وَمَآ أَمۡرُنَآ إِلَّا وَٰحِدَةٞ كَلَمۡحِۢ بِٱلۡبَصَرِ 50
Bir şey dilediğimizde, emrimiz ancak bir tek kelimedir. O da "Ol!" sözüdür ki dilediğimiz şey, göz kırpması gibi hemen oluverir.
وَلَقَدۡ أَهۡلَكۡنَآ أَشۡيَاعَكُمۡ فَهَلۡ مِن مُّدَّكِرٖ 51
Ant olsun geçmiş ümmetlerden küfürde sizin gibi olanları helak ettik. Bundan öğüt alıp küfründen geri duran var mı?
وَكُلُّ شَيۡءٖ فَعَلُوهُ فِي ٱلزُّبُرِ 52
Kulların yaptığı her şey koruyucu meleklerin kitaplarında yazılıdır. Bunlardan hiçbir şey onlara gizli kalmaz.
وَكُلُّ صَغِيرٖ وَكَبِيرٖ مُّسۡتَطَرٌ 53
Söz ve amellerden küçük ve büyük her şey; Levh-i Mahfuz'daki amel defterlerinde yazılıdır. Herkes yaptıklarının karşılığını göreceklerdir.
إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِي جَنَّٰتٖ وَنَهَرٖ 54
Emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Rablerine karşı takva sahibi olanlar cennetlerde nimet içinde ve akan ırmak(kenarların)dadır.
فِي مَقۡعَدِ صِدۡقٍ عِندَ مَلِيكٖ مُّقۡتَدِرِۢ 55
(Onlar) Günah ve boş sözün olmadığı hak meclisindedirler. Her şeye malik, muktedir olan, hiçbir şeyin kendisini aciz bırakamayacağı hükümdarın huzurundadırlar. O'nun katından nail oldukları devamlı nimetleri hiç sorma!
سورة Medenî
Cinlere ve insanlara, Allah'ın gizli ve açık nimetleri, rahmetinin bu dünya ve ahiretteki etkileri hatırlatılmıştır.
ٱلرَّحۡمَٰنُ 1
Rahman, geniş rahmet sahibidir.
عَلَّمَ ٱلۡقُرۡءَانَ 2
(O,) Ezberinin ve manasının kolay anlaşılır olması ile insanlara Kur'an'ı öğretti.
خَلَقَ ٱلۡإِنسَٰنَ 3
İnsanı kusursuz yarattı ve suretini güzelleştirdi.
عَلَّمَهُ ٱلۡبَيَانَ 4
Gönlündekini söz ve yazı olarak nasıl beyan edeceğini öğretti.
ٱلشَّمۡسُ وَٱلۡقَمَرُ بِحُسۡبَانٖ 5
İnsanların, yılların sayısını ve hesabını bilmesi için Güneş ve Ay kesin bir ilimle, takdir edildikleri gibi hareket etmektedirler.
وَٱلنَّجۡمُ وَٱلشَّجَرُ يَسۡجُدَانِ 6
Gövdesi olmayan bitkiler ve ağaçlar boyun eğerek ve teslim olarak Allah Subhanehu ve Teâlâ'ya secde ederler.
وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلۡمِيزَانَ 7
(Allah) Göğü, yeryüzünün çatısı olması için yükseltti, yeryüzüne adaleti koydu ve bunu kullarına emretti.
أَلَّا تَطۡغَوۡاْ فِي ٱلۡمِيزَانِ 8
(Ey insanlar!) Ölçü ve tartıda zulmetmemeniz ve hainlik yapmamanız için adaleti koydu.
وَأَقِيمُواْ ٱلۡوَزۡنَ بِٱلۡقِسۡطِ وَلَا تُخۡسِرُواْ ٱلۡمِيزَانَ 9
Aranızda tartıyı adaletle gerçekleştirin. Başkaları için ölçtüğünüz ve tarttığınız zaman ölçü ve tartıyı eksiltmeyiniz.
وَٱلۡأَرۡضَ وَضَعَهَا لِلۡأَنَامِ 10
Üzerinde canlıların istikrar bulması için (Allah) yeryüzünü hazır hale getirmiştir.
فِيهَا فَٰكِهَةٞ وَٱلنَّخۡلُ ذَاتُ ٱلۡأَكۡمَامِ 11
Orada meyve veren ağaçlar ve salkımlı hurma ağaçları vardır.
وَٱلۡحَبُّ ذُو ٱلۡعَصۡفِ وَٱلرَّيۡحَانُ 12
Orada buğday ve arpa gibi sapları olan daneler ve kokusundan hoşlandığınız bitkiler vardır.
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ 13
O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?
خَلَقَ ٱلۡإِنسَٰنَ مِن صَلۡصَٰلٖ كَٱلۡفَخَّارِ 14
Allah, Âdem aleyhisselam'ı, aynen pişirilmiş çamur gibi kurumuş çamurdan yarattı.
وَخَلَقَ ٱلۡجَآنَّ مِن مَّارِجٖ مِّن نَّارٖ 15
Cinlerin babasını (İblis'i de) dumansız has ateşten yarattı.
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ 16
O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?
Yapılan amellerin küçüğü de büyüğü de amel defterlerinde yazılıdır.
Rahman'ın nimetlerini Kur'an ile başlayarak zikretmesi, Kur'an'ın şerefine ve (Allah'ın) kullarına Kur'an'la verdiği ihsanının büyüklüğüne delalet eder.
İslam’da adaletin önemi belirtilmiştir.
Yüce Allah'ın nimetleri, bizim onları bilmemizi ve şükrünü eda etmemizi gerektirir, onları yalanlamayı ve nankörlük etmeyi değil.