يَوۡمَ تَجِدُ كُلُّ نَفۡسٖ مَّا عَمِلَتۡ مِنۡ خَيۡرٖ مُّحۡضَرٗا وَمَا عَمِلَتۡ مِن سُوٓءٖ تَوَدُّ لَوۡ أَنَّ بَيۡنَهَا وَبَيۡنَهُۥٓ أَمَدَۢا بَعِيدٗاۗ وَيُحَذِّرُكُمُ ٱللَّهُ نَفۡسَهُۥۗ وَٱللَّهُ رَءُوفُۢ بِٱلۡعِبَادِ 30
Kıyamet günü, her nefis, hiçbir eksiklik olmaksızın hayır olarak yaptığı amellerle karşılaşacaktır. Kötü amel işleyenler, işledikleri kötü amellerle kendisi arasında büyük bir zaman farkı olmasını temenni edecektir. Onun temenni ettiği bu şey nasıl olacak?! Allah, sizi, kendisi hakkında korkutup uyarmaktadır. Günah işleyerek kendinizi O'nun gazabına maruz bırakmayın. Allah, kullarına çok merhametlidir, bundan dolayı sizi uyarmakta ve korkutmaktadır.
قُلۡ إِن كُنتُمۡ تُحِبُّونَ ٱللَّهَ فَٱتَّبِعُونِي يُحۡبِبۡكُمُ ٱللَّهُ وَيَغۡفِرۡ لَكُمۡ ذُنُوبَكُمۡۚ وَٱللَّهُ غَفُورٞ رَّحِيمٞ 31
Ey Peygamber! De ki: Eğer gerçekten Allah'ı seviyorsanız, açık ve gizli olarak benim getirdiğime tabi olun. Böylece Allah'ın sevgisine nail olursunuz ve O da sizin günahlarınızı bağışlar. Allah, kullarından kendisine tövbe edenleri çokça bağışlayandır, onlara karşı çok merhametlidir.
قُلۡ أَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَۖ فَإِن تَوَلَّوۡاْ فَإِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلۡكَٰفِرِينَ 32
Ey Peygamber! De ki: Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından kaçınarak Allah’a ve Resûlüne itaat edin! Eğer bundan yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah, kendi emrine ve Resûlünün emrine muhalefet ettikleri için kâfirleri sevmez.
۞إِنَّ ٱللَّهَ ٱصۡطَفَىٰٓ ءَادَمَ وَنُوحٗا وَءَالَ إِبۡرَٰهِيمَ وَءَالَ عِمۡرَٰنَ عَلَى ٱلۡعَٰلَمِينَ 33
Allah, Âdem aleyhisselam'ı seçti ve meleklerini ona secde ettirdi. Nuh aleyhisselam'ı seçti ve onu yeryüzündeki ilk resûl kıldı. İbrâhîm aleyhisselam'ı seçti ve peygamberliği onun neslinde kalıcı kıldı. İmrân ailesini seçti ve bunları kendi zamanlarının halkına üstün kıldı.
ذُرِّيَّةَۢ بَعۡضُهَا مِنۢ بَعۡضٖۗ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ 34
İşte isimleri zikredilmiş olan bu peygamberler ve bunların yoluna tabi olanlar var ya, bunlar Allah'ı birlemede ve salih amel işlemede birbirlerinin soylarından gelen nesillerdir. Bunlar, faziletleri ve güzel ahlakı birbirlerine miras bırakırlar. Allah, kullarının sözlerini hakkıyla işiten ve yaptıkları amelleri hakkıyla bilendir. Bunun içindir ki O, onlardan, dilediğini tercih eder ve dilediğini seçer.
إِذۡ قَالَتِ ٱمۡرَأَتُ عِمۡرَٰنَ رَبِّ إِنِّي نَذَرۡتُ لَكَ مَا فِي بَطۡنِي مُحَرَّرٗا فَتَقَبَّلۡ مِنِّيٓۖ إِنَّكَ أَنتَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ 35
Ey Peygamber! Hatırla! Hani bir gün Meryem aleyhisselam'ın annesi ve aynı zamanda İmrân’ın karısı, "Rabbim! Ben, karnımdakini halisane bir şekilde Senin rızan için ve her şeyden azatlı bir kul olarak Senin evine hizmet etmesi için Sana adadım. Bunu benden kabul buyur. Şüphe yok ki Sen, duamı hakkıyla işiten ve benim niyetimi hakkıyla bilensin." demişti.
فَلَمَّا وَضَعَتۡهَا قَالَتۡ رَبِّ إِنِّي وَضَعۡتُهَآ أُنثَىٰ وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِمَا وَضَعَتۡ وَلَيۡسَ ٱلذَّكَرُ كَٱلۡأُنثَىٰۖ وَإِنِّي سَمَّيۡتُهَا مَرۡيَمَ وَإِنِّيٓ أُعِيذُهَا بِكَ وَذُرِّيَّتَهَا مِنَ ٱلشَّيۡطَٰنِ ٱلرَّجِيمِ 36
Hamilelik süresi tamamlanınca karnındakini doğurdu ve özür diler bir şekilde -karnında taşıdığının erkek olmasını arzuluyordu- şöyle dedi: "Ey Rabbim! Ben, onu kız doğurdum." Hâlbuki Allah, onun neyi doğuracağını en iyi bilendir. Onun temenni ettiği erkek, yaratılış ve güç olarak ona verilen kız gibi değildi. Sonra şöyle dedi: "Adını Meryem koydum, onu da onun soyunu da Senin rahmetinden kovulmuş olan şeytandan Sana sığındırıyorum." dedi.
فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٖ وَأَنۢبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنٗا وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّاۖ كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيۡهَا زَكَرِيَّا ٱلۡمِحۡرَابَ وَجَدَ عِندَهَا رِزۡقٗاۖ قَالَ يَٰمَرۡيَمُ أَنَّىٰ لَكِ هَٰذَاۖ قَالَتۡ هُوَ مِنۡ عِندِ ٱللَّهِۖ إِنَّ ٱللَّهَ يَرۡزُقُ مَن يَشَآءُ بِغَيۡرِ حِسَابٍ 37
Allah, onun bu adağını güzel bir kabulle kabul etti, onu güzel bir şekilde yetiştirdi ve onun kalbinin üzerine, kullarından salih kimselerin şefkatinden koydu. Zekeriya aleyhisselam'ı da ona bakmakla görevlendirdi. Zekeriya ne zaman onun yanına, onun bulunduğu ibadet mahalline girse, yanında kolay elde edilmiş ve güzel yiyecek bulur ve Meryem'e hitaben, "Ey Meryem! Sana bu rızık nereden geldi?" dediğinde Meryem cevap olarak şöyle derdi: "Bu rızık, Allah katındandır! Doğrusu Allah, dilediği kimseye hesapsız olarak bol rızık bağışlar."
Allah'ın makamının yüceliği ve cezalandırmasının şiddetli oluşu, akıl sahibi kimseyi Allah'ın emrine karşı gelmekten sakındırır.
Allah'a ve Resûlüne duyulan sevgi ve muhabbetin gerçek delili; (onların) emir ve yasakları hususunda şeriate tabi olmaktır. Tabi olmadan sevme iddiasında bulunmak o kişiye fayda vermez!
Allah Teâlâ, kullarından dilediği kimseleri peygamberlik ve ibadet için hikmeti ve rahmeti ile seçer. Onlara özel olarak olağanüstü mucizeler verir.