۞وَلَا تُجَٰدِلُوٓاْ أَهۡلَ ٱلۡكِتَٰبِ إِلَّا بِٱلَّتِي هِيَ أَحۡسَنُ إِلَّا ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ مِنۡهُمۡۖ وَقُولُوٓاْ ءَامَنَّا بِٱلَّذِيٓ أُنزِلَ إِلَيۡنَا وَأُنزِلَ إِلَيۡكُمۡ وَإِلَٰهُنَا وَإِلَٰهُكُمۡ وَٰحِدٞ وَنَحۡنُ لَهُۥ مُسۡلِمُونَ 46
(Ey müminler!) Yahudi ve Hristiyanlarla ancak en ideal yol ve en iyi üslupla mücadele edin, savaşın. Bu, apaçık delil ve öğüt almaya davet etmektir. Ancak kibirlenip inat eden ve size karşı savaş ilan edenlerle, Müslüman oluncaya yahut alçalmış olarak cizye verinceye kadar savaşın. Yahudi ve Hristiyanlara şöyle söyleyin: "Allah'ın bize Kur'an'dan indirdiğine, Tevrat ve İncil'den size indirdiğine iman ettik. Bizim de sizin de ilahınız birdir. Uluhiyetinde, rububiyetinde ve kemalinde O'nun hiçbir ortağı yoktur. Bizler yalnızca O'na itaat eder ve boyun eğeriz."
وَكَذَٰلِكَ أَنزَلۡنَآ إِلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَۚ فَٱلَّذِينَ ءَاتَيۡنَٰهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ يُؤۡمِنُونَ بِهِۦۖ وَمِنۡ هَٰٓؤُلَآءِ مَن يُؤۡمِنُ بِهِۦۚ وَمَا يَجۡحَدُ بَِٔايَٰتِنَآ إِلَّا ٱلۡكَٰفِرُونَ 47
Senden öncekilere kitap indirdiğimiz gibi sana da Kur'an'ı indirdik. (Abdullah b. Selâm gibi) Tevrat'ı okuyanlardan bazıları kitaplarında onun vasfını buldukları için ona iman ederler. Bu müşriklerden de ona iman edenler vardır. Hakkın apaçık olmasıyla beraber ayetlerimizi ancak tabiatlarında küfür ve reddetme olan kâfirler inkâr ederler.
وَمَا كُنتَ تَتۡلُواْ مِن قَبۡلِهِۦ مِن كِتَٰبٖ وَلَا تَخُطُّهُۥ بِيَمِينِكَۖ إِذٗا لَّٱرۡتَابَ ٱلۡمُبۡطِلُونَ 48
(Ey Resûl!) Kur'an'dan önce hiçbir kitap okumuş değildin. Sağ elinle de bir şey yazmıyordun. Çünkü sen okuma yazma bilmeyen ümmî bir kimseydin. Eğer okuma yazma bilseydin cahil insanlar senin peygamberliğinden şüphe ederlerdi, geçmiş kitaplardan alıp yazdığın şeklinde mazeret gösterirlerdi.
بَلۡ هُوَ ءَايَٰتُۢ بَيِّنَٰتٞ فِي صُدُورِ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡعِلۡمَۚ وَمَا يَجۡحَدُ بَِٔايَٰتِنَآ إِلَّا ٱلظَّٰلِمُونَ 49
Bilakis sana indirilen Kur'an, kendilerine ilim verilen müminlerin kalplerinde ışıldayan apaçık ayetlerdir. Ayetlerimizi ancak Allah'ı küfr/inkar ederek ve şirk koşarak kendi nefislerine zulmedenler inkâr eder.
وَقَالُواْ لَوۡلَآ أُنزِلَ عَلَيۡهِ ءَايَٰتٞ مِّن رَّبِّهِۦۚ قُلۡ إِنَّمَا ٱلۡأٓيَٰتُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٞ مُّبِينٌ 50
Müşrikler dediler ki: "Kendinden önceki resûllere mucizeler indiği gibi Muhammed'e de mucizeler indirilseydi ya!" (Ey Resûl!) Bu öneride bulunanlara de ki: "Mucizeler Allah Subhanehu ve Teâlâ'nın elindedir. Dilediği zaman indirir. Onu indirmek benim elimde değildir. Ben ancak Yüce Allah'ın azabından açıkça uyaran bir uyarıcıyım."
أَوَ لَمۡ يَكۡفِهِمۡ أَنَّآ أَنزَلۡنَا عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ يُتۡلَىٰ عَلَيۡهِمۡۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَرَحۡمَةٗ وَذِكۡرَىٰ لِقَوۡمٖ يُؤۡمِنُونَ 51
(Ey Resûl!) Şüphesiz ki kendilerine okunmakta olan Kur'an'ı sana indirdik. Ayetler hakkında öneride bulunanlara bu yeterli olmadı mı? Onlara indirilen bu Kur'an'da iman eden bir toplum için rahmet ve öğüt vardır. İşte bunlar onda (Kur'an'da) olandan istifade ederler. Onlara inen, onların öneride bulunduklarından daha hayırlıdır. Geçmiş resûllere inenin benzeridir.
قُلۡ كَفَىٰ بِٱللَّهِ بَيۡنِي وَبَيۡنَكُمۡ شَهِيدٗاۖ يَعۡلَمُ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۗ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ بِٱلۡبَٰطِلِ وَكَفَرُواْ بِٱللَّهِ أُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡخَٰسِرُونَ 52
(Ey Resûl!) De ki: "Allah Subhanehu ve Teâlâ getirmiş olduğum şeyde doğruluğuma ve O'nu yalanladığınıza şahit olarak yeter. O, gökteki ve yerdeki her şeyi bilir, gökte ve yerde olan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Yüce Allah'tan başka ibadet edilen her batıla iman edenler, ibadetin yalnızca kendisine yapılmasını hak eden Allah'ı inkâr edenler, iman ile küfrü değiştirdikleri için hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
Ehl-i kitaba karşı en güzel yolla mücadele edilir.
Hiçbirini diğerinden ayırmadan bütün resûllere ve kitaplara iman etmek imanın sıhhat şartıdır.
Kur'an-ı Kerim, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in doğruluğuna delalet eden daimî hüccet ve ebedî bir mucizedir.