وَمَا كَانَ لِمُؤۡمِنٖ وَلَا مُؤۡمِنَةٍ إِذَا قَضَى ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥٓ أَمۡرًا أَن يَكُونَ لَهُمُ ٱلۡخِيَرَةُ مِنۡ أَمۡرِهِمۡۗ وَمَن يَعۡصِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَقَدۡ ضَلَّ ضَلَٰلٗا مُّبِينٗا 36
Allah ve Resûlü, bir işte hüküm verdiği zaman, hiçbir mümin erkek ve mümin kadının o hükmü kabul etme yahut reddetme konusunda seçme hakkı yoktur. Kim, Allah'a ve Resûlüne isyan ederse, o, dosdoğru yoldan apaçık bir şekilde sapmış olur.
وَإِذۡ تَقُولُ لِلَّذِيٓ أَنۡعَمَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِ وَأَنۡعَمۡتَ عَلَيۡهِ أَمۡسِكۡ عَلَيۡكَ زَوۡجَكَ وَٱتَّقِ ٱللَّهَ وَتُخۡفِي فِي نَفۡسِكَ مَا ٱللَّهُ مُبۡدِيهِ وَتَخۡشَى ٱلنَّاسَ وَٱللَّهُ أَحَقُّ أَن تَخۡشَىٰهُۖ فَلَمَّا قَضَىٰ زَيۡدٞ مِّنۡهَا وَطَرٗا زَوَّجۡنَٰكَهَا لِكَيۡ لَا يَكُونَ عَلَى ٱلۡمُؤۡمِنِينَ حَرَجٞ فِيٓ أَزۡوَٰجِ أَدۡعِيَآئِهِمۡ إِذَا قَضَوۡاْ مِنۡهُنَّ وَطَرٗاۚ وَكَانَ أَمۡرُ ٱللَّهِ مَفۡعُولٗا 37
Ey Resûl! Allah'ın kendisini İslam nimetiyle nimetlendirdiği, senin de azat edip özgürlüğüne kavuşturarak kendisine iyilikte bulunduğun kimse (ki o, Zeyd b. Hârise radıyallahu anhumâ'dır), eşi Zeyneb binti Cahş'ı boşama hususunda sana danışmak için geldiğinde sen ona, "Emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Allah'tan kork ve eşini yanında tut, onu boşama!" diyor ve içindekini gizliyordun. Ey Resûl! Allah, senin insanlardan gizleyip içinde tuttuğun Zeyd'in onu boşama işini, sonra da senin onunla evlenmeni ortaya çıkaracaktır. Bu hususta asıl korkulmaya layık olan Allah'tır. Zeyd'in nefsi huzura erip de Zeyneb'i boşayıp ondan uzaklaşınca seni Zeyneb ile evlendirdik ki böylece evlatlık edinilmiş olan oğullarının boşadığı hanımlarıyla iddet müddetlerini bitirdikten sonra evlenmek mümin erkeklere günah olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir. O'nun emrinin yerine getirilmesine bir engel yoktur, bunu O'ndan (Allah'tan) başkası engelleyemez.
مَّا كَانَ عَلَى ٱلنَّبِيِّ مِنۡ حَرَجٖ فِيمَا فَرَضَ ٱللَّهُ لَهُۥۖ سُنَّةَ ٱللَّهِ فِي ٱلَّذِينَ خَلَوۡاْ مِن قَبۡلُۚ وَكَانَ أَمۡرُ ٱللَّهِ قَدَرٗا مَّقۡدُورًا 38
Nebi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e, evlatlık edinme yoluyla evlat edindiği oğlunun (boşandığı) hanımıyla Allah’ın kendisine helal kıldığı şekilde nikâhlanmasında bir günah yahut bir sıkıntı yoktur. O, bu hususta kendisinden önceki peygamberlerin yoluna tabi olmaktadır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bu işi yapan ilk peygamber değildir. Allah’ın, hakkında hüküm vermiş olduğu bu husus, yani evliliğin tamamlanması ve evlatlık olma konusunun iptal edilmesi, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in kendi görüşü yahut seçimi değildir, kesinlikle gerçekleşecektir ve buna engel olacak hiç kimse yoktur.
ٱلَّذِينَ يُبَلِّغُونَ رِسَٰلَٰتِ ٱللَّهِ وَيَخۡشَوۡنَهُۥ وَلَا يَخۡشَوۡنَ أَحَدًا إِلَّا ٱللَّهَۗ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ حَسِيبٗا 39
İşte bu peygamberler, Allah'ın kendilerine indirdiği risaletini ümmetlerine tebliğ ederler, Allah Subhanehu ve Teâlâ'dan başkasından korkmazlar. Allah'ın kendilerine helal kıldığı şeyi yaptıklarında başkalarının ne söylediklerine aldırmazlar. Yaptıklarına karşılık olarak kullarını hesaba çekecek olan Allah hesap görücü olarak yeter. Onlara, yaptıklarının karşılığını, hayır yaptılarsa hayır; şer yaptılarsa şer olarak verecektir.
مَّا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبَآ أَحَدٖ مِّن رِّجَالِكُمۡ وَلَٰكِن رَّسُولَ ٱللَّهِ وَخَاتَمَ ٱلنَّبِيِّۧنَۗ وَكَانَ ٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمٗا 40
Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem sizin adamlarınızdan hiçbirinin babası değildir. O, Zeyd'in babası değildir. Eğer böyle olsaydı, o eşini boşadığında onun boşadığı eşiyle Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in nikâhlanması haram olurdu. Fakat o, Allah'ın insanlara gönderdiği elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur. Ondan sonra bir peygamber gelmeyecektir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir, kullarının yaptıklarından hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱذۡكُرُواْ ٱللَّهَ ذِكۡرٗا كَثِيرٗا 41
Ey Allah'a iman eden ve O'nun diniyle amel edenler! Allah'ı kalpleriniz, dilleriniz ve diğer azalarınızla çokça zikredin.
وَسَبِّحُوهُ بُكۡرَةٗ وَأَصِيلًا 42
Allah Teâlâ'yı, tesbih (Subhânallah) ve tehlil (Lâ ilâhe illallah) ile gündüzün başında ve sonunda, bu iki sözün faziletine binaen tenzih edin.
هُوَ ٱلَّذِي يُصَلِّي عَلَيۡكُمۡ وَمَلَٰٓئِكَتُهُۥ لِيُخۡرِجَكُم مِّنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِۚ وَكَانَ بِٱلۡمُؤۡمِنِينَ رَحِيمٗا 43
Sizi küfrün karanlıklarından imanın nûruna çıkarmak için Allah sizlere merhamet etmekte ve sizleri övmekte, melekleri de size dua etmektedir. Allah müminlere çok merhametlidir. Eğer onlar emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'a itaat ederlerse Allah onlara azap etmez.
Müminin Allah'ın hükmüne teslim olup, O'na boyun eğmesinin vucûbiyeti beyan edilmiştir.
Yüce Allah'ın nefislerde olan her şeyi hakkıyla bildiği beyan edilmiştir.
Müminlerin annesi Zeyneb binti Cahş radıyallahu anha'nın faziletlerinden biri de Allah'ın onu yedi kat semanın üzerinden (indirdiği buyrukla) evlendirmiş olmasıdır.
Yüce Allah'ı zikretmenin, özellikle de sabah ve akşam vakitlerinde zikretmenin fazileti beyan edilmiştir.