۞قَالَ فَمَا خَطۡبُكُمۡ أَيُّهَا ٱلۡمُرۡسَلُونَ 31
İbrahim aleyhisselam meleklere şöyle dedi: "Sizin işiniz/göreviniz nedir? Maksadınız nedir?"
قَالُوٓاْ إِنَّآ أُرۡسِلۡنَآ إِلَىٰ قَوۡمٖ مُّجۡرِمِينَ 32
Melekler ona cevap olarak şöyle dediler: "Şüphesiz Yüce Allah bizi çirkin günahları işleyen günahkâr bir topluluğa gönderdi."
لِنُرۡسِلَ عَلَيۡهِمۡ حِجَارَةٗ مِّن طِينٖ 33
"Onların üzerlerine balçıktan yapılmış taşlar atacağız."
مُّسَوَّمَةً عِندَ رَبِّكَ لِلۡمُسۡرِفِينَ 34
(Ey İbrahim! Bu taşlar) Rabbinin katında küfürde ve günahlarda aşırıya gidip Yüce Allah'ın sınırlarını aşanlar için belirlenmiş (taşlardır)."
فَأَخۡرَجۡنَا مَن كَانَ فِيهَا مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ 35
Lût'un kavminden mümin olanları, günahkârlara isabet edecek azap onlara isabet etmesin diye o beldeden çıkardık.
فَمَا وَجَدۡنَا فِيهَا غَيۡرَ بَيۡتٖ مِّنَ ٱلۡمُسۡلِمِينَ 36
Bu beldede bir ev halkından başka Müslüman bulamadık. Onlar da Lût aleyhisselam'ın ev halkıdır.
وَتَرَكۡنَا فِيهَآ ءَايَةٗ لِّلَّذِينَ يَخَافُونَ ٱلۡعَذَابَ ٱلۡأَلِيمَ 37
Lût kavminin yaşadığı beldede onlara azabın isabet ettiğine dair izler bıraktık ki onlara isabet eden elem dolu azaptan ibret alsınlar da o azaptan kurtulmak için onların yaptıklarını yapmasınlar.
وَفِي مُوسَىٰٓ إِذۡ أَرۡسَلۡنَٰهُ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ بِسُلۡطَٰنٖ مُّبِينٖ 38
Mûsâ'yı apaçık delillerle Firavun'a göndermemizde de elem dolu azaptan korkanlar için ibretler vardır.
فَتَوَلَّىٰ بِرُكۡنِهِۦ وَقَالَ سَٰحِرٌ أَوۡ مَجۡنُونٞ 39
Firavun gücüne ve askerlerine güvenerek haktan yüz çevirdi ve Mûsâ aleyhisselam hakkında şöyle dedi: "O, insanları büyüleyen bir sihirbaz ya da ne dediğini akletmeyen bir delidir."
فَأَخَذۡنَٰهُ وَجُنُودَهُۥ فَنَبَذۡنَٰهُمۡ فِي ٱلۡيَمِّ وَهُوَ مُلِيمٞ 40
Onu ve askerlerinin hepsini yakalamış ve denize atmıştık. Bunun akabinde boğulup helak oldular. Firavun kendini ilah olarak atfetmesinden ve yalanlamasından dolayı suçlu olarak kınanmış bir şekilde gelecektir.
وَفِي عَادٍ إِذۡ أَرۡسَلۡنَا عَلَيۡهِمُ ٱلرِّيحَ ٱلۡعَقِيمَ 41
Hûd'un kavmi Âd'da da elem verici azaptan korkanlar için ibretler vardır. Onlara yağmur taşımayan, ağaçları aşılamayan ve içinde bereket olmayan bir rüzgâr göndermiştik.
مَا تَذَرُ مِن شَيۡءٍ أَتَتۡ عَلَيۡهِ إِلَّا جَعَلَتۡهُ كَٱلرَّمِيمِ 42
O, uğradığı hiçbir canlıyı ve malı yok etmeden gitmiyordu ve paramparça çürümüş hale getiriyordu.
وَفِي ثَمُودَ إِذۡ قِيلَ لَهُمۡ تَمَتَّعُواْ حَتَّىٰ حِينٖ 43
Salih aleyhisselam'ın kavmi Semûd'da da elem verici azaptan korkanlar için ibretler vardır. O onlara şöyle demişti: "Ecelleriniz bitmeden önce hayatınızdan istifade edin."
فَعَتَوۡاْ عَنۡ أَمۡرِ رَبِّهِمۡ فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّٰعِقَةُ وَهُمۡ يَنظُرُونَ 44
Rablerinin emrine karşı kibirlendiler, iman ve itaat etmeye karşı büyüklenip kibirlendiler. Bunun akabinde azabın inmesini bekliyorlarken azap yıldırımları onları yakalayıverdi. Zira yıldırım inmeden üç gün önce azapla va'dolunmuşlardı.
فَمَا ٱسۡتَطَٰعُواْ مِن قِيَامٖ وَمَا كَانُواْ مُنتَصِرِينَ 45
Kendilerine inen azabı def etmeye güç yetiremediler. Onların bundan korunacak güçleri de olmadı.
وَقَوۡمَ نُوحٖ مِّن قَبۡلُۖ إِنَّهُمۡ كَانُواْ قَوۡمٗا فَٰسِقِينَ 46
Bu zikredilenlerden önce de Nuh kavmini boğulmayla helak ettik. Çünkü onlar Allah'a itaat etmekten uzaklaşmış bir topluluktu. Bu yüzden cezayı hak ettiler.
وَٱلسَّمَآءَ بَنَيۡنَٰهَا بِأَيۡيْدٖ وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ 47
Gökyüzünü Biz bina ettik, kuvvetimizle onu kusursuz inşa ettik. Onun etrafını da genişletmekteyiz.
وَٱلۡأَرۡضَ فَرَشۡنَٰهَا فَنِعۡمَ ٱلۡمَٰهِدُونَ 48
Yeryüzünü, üzerinde yaşayanlar için yatak gibi döşedik. Biz ne güzel düzenleyiciyiz! Öyle ki yeryüzünü onlar için döşedik.
وَمِن كُلِّ شَيۡءٍ خَلَقۡنَا زَوۡجَيۡنِ لَعَلَّكُمۡ تَذَكَّرُونَ 49
Biz yeryüzü, gökyüzü, kara ve denizi ve her şeyi çift çift, erkek ve dişi olarak yarattık. Böylece her şeyi çifter çifter yaratan Allah'ın birliğini ve kudretini düşünüp öğüt alasınız.
فَفِرُّوٓاْ إِلَى ٱللَّهِۖ إِنِّي لَكُم مِّنۡهُ نَذِيرٞ مُّبِينٞ 50
Allah'a itaat ederek ve O'na karşı gelmekten sakınarak azabından mükâfatına kaçın. (Ey insanlar!) O'nun cezalandırmasından sizi sakındıran apaçık bir uyarıcıyım.
وَلَا تَجۡعَلُواْ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَۖ إِنِّي لَكُم مِّنۡهُ نَذِيرٞ مُّبِينٞ 51
Yüce Allah ile beraber kendisine ibadet ettiğiniz başka ilahlar edinmeyin. Şüphesiz ben, size O'nun tarafından (gönderilmiş) açık bir uyarıcıyım.
İman mertebesi, İslam mertebesinden derece olarak daha üstündür.
Yüce Allah'ın, yalanlayan ümmetleri helak etmesi bütün insanlar için bir derstir.
Yüce Allah'tan korkmak, Allah Subhanehu ve Teâlâ'ya salih amellerle yönelmeyi gerektirir, O'ndan kaçmayı gerektirmez.