وَلَلۡأٓخِرَةُ خَيۡرٞ لَّكَ مِنَ ٱلۡأُولَىٰ 4
Ahiret yurdu, içinde bulunan kesintisiz kalıcı nimetlerden ötürü senin için dünya hayatından daha hayırlıdır.
وَلَسَوۡفَ يُعۡطِيكَ رَبُّكَ فَتَرۡضَىٰٓ 5
Yüce Allah, sana ve ümmetine verdiklerinden razı olana kadar sana ve ümmetine büyük mükâfatlardan verecek.
أَلَمۡ يَجِدۡكَ يَتِيمٗا فََٔاوَىٰ 6
Seni, küçükken baban ölmüş bir halde buldu ve önce sana merhamet eden deden Abdülmuttalib’i, ardından amcan Ebu Talib’i sana sığınak kıldı.
وَوَجَدَكَ ضَآلّٗا فَهَدَىٰ 7
Seni, kitabın ve imanın ne olduğunu bilmez bir halde buldu da, sana bunlardan bilmediklerini öğretti.
وَوَجَدَكَ عَآئِلٗا فَأَغۡنَىٰ 8
Seni fakir bir halde buldu da seni zengin kıldı.
فَأَمَّا ٱلۡيَتِيمَ فَلَا تَقۡهَرۡ 9
Küçük yaşta babasını kaybetmiş kimselere kötü muamele etme ve onları küçümseme.
وَأَمَّا ٱلسَّآئِلَ فَلَا تَنۡهَرۡ 10
İhtiyaç sahibi olan dilenciyi de azarlama.
وَأَمَّا بِنِعۡمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثۡ 11
Allah’ın senin üzerine olan nimetlerine şükret ve bunlardan bahset.
سورة Mekkî
Yüce Allah'ın, Peygamberine verdiği manevî nimetleri tamamlayarak Peygamberi sallallahu aleyhi ve sellem'e olan lütfu ve ihsanı beyan edilmiştir.
أَلَمۡ نَشۡرَحۡ لَكَ صَدۡرَكَ 1
Göğsünü açıp genişleterek sana vahyin indirilmesini sevdirdik.
وَوَضَعۡنَا عَنكَ وِزۡرَكَ 2
Geçmiş günahlarını bağışlayarak, önceden bulunduğun cahiliye günlerinin ağırlığını/yükünü üzerinden kaldırdık.
ٱلَّذِيٓ أَنقَضَ ظَهۡرَكَ 3
Neredeyse belini bükecek kadar seni yormuş olan bir yükü.
وَرَفَعۡنَا لَكَ ذِكۡرَكَ 4
Senin şanını yükselttik ve böylece ezan, kamet ve bunun dışında başka yerlerde ismin zikredilir oldu.
فَإِنَّ مَعَ ٱلۡعُسۡرِ يُسۡرًا 5
Şüphesiz her zorluk ve darlıkla beraber bir kolaylık, genişlik ve rahatlık vardır.
إِنَّ مَعَ ٱلۡعُسۡرِ يُسۡرٗا 6
Şüphesiz her zorluk ve darlıkla beraber bir kolaylık, genişlik ve rahatlık vardır. Eğer bunu öğrendiysen, kavminin eziyeti seni sarsmayacak ve Allah'a davette sana engel olmayacaktır.
فَإِذَا فَرَغۡتَ فَٱنصَبۡ 7
Eğer yaptığın amellerinden boşa çıkar ve onları bitirirsen, hemen Rabbine ibadet etmede gayretli ol.
وَإِلَىٰ رَبِّكَ فَٱرۡغَب 8
Yönelişini ve gidişini bir tek Allah’a doğru yap.
سورة Mekkî
İnsanın fıtratının ve yaratılışının düzgünlüğü ve son din İslamiyet’in mükemmelliği ile Yüce Allah'ın insanoğluna bahşettiği ihsanı açıklanmıştır.
وَٱلتِّينِ وَٱلزَّيۡتُونِ 1
Allah, incire ve yetiştiği mekâna, zeytine ve İsa aleyhisselam'ı gönderdiği Filistin topraklarındaki yetiştiği yere yemin etmiştir.
وَطُورِ سِينِينَ 2
Ve peygamberi Mûsâ aleyhisselam ile konuştuğu Sîna Dağı'na yemin etmiştir.
وَهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ ٱلۡأَمِينِ 3
Ve Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in gönderildiği, içine giren kimsenin güvende olduğu haram şehir Mekke’ye yemin etmiştir.
لَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ فِيٓ أَحۡسَنِ تَقۡوِيمٖ 4
Kuşkusuz Biz, insanı en düzgün ve en üstün surette var ettik.
ثُمَّ رَدَدۡنَٰهُ أَسۡفَلَ سَٰفِلِينَ 5
Daha sonra onu dünyada pir-i fanilik derecesinde ihtiyarlığa ve bunaklığa geri çevirdik. Bedeninden, fıtratını bozup ateşe girdiğinde faydalanmadığı gibi bu halinde de hiçbir şekilde faydalanamaz.
Allah Teâlâ, Peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in zikrini yücelterek onu onurlandırmıştır.
Yüce Allah'ın rızası en yüksek gayedir.