وَلَمۡ يَكُ شَيۡٔٗا 67
Yeniden dirilmeyi inkâr eden, o hiçbir şey değilken kendisini yarattığımızı düşünmez mi? İlk yaratılışı ikinci yaratılışa delil getirmiştir. Bununla birlikte ikinci yaratılış daha kolay ve basittir.
فَوَرَبِّكَ لَنَحۡشُرَنَّهُمۡ وَٱلشَّيَٰطِينَ ثُمَّ لَنُحۡضِرَنَّهُمۡ حَوۡلَ جَهَنَّمَ جِثِيّٗا 68
(Ey Resûl!) Rabbine ant olsun olsun ki onları sapıklığa sürükleyen şeytanlarıyla birlikte kabirlerinden mahşere çıkaracağız. Sonra onları zelil, dizleri üzerine çökmüş olarak cehennemin kapısına doğru sürükleyeceğiz.
ثُمَّ لَنَنزِعَنَّ مِن كُلِّ شِيعَةٍ أَيُّهُمۡ أَشَدُّ عَلَى ٱلرَّحۡمَٰنِ عِتِيّٗا 69
Sonra her sapık topluluktan en isyankar olanlarını şiddetli ve sert bir şekilde çekip çıkarırız. Onlar o topluluğun önderleridir.
ثُمَّ لَنَحۡنُ أَعۡلَمُ بِٱلَّذِينَ هُمۡ أَوۡلَىٰ بِهَا صِلِيّٗا 70
Sonra Biz cehenneme girmeye, sıcağına ve sıkıntılarına dayanmaya daha layık olan kimseleri bilmekteyiz.
وَإِن مِّنكُمۡ إِلَّا وَارِدُهَاۚ كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ حَتۡمٗا مَّقۡضِيّٗا 71
(Ey insanlar!) Cehennemin ortasına kurulmuş Sırat köprüsünden geçmeyecek kimse kalmayacaktır. Bu geçiş Allah'ın kesin hükme bağladığı bir husustur ki O'nun hükmünü kimse geri çeviremez.
ثُمَّ نُنَجِّي ٱلَّذِينَ ٱتَّقَواْ وَّنَذَرُ ٱلظَّٰلِمِينَ فِيهَا جِثِيّٗا 72
Sonra Sırat köprüsünden bu geçişin ardından Rablerinin emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak korkanları selamette kılacağız. Zalimleri diz üstü çökmüş bir vaziyette bırakacağız. Ondan kaçmaya güç yetiremeyeceklerdir.
وَإِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِمۡ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٖ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَيُّ ٱلۡفَرِيقَيۡنِ خَيۡرٞ مَّقَامٗا وَأَحۡسَنُ نَدِيّٗا 73
İnsanlara Resûlümüze indirilen apaçık ayetler okunduğunda, kâfirler müminlere şöyle dediler: "Kalacak ve yerleşecek, meclis ve topluluk bakımından hangimizin grubu daha hayırlıdır; bizim grubumuz mu, sizin grubunuz mu?"
وَكَمۡ أَهۡلَكۡنَا قَبۡلَهُم مِّن قَرۡنٍ هُمۡ أَحۡسَنُ أَثَٰثٗا وَرِءۡيٗا 74
Bu kâfirlerden önce içinde bulundukları maddî imkanların üstünlüğüyle övünen nice ümmetleri helak ettik. Onlar, onlardan daha çok servete sahip, güzelliğinden dolayı görünüş olarak daha güzel elbiseler giyen kimselerdi ve nimetler içinde yüzüyorlardı.
قُلۡ مَن كَانَ فِي ٱلضَّلَٰلَةِ فَلۡيَمۡدُدۡ لَهُ ٱلرَّحۡمَٰنُ مَدًّاۚ حَتَّىٰٓ إِذَا رَأَوۡاْ مَا يُوعَدُونَ إِمَّا ٱلۡعَذَابَ وَإِمَّا ٱلسَّاعَةَ فَسَيَعۡلَمُونَ مَنۡ هُوَ شَرّٞ مَّكَانٗا وَأَضۡعَفُ جُندٗا 75
(Ey Resûl!) De ki: "Kim sapıklık içinde debeleniyorsa, Rahman ona, onun sapıklığı artana kadar mühlet verir. Dünyada kendilerine va'dedilen azabı ya da kıyamete ertelenen azabı bizzat gördüklerinde kimin yerinin daha kötü olacağını ve yardımcısının az olacağını anlayacaklar; onların grubu mu, yoksa müminlerin grubu mu?"
وَيَزِيدُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ٱهۡتَدَوۡاْ هُدٗىۗ وَٱلۡبَٰقِيَٰتُ ٱلصَّٰلِحَٰتُ خَيۡرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوَابٗا وَخَيۡرٞ مَّرَدًّا 76
Sapıklıklarını arttırmaları için onlara mühlet vermesinin karşılığında, Yüce Allah hidayet bulanların iman ve itaatlerini artırır. (Ey Resûl!) Rabbinin katında, karşılık ve hayırlı akıbet bakımından ebedî saadete götüren salih ameller daha faydalıdır.
Müminlerin emrolundukları şeyle meşgul olup, güçleri ölçüsünde bunları yapmaya devam etmeleri gerekir.
Bütün insanların Cehennem'e uğraması demek, onların Sırat Köprüsü'nden geçecekleri demektir. Yoksa bununla tüm insanların Cehennem'e girecekleri söylenmemektedir. Bu olay, üzerinde şüphe bulunmayan bir gerçektir.
Dinin ortaya koyduğu mana ve kriterler konusunda, cahil ve avam kimselerin tasavvur ettikleri farklıdır.
Kim sapıklıkta boğulur ve küfürde kök salarsa, Yüce Allah o kimseyi küfür ve cehalet bataklığında terk eder. Böylece aldanması artar ve bundan dolayı cezası da şiddetli olur.
Yüce Allah müminleri hidayet üzere sabit kılar, onların başarı ve desteklerini arttırır ve onlara mükâfaat olması için kesin inançlarını arttıracak mucizeler indirir.