وَمَآ أَرۡسَلۡنَٰكَ إِلَّا مُبَشِّرٗا وَنَذِيرٗا 56
(Ey Resûl!) Biz seni Yüce Allah'a iman eden, salih amel işleyen ve itaat edenleri müjdeleyici, kâfirleri, isyan edenleri ve günah işleyenleri de uyarıcı olarak gönderdik.
قُلۡ مَآ أَسَۡٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مِنۡ أَجۡرٍ إِلَّا مَن شَآءَ أَن يَتَّخِذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلٗا 57
(Ey Resûl!) De ki: "Ben risaleti tebliğ etmeye karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Ancak sizden dileyen kimse infak ederek Allah'ın rızasını kazanmaya doğru yol edinmek isterse böyle yapsın."
وَتَوَكَّلۡ عَلَى ٱلۡحَيِّ ٱلَّذِي لَا يَمُوتُ وَسَبِّحۡ بِحَمۡدِهِۦۚ وَكَفَىٰ بِهِۦ بِذُنُوبِ عِبَادِهِۦ خَبِيرًا 58
(Ey Resûl!) Tüm işlerinde sadece Hayy/hiç ölmeyen, daima diri olan Yüce Allah'a tevekkül et! O Subhanehu ve Teâlâ'yı, överek ve hamd ederek tesbih et! Kullarının günahlarından haberdar olarak O yeter. Onların günahlarından hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Onlar, işlemiş oldukları günahların karşılığını göreceklerdir.
ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَمَا بَيۡنَهُمَا فِي سِتَّةِ أَيَّامٖ ثُمَّ ٱسۡتَوَىٰ عَلَى ٱلۡعَرۡشِۖ ٱلرَّحۡمَٰنُ فَسَۡٔلۡ بِهِۦ خَبِيرٗا 59
Gökleri, yeri ve aralarındakileri altı günde yaratan; sonra celâline yaraşır bir şekilde yükselip arşa istivâ eden, Rahmân'dır. (Ey Resûl!) Onu her şeyden haberi olan Allah'a sor! O her şeyi bilendir, hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱسۡجُدُواْۤ لِلرَّحۡمَٰنِ قَالُواْ وَمَا ٱلرَّحۡمَٰنُ أَنَسۡجُدُ لِمَا تَأۡمُرُنَا وَزَادَهُمۡ نُفُورٗا۩ 60
Kâfirlere, "Rahman'a secde edin!" denildiğinde "Biz Rahman'a secde etmeyiz! Rahman nedir?" dediler. "Biz O'nu tanımıyoruz ve ikrar da etmiyoruz. O'nun ne olduğunu bilmeden senin bize emrettiğin şeye mi secde edeceğiz?" Peygamber'in Rahman'a secde etmelerini emretmesi, onları Yüce Allah'a iman etmekten daha da uzaklaştırdı.
تَبَارَكَ ٱلَّذِي جَعَلَ فِي ٱلسَّمَآءِ بُرُوجٗا وَجَعَلَ فِيهَا سِرَٰجٗا وَقَمَرٗا مُّنِيرٗا 61
Gökyüzünde hareket eden gezegenleri ve yıldızları yaratan, ışıkları yayan, Güneş'i ve Güneş'in ışıklarını yansıtıp yeri aydınlatan bir Ay var eden Allah çok yücedir.
وَهُوَ ٱلَّذِي جَعَلَ ٱلَّيۡلَ وَٱلنَّهَارَ خِلۡفَةٗ لِّمَنۡ أَرَادَ أَن يَذَّكَّرَ أَوۡ أَرَادَ شُكُورٗا 62
Gece ile gündüzü peş peşe getiren Yüce Allah'tır. Böylece dileyen kimse Yüce Allah'ın ayetlerinden ibret alıp hidayet bulur yahut nimetlerine şükreder.
Allah Teâlâ, bu sürede Allah'a iman ve itaat etmekten yüz çeviren kâfirlerden bahsedince, itaatine yönelmiş olan salih kullarının sıfatlarını da zikredip şöyle buyurmuştur:
وَعِبَادُ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلَّذِينَ يَمۡشُونَ عَلَى ٱلۡأَرۡضِ هَوۡنٗا وَإِذَا خَاطَبَهُمُ ٱلۡجَٰهِلُونَ قَالُواْ سَلَٰمٗا 63
Rahman'ın mümin kulları, yeryüzünde vakarlı ve alçak gönüllü olarak yürürler. Cahiller kendilerine laf attıklarında ise, misliyle karşılık vermezler. Bilakis onlara güzel sözler söylerler ve bu davranışlarından dolayı onlara cahilce davranmazlar.
وَٱلَّذِينَ يَبِيتُونَ لِرَبِّهِمۡ سُجَّدٗا وَقِيَٰمٗا 64
Onlar, alınlarının üzerine secde ederek ve ayaklarının üzerine kıyama durarak Yüce Allah için namaz kılıp, Rableri için gecelerler.
وَٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا ٱصۡرِفۡ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَۖ إِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَامًا 65
Onlar, Rablerine dua ederken şöyle derler: "Rabbimiz, cehennem azabını bizden uzaklaştır. Doğrusu onun azabı kâfir olarak ölenler için devamlıdır."
إِنَّهَا سَآءَتۡ مُسۡتَقَرّٗا وَمُقَامٗا 66
Gerçekten orası yerleşen/iskan eden için ne kötü bir yerleşme, içinde ikamet eden için ne kötü bir ikamet yeridir!
وَٱلَّذِينَ إِذَآ أَنفَقُواْ لَمۡ يُسۡرِفُواْ وَلَمۡ يَقۡتُرُواْ وَكَانَ بَيۡنَ ذَٰلِكَ قَوَامٗا 67
Onlar, mallarını harcadıkları zaman savurganlık derecesine varmazlar, gerek kendi nefislerine gerekse başkalarına ve nafakasından sorumlu oldukları kimselere karşı cimrilik etmezler. Onların harcamaları israf ile cimrilik arasında orta bir yoldur.
Allah yoluna davet eden kimse davetinin karşılığını insanlardan beklemez.
Arşa istivâ etme sıfatı, Allah Subhanehu ve Teâlâ'ya yaraşır bir şekilde ispat edilmiştir.
"er-Rahman," Yüce Allah'ın isimlerinden biri olup hiçbir beşer bu isminde Yüce Allah'a benzemez. Bu isim Yüce Allah'ın rahmet sıfatına işaret eder.
Gece ve gündüz sürekli peş peşe gelerek, kulun yapamadığı bir ibadeti telafi etmesinde ona fırsat vererek kula yardımcı olur.
Tevazu sahibi olmak, sabretmek, insanlar gaflet halindeyken Yüce Allah'a ibadet etmek, O'ndan korkmak ile harcamada ve tüm işlerde orta yolu tutmak (övülen) Rahman'ın kullarının özelliklerindendir.