وَقَالُواْ مَا لَنَا لَا نَرَىٰ رِجَالٗا كُنَّا نَعُدُّهُم مِّنَ ٱلۡأَشۡرَارِ 62
Kibirli ve zorba müşrikler şöyle derler: "Bize ne oldu da dünyada kötü saydığımız ve azabı hak eden adamları burada göremiyoruz?"
أَتَّخَذۡنَٰهُمۡ سِخۡرِيًّا أَمۡ زَاغَتۡ عَنۡهُمُ ٱلۡأَبۡصَٰرُ 63
"Bizler onlarla alay etme ve onları küçümseme konusunda hata mı ettik? Onları cehennemin azabını hak edenler olarak burada göremedik! Yoksa onlar hakkında yapmış olduğumuz alayımız ve küçümsememiz yerinde ve doğru idi de onlar cehenneme girdiler ama gözlerimiz onlardan kaydığı için mi onları göremedik?"
إِنَّ ذَٰلِكَ لَحَقّٞ تَخَاصُمُ أَهۡلِ ٱلنَّارِ 64
Şüphesiz size bu zikredilen kâfirlerin kıyamet günündeki tartışmaları şek ve şüphesiz kesin bir gerçektir.
قُلۡ إِنَّمَآ أَنَا۠ مُنذِرٞۖ وَمَا مِنۡ إِلَٰهٍ إِلَّا ٱللَّهُ ٱلۡوَٰحِدُ ٱلۡقَهَّارُ 65
Ey Muhammed! Kavmindeki kâfirlere de ki: "Şüphesiz ben, Allah'ı inkar etmeniz ve resûlleri yalanlamanız sebebiyle başınıza gelecek azap konusunda sizi uyaran bir uyarıyıcıyım. Allah Subhanehu ve Teâlâ'dan başka ibadete layık hak ilah yoktur. Azametinde, isimlerinde ve sıfatlarında tek olan O'dur. O, her şeye galip gelendir, her şey O'na boyun eğip itaat eder."
رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡغَفَّٰرُ 66
O; göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. O, mülkünde kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Azîz, kullarından tövbe edenlerin günahlarını bağışlayan Gaffâr'dır.
قُلۡ هُوَ نَبَؤٌاْ عَظِيمٌ 67
Ey Resûl! Bu yalanlayanlara de ki: Şüphesiz Kur'an, şanı çok büyük bir haberdir.
أَنتُمۡ عَنۡهُ مُعۡرِضُونَ 68
Siz ise önemi çok büyük olan bu haberden yüz çeviriyorsunuz, ona dönüp bakmıyorsunuz.
مَا كَانَ لِيَ مِنۡ عِلۡمِۢ بِٱلۡمَلَإِ ٱلۡأَعۡلَىٰٓ إِذۡ يَخۡتَصِمُونَ 69
Eğer Allah bana vahyedip öğretmiş olmasaydı, melekler arasında Âdem'in yaratılışıyla ilgili olarak konuşulanlar hakkında hiçbir bilgim olmazdı.
إِن يُوحَىٰٓ إِلَيَّ إِلَّآ أَنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٞ مُّبِينٌ 70
Yüce Allah, sizleri apaçık azaptan uyaran bir uyarıcı olmam için bana vahyetmektedir.
إِذۡ قَالَ رَبُّكَ لِلۡمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّي خَٰلِقُۢ بَشَرٗا مِّن طِينٖ 71
Hani Rabbin, meleklere "Muhakkak ben çamurdan bir insan yaratacağım" dediği zamanı hatırla. O insan Âdem aleyhisselam'dır.
فَإِذَا سَوَّيۡتُهُۥ وَنَفَخۡتُ فِيهِ مِن رُّوحِي فَقَعُواْ لَهُۥ سَٰجِدِينَ 72
"Onun yaratılışını şekillendirip suretini tamamladığımda ve ruhumdan ona üflediğim zaman onun için hemen secdeye kapanın."
فَسَجَدَ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ كُلُّهُمۡ أَجۡمَعُونَ 73
Meleklerin hepsi topluca Rablerinin emrine uyarak ona saygı secdesi yapıp, istisnasız olarak Âdem'e secde ettiler.
إِلَّآ إِبۡلِيسَ ٱسۡتَكۡبَرَ وَكَانَ مِنَ ٱلۡكَٰفِرِينَ 74
Yalnız İblis secde etmekten kibirlendi. O, Rabbinin secde etme emrine karşı kibirlenmesiyle kâfirlerden oldu.
قَالَ يَٰٓإِبۡلِيسُ مَا مَنَعَكَ أَن تَسۡجُدَ لِمَا خَلَقۡتُ بِيَدَيَّۖ أَسۡتَكۡبَرۡتَ أَمۡ كُنتَ مِنَ ٱلۡعَالِينَ 75
Yüce Allah, "Ey İblis! İki elimle yarattığım Âdem'e seni secde etmekten alıkoyan nedir? Seni secde etmekten, büyüklük taslaman mı engelledi? Yoksa sen daha önceden Rabbine karşı kibir sahibi miydin?" buyurdu.
قَالَ أَنَا۠ خَيۡرٞ مِّنۡهُ خَلَقۡتَنِي مِن نَّارٖ وَخَلَقۡتَهُۥ مِن طِينٖ 76
İblis, "Ben Âdem'den daha hayırlıyım. Çünkü beni ateşten, Âdem'i ise çamurdan yarattın." İblis'in bu iddiasına göre ateş, element olarak çamurdan daha üstündü.
قَالَ فَٱخۡرُجۡ مِنۡهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٞ 77
Yüce Allah, İblis'e, "Cennetten çık! Şüphesiz sen lanetlenmiş ve yerilmişsin." buyurdu.
وَإِنَّ عَلَيۡكَ لَعۡنَتِيٓ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلدِّينِ 78
Şüphesiz cennetten kovulman, hesap gününe (kıyamet günü) kadardır.
قَالَ رَبِّ فَأَنظِرۡنِيٓ إِلَىٰ يَوۡمِ يُبۡعَثُونَ 79
İblis, "Ey Rabbim! Öyleyse kullarını dirilteceğin güne kadar bana mühlet ver ve beni öldürme." dedi.
قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلۡمُنظَرِينَ 80
Yüce Allah, "Şüphesiz sen mühlet verilenlerdensin." dedi.
إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡوَقۡتِ ٱلۡمَعۡلُومِ 81
"Helak edilmen için belirlenen güne kadar."
قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَأُغۡوِيَنَّهُمۡ أَجۡمَعِينَ 82
İblis, "Senin kudret ve üstünlüğüne yemin ederim ki âdemoğullarının hepsini saptıracağım." dedi.
إِلَّا عِبَادَكَ مِنۡهُمُ ٱلۡمُخۡلَصِينَ 83
"Ancak Senin benim saptırmamdan koruduğun ve yalnız kendi ibadetine ihlaslı kıldığın kulların bundan müstesnadır."
Açık ve net bir nas olduğu zaman kıyas ve içtihat yapmak geçersiz bir yöntemdir.
İblis'in küfrü, inat ve kibirlenme küfrüdür.
Allah'ın kendi ibadetine ihlâslı kıldığı kullarını şeytan saptırmaya bir yol bulamaz.