يَوۡمَ يَفِرُّ ٱلۡمَرۡءُ مِنۡ أَخِيهِ 34
O gün kişi kardeşinden kaçar.
وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ 35
Annesinden ve babasından kaçar.
وَصَٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ 36
Karısından ve çocuklarından kaçar.
لِكُلِّ ٱمۡرِيٕٖ مِّنۡهُمۡ يَوۡمَئِذٖ شَأۡنٞ يُغۡنِيهِ 37
O günün sıkıntısının şiddeti sebebiyle, onlardan her birinin, başkalarından alıkoyan bir meşguliyeti vardır.
وُجُوهٞ يَوۡمَئِذٖ مُّسۡفِرَةٞ 38
O gün iyilerin yüzleri ışık saçar.
ضَاحِكَةٞ مُّسۡتَبۡشِرَةٞ 39
(Onlar,) Yüce Allah’ın kendi rahmetinden onlar için hazırladığı şeylerden ötürü mutlu olup gülecekler.
وَوُجُوهٞ يَوۡمَئِذٍ عَلَيۡهَا غَبَرَةٞ 40
Ve o gün kötülerin yüzleri toz toprak içindedir.
تَرۡهَقُهَا قَتَرَةٌ 41
O yüzleri bir karanlık kaplayacak.
أُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡكَفَرَةُ ٱلۡفَجَرَةُ 42
İşte bu vasıflarla nitelenen o kimseler, küfür ve fücuru bir araya toplamış kimselerdir.
سورة Mekkî
Kur'an, yeniden diriliş esnasında kâinatın karmaşasını nefislere hatırlatmada kusursuzdur.
إِذَا ٱلشَّمۡسُ كُوِّرَتۡ 1
Güneşin cismi dürülüp ışığı kaybolduğu zaman;
وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتۡ 2
Yıldızlar ardı ardına dökülüp ışıkları söndüğü zaman;
وَإِذَا ٱلۡجِبَالُ سُيِّرَتۡ 3
Dağlar yerlerinden hareket ettirildiği zaman;
وَإِذَا ٱلۡعِشَارُ عُطِّلَتۡ 4
Sahiplerinin kendileri için rekabete girip, övündüğü gebe develeri başıboş bırakıp ihmal ettikleri zaman;
وَإِذَا ٱلۡوُحُوشُ حُشِرَتۡ 5
Vahşi hayvanlar bir toprak parçasında (meydanda) insanlarla bir araya toplandığı zaman;
وَإِذَا ٱلۡبِحَارُ سُجِّرَتۡ 6
Denizler tutuşturulup bir ateşe döndüğü zaman;
وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتۡ 7
İnsanlar kendi benzeri kimselerle eşleştirildiği; suçlular suçlularla, takva sahipleri de takva sahipleriyle eşleştirildiği zaman;
وَإِذَا ٱلۡمَوۡءُۥدَةُ سُئِلَتۡ 8
Allah, diri diri gömülen kız çocuğuna sorduğu zaman;
بِأَيِّ ذَنۢبٖ قُتِلَتۡ 9
"Seni öldüren kişi hangi suçtan ötürü seni öldürdü?" diye sorulduğu zaman;
وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتۡ 10
Herkes amel defterini okusun diye kulların amel defterleri açıldığı zaman;
وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتۡ 11
Gökyüzü, derinin koyundan soyulup çıkarıldığı gibi sökülüp atıldığı zaman;
وَإِذَا ٱلۡجَحِيمُ سُعِّرَتۡ 12
Cehennem ateşi tutuşturulduğu zaman;
وَإِذَا ٱلۡجَنَّةُ أُزۡلِفَتۡ 13
Cennet takva sahipleri için yakınlaştırıldığı zaman;
عَلِمَتۡ نَفۡسٞ مَّآ أَحۡضَرَتۡ 14
Bütün bunlar olduğu zaman, artık herkes o gün için yaptığı amelleri bilecektir.
فَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلۡخُنَّسِ 15
Allah Teâlâ, gece ortaya çıkmadan önce gizlenen yıldızlara yemin etmiştir.
ٱلۡجَوَارِ ٱلۡكُنَّسِ 16
Sabahın doğuşuyla kaybolan, mağarasına, yani yuvasına giren bir ceylan gibi yörüngesinde akıp giden yıldızlara;
وَٱلَّيۡلِ إِذَا عَسۡعَسَ 17
Yaklaşmakta olan gecenin başlangıcına ve gitmekte olan gecenin sonuna yemin etmiştir.
وَٱلصُّبۡحِ إِذَا تَنَفَّسَ 18
Işığı ortaya çıktığında sabaha yemin etmiştir.
إِنَّهُۥ لَقَوۡلُ رَسُولٖ كَرِيمٖ 19
Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'e inen Kur'an, pek güvenilir bir melek olan Cebrail aleyhisselam'ın tebliğ ettiği Allah kelamıdır. Allah, Kur'an'ı ona emanet etmiştir.
ذِي قُوَّةٍ عِندَ ذِي ٱلۡعَرۡشِ مَكِينٖ 20
O (Cebrail), kuvvet sahibidir, arşın Rabbi olan Allah Subhanehu ve Teâlâ katında yüce bir makama sahiptir.
Kişi, iyilik veya kötülükte kendi benzeri olan kimselerle beraber haşrolacaktır.
Eğer diri diri gömülen kız çocuğuna dahi sorulacaksa, onu toprağa gömen kimsenin hali nice olur? Bu, kıyamet günü insanların bekletileceği o anın ne kadar dehşet verici olduğunu gösterir.
Kulun dilemesi, Allah'ın dilemesine bağlıdır.