وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسۡنِيمٍ 27
Bu mühürlenmiş içkiye Tesnim pınarından karıştırılır.
عَيۡنٗا يَشۡرَبُ بِهَا ٱلۡمُقَرَّبُونَ 28
O, cennetin en üstünde yakın kılınmış ihlaslı kimselerin içtiği pak ve halis bir pınardır. Diğer müminler de başka şeylerle karıştırılmış olarak ondan içerler.
إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجۡرَمُواْ كَانُواْ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ يَضۡحَكُونَ 29
İçinde bulundukları küfür suçunu işlemiş olanlar, iman edenlerle alay ederek onlara gülerlerdi.
وَإِذَا مَرُّواْ بِهِمۡ يَتَغَامَزُونَ 30
Onlar müminlerin yanından geçerlerken, alay ederek ve eğlenerek birbirlerine kaş göz işareti yaparlardı.
وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓاْ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِمُ ٱنقَلَبُواْ فَكِهِينَ 31
Ailelerinin yanına döndüklerinde de küfre girerek ve müminlerle alay ederek sevinçli bir şekilde dönerlerdi.
وَإِذَا رَأَوۡهُمۡ قَالُوٓاْ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ 32
Müslümanları gördükleri zaman şöyle derler: “Muhakkak bunlar doğru yoldan sapmışlardır. Çünkü babalarının dinini terk ettiler.''
وَمَآ أُرۡسِلُواْ عَلَيۡهِمۡ حَٰفِظِينَ 33
Hâlbuki Allah Teâlâ onları, müminlerin amellerini kaydetmeleri için sorumlu kılmadı ki bu sözleri söylüyorlar.
فَٱلۡيَوۡمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنَ ٱلۡكُفَّارِ يَضۡحَكُونَ 34
Kâfirlerin dünyada iman edenlere güldükleri gibi, kıyamet günü de Allah’a iman edenler kâfirlere güleceklerdir.
عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ 35
Süslü döşekler/koltuklar üzerinden Allah Teâlâ’nın onlar için hazırladığı kalıcı nimetleri seyrederler.
هَلۡ ثُوِّبَ ٱلۡكُفَّارُ مَا كَانُواْ يَفۡعَلُونَ 36
Kâfirlerin dünyada yaptıkları amellerinin karşılığı, alçaltıcı bir azapla (ahirette) muhakkak verilecektir.
سورة Mekkî
İnsana, Rabbine döneceği hatırlatılmış, zayıflığı ve ahvalinin değişeceği beyan edilmiştir.
إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنشَقَّتۡ 1
Gökyüzü, meleklerin inişiyle yarıldığı zaman;
وَأَذِنَتۡ لِرَبِّهَا وَحُقَّتۡ 2
Ve Rabbini, boyun eğip dinlediği zaman -ki kendisine yaraşan budur-;
وَإِذَا ٱلۡأَرۡضُ مُدَّتۡ 3
Bir deriyi yayar gibi Allah Teâlâ'nın yeryüzünü yaydığı zaman;
وَأَلۡقَتۡ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتۡ 4
İçinde bulunan hazineleri ve ölüleri atarak boşaldığı zaman;
وَأَذِنَتۡ لِرَبِّهَا وَحُقَّتۡ 5
Ve Rabbini, boyun eğip dinlediği zaman -ki kendisine yaraşan budur-;
يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡإِنسَٰنُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَىٰ رَبِّكَ كَدۡحٗا فَمُلَٰقِيهِ 6
Ey insan! Muhakkak sen, ya iyi ya da kötü işler yapacak ve kıyamet günü de amellerinin karşılığını vermesi için Allah Teâlâ'nın huzuruna geleceksin.
Yüce Allah genel olarak insanın amelini zikrettikten sonra amel işleyenlerin kıyamet günü hangi durumda olacaklarını açıklamış ve şöyle buyurmuştur:
فَأَمَّا مَنۡ أُوتِيَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ 7
Fakat kimin amel defteri sağ eline verilirse;
فَسَوۡفَ يُحَاسَبُ حِسَابٗا يَسِيرٗا 8
Allah Teâlâ onu kolay bir şekilde hesaba çekecek, onu mesul tutmadan amellerini ona arz edecektir.
وَيَنقَلِبُ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِۦ مَسۡرُورٗا 9
(O,) Ailesinin yanına sevinç içinde dönecektir.
وَأَمَّا مَنۡ أُوتِيَ كِتَٰبَهُۥ وَرَآءَ ظَهۡرِهِۦ 10
Kimin de kitabı sol eline arkasından verilirse;
فَسَوۡفَ يَدۡعُواْ ثُبُورٗا 11
(O,) Kendisinin yok olmasını dileyecektir.
وَيَصۡلَىٰ سَعِيرًا 12
Cehennem ateşine girerek sıcaklığının acısına katlanacaktır.
إِنَّهُۥ كَانَ فِيٓ أَهۡلِهِۦ مَسۡرُورًا 13
Şüphesiz o, içinde bulunduğu küfür ve günahlar sebebiyle dünyada ailesinin yanında sevinç içindeydi.
Gökyüzünün ve yeryüzünün, Rablerine boyun eğdiği ifade edilmiştir.
Her insan, ya iyilik ya da kötülük yolunda çaba gösterir.
Kıyamet günü mutluluğun alameti, kitabın sağ taraftan alınması; bedbahtlığın alameti ise kitabın sol taraftan alınmasıdır.