ثُمَّ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ يُخۡزِيهِمۡ وَيَقُولُ أَيۡنَ شُرَكَآءِيَ ٱلَّذِينَ كُنتُمۡ تُشَٰٓقُّونَ فِيهِمۡۚ قَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡعِلۡمَ إِنَّ ٱلۡخِزۡيَ ٱلۡيَوۡمَ وَٱلسُّوٓءَ عَلَى ٱلۡكَٰفِرِينَ 27
Sonra kıyamet günü Allah Teâlâ azap ederek rezil ve zelil kılar ve onlara şöyle der: "Hani ibadette Bana ortak koştuğunuz, peygamberlerime ve müminlere onlar sebebiyle düşmanlık ettiğiniz (iddia ettiğiniz) ortaklarım nerede?'' Rabbanî âlimler ise şöyle derler: “Kıyamet günü rezillik ve azap şüphesiz kâfirler üzerine olacaktır.''
ٱلَّذِينَ تَتَوَفَّىٰهُمُ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ ظَالِمِيٓ أَنفُسِهِمۡۖ فَأَلۡقَوُاْ ٱلسَّلَمَ مَا كُنَّا نَعۡمَلُ مِن سُوٓءِۢۚ بَلَىٰٓۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمُۢ بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ 28
Ruhlarını ölüm meleğinin ve onun meleklerden olan yardımcılarının kabzettiği, Allah’ı inkâr ederek kendilerine zulmetmiş olan suçlu kimseler, kendilerine gelen ölüme teslim oldular/boyun eğdiler. Ve inkâr etmenin kendilerine fayda vereceğini zannederek içinde bulundukları küfür ve günahları ile inkâr ettiler. Onlara şöyle denir: "Yalan söylüyorsunuz! Sizler günah işleyen inkârcılardınız. Muhakkak ki Yüce Allah dünya hayatında yapmış olduklarınızı bilir, o konuda hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olanı da size verecektir.
فَٱدۡخُلُوٓاْ أَبۡوَٰبَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَاۖ فَلَبِئۡسَ مَثۡوَى ٱلۡمُتَكَبِّرِينَ 29
Onlara denir ki: "Yaptığınız amellere göre sonsuza kadar kalacağınız cehennemin kapılarından girin! Orası Allah’a iman etmekten ve bir tek O'na ibadet etmekten kibirlenenler için ne kötü bir ikamet yurdudur!''
۞وَقِيلَ لِلَّذِينَ ٱتَّقَوۡاْ مَاذَآ أَنزَلَ رَبُّكُمۡۚ قَالُواْ خَيۡرٗاۗ لِّلَّذِينَ أَحۡسَنُواْ فِي هَٰذِهِ ٱلدُّنۡيَا حَسَنَةٞۚ وَلَدَارُ ٱلۡأٓخِرَةِ خَيۡرٞۚ وَلَنِعۡمَ دَارُ ٱلۡمُتَّقِينَ 30
Emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Rablerinden korkanlara şöyle denir: "Rabbiniz, Peygamberiniz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'e ne indirdi?" Onlar da şöyle cevap verirler: "Ona çok büyük bir hayır indirmiştir." Bu dünya hayatında Yüce Allah’a güzelce ibadet edenler ve O'nun yarattıklarına güzel muamele edenler için güzel bir karşılık vardır. Bu karşılığın bir parçası da zafer ve geniş rızıktır. Yüce Allah’ın ahiret hayatına ertelediği sevap onlar için dünya hayatında verdiği karşılıktan daha hayırlıdır. Ahiret yurdu, Rabbinin emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınan takva sahipleri için ne güzel bir yurttur!
جَنَّٰتُ عَدۡنٖ يَدۡخُلُونَهَا تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُۖ لَهُمۡ فِيهَا مَا يَشَآءُونَۚ كَذَٰلِكَ يَجۡزِي ٱللَّهُ ٱلۡمُتَّقِينَ 31
Onlar için, saraylarının ve ağaçlarının altından ırmaklar akan, içine girdikleri kalıcı ve devamlı cennetler vardır. Bu cennetlerde onların canlarının çektiği yemekler, içecekler ve daha nice şeyler vardır. Yüce Allah, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in ümmetinden takva sahiplerine verdiği bu mükâfatın aynısını geçmiş ümmetlerdeki takva sahiplerine de verir.
ٱلَّذِينَ تَتَوَفَّىٰهُمُ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ طَيِّبِينَ يَقُولُونَ سَلَٰمٌ عَلَيۡكُمُ ٱدۡخُلُواْ ٱلۡجَنَّةَ بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ 32
Ölüm meleği ve yardımcısı melekler kalpleri küfürden tertemiz olan kimselerin ruhlarını aldıklarında onlara şöyle seslenirler: "Selamet sizin üzerinize olsun! Artık bütün afetlerden esenliktesiniz. Dünyada sahip olduğunuz doğru inanç ve salih amellerinizle cennete girin!''
هَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن تَأۡتِيَهُمُ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ أَوۡ يَأۡتِيَ أَمۡرُ رَبِّكَۚ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۚ وَمَا ظَلَمَهُمُ ٱللَّهُ وَلَٰكِن كَانُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ يَظۡلِمُونَ 33
O yalanlayıcı müşrikler, ölüm meleği ve onun yardımcısı olan meleklerin yüzlerine ve sırtlarına vurarak ruhlarını kabzetmek için gelmesinden yahut onları dünyada yok edecek olan Yüce Allah’ın azap emrinin gelmesinden başkasını mı bekliyorlar? Mekke’deki müşriklerin yapmakta olduklarının aynısını daha önceki müşrikler de yapmışlardı da Allah Teâlâ onları helak etmişti. Yüce Allah onları helak ettiği zaman onlara zulmetmemişti fakat onlar Allah’ı inkâr etmek suretiyle kendilerini helak olma yollarına atarak kendilerine zulmediyorlardı.
فَأَصَابَهُمۡ سَئَِّاتُ مَا عَمِلُواْ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ 34
Yaptıkları amellerin cezaları onları buldu ve kendilerine hatırlatıldığı zaman alay ettikleri azap onları kuşatıverdi.
İlim ehlinin fazileti vardır; muhakkak ki onlar dünyada ve şahitlerin kalkıp şahitlik edeceği gün (mahşerde) hakkı söylerler. Sözlerinin, Allah’ın ve mahlukatının katında itibarı vardır.
Meleklerin, Allah Teâlâ'ya karşı edep ve saygılarını gösteren bir davranışları da "Muhakkak biz sizlerin yaptıklarınızı biliyoruz” demeyerek Yüce Allah'ın bildiğini söylemeleridir. Onlar burada "Biz bunları ancak Allah Teâlâ'nın bizlere öğretmesiyle biliriz" hakikatini ortaya koymaktadırlar.
Cennet ehline, arzuladıkları, hatta akıllarına dahi gelmeyen nimetleri vermesi Yüce Allah'ın keremindendir/cömertliğindendir.
Amel, cennete girme ve cehennemden kurtulma sebebi ve kaynağıdır. Bu, onların gücü ve çabasıyla değil de Allah’ın müminlere rahmeti ve minnetiyle hasıl olur.