فَكُلِي وَٱشۡرَبِي وَقَرِّي عَيۡنٗاۖ فَإِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ ٱلۡبَشَرِ أَحَدٗا فَقُولِيٓ إِنِّي نَذَرۡتُ لِلرَّحۡمَٰنِ صَوۡمٗا فَلَنۡ أُكَلِّمَ ٱلۡيَوۡمَ إِنسِيّٗا 26
Taze hurmadan ye, sudan iç, yeni doğan bebeğinden dolayı mutlu ol, sakın üzülme. İnsanlardan birini görür de sana yeni doğan bebeğinden sorarsa ona de ki: "Ben Rabbim için kendime konuşmamayı adadım. Bugün hiç kimseyle konuşmayacağım."
فَأَتَتۡ بِهِۦ قَوۡمَهَا تَحۡمِلُهُۥۖ قَالُواْ يَٰمَرۡيَمُ لَقَدۡ جِئۡتِ شَيۡٔٗا فَرِيّٗا 27
Meryem çocuğunu taşıyarak halkının yanına geldi. Halkı, onun bu yaptığını kötü gördü ve şöyle dedi: "Ey Meryem! Çok büyük bir kötülükle, babası olmayan bir çocukla geldin."
يَٰٓأُخۡتَ هَٰرُونَ مَا كَانَ أَبُوكِ ٱمۡرَأَ سَوۡءٖ وَمَا كَانَتۡ أُمُّكِ بَغِيّٗا 28
"Ey ibadet etmede Harun'a benzeyen kadın! Senin baban da annen de zinakâr biri değildi. Sen salihliği ile bilinen temiz bir ailedensin. Nasıl olur da babası olmayan bir çocukla gelirsin?"
فَأَشَارَتۡ إِلَيۡهِۖ قَالُواْ كَيۡفَ نُكَلِّمُ مَن كَانَ فِي ٱلۡمَهۡدِ صَبِيّٗا 29
Meryem kundakta bulunan oğlu İsa aleyhisselam'ı işaret etti. Halkı da şaşkın bir şekilde, "Kundaktaki bir çocukla nasıl konuşabiliriz?" dediler.
قَالَ إِنِّي عَبۡدُ ٱللَّهِ ءَاتَىٰنِيَ ٱلۡكِتَٰبَ وَجَعَلَنِي نَبِيّٗا 30
İsa aleyhisselam konuşarak şöyle dedi: "Şüphesiz ki ben Allah'ın kuluyum, bana İncil'i verdi ve beni peygamberlerinden biri kıldı."
وَجَعَلَنِي مُبَارَكًا أَيۡنَ مَا كُنتُ وَأَوۡصَٰنِي بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ مَا دُمۡتُ حَيّٗا 31
"Nerede olursam olayım kullar için beni çok faydalı kıldı. Hayatım boyunca namaz kılmamı ve zekât vermemi bana emretti."
وَبَرَّۢا بِوَٰلِدَتِي وَلَمۡ يَجۡعَلۡنِي جَبَّارٗا شَقِيّٗا 32
"Beni anneme itaatkâr biri kıldı. Rabbimin itaatine büyüklük taslayan ve O'na isyan eden biri kılmadı."
وَٱلسَّلَٰمُ عَلَيَّ يَوۡمَ وُلِدتُّ وَيَوۡمَ أَمُوتُ وَيَوۡمَ أُبۡعَثُ حَيّٗا 33
"Doğduğum gün, öldüğüm gün ve kıyamette diriltileceğim gün, şeytan ve avenelerinden bana eman verildi. Bu dehşet verici üç durumda şeytan beni kandıramayacaktır."
ذَٰلِكَ عِيسَى ٱبۡنُ مَرۡيَمَۖ قَوۡلَ ٱلۡحَقِّ ٱلَّذِي فِيهِ يَمۡتَرُونَ 34
İşte bu vasıflarla zikredilen kişi Meryem oğlu İsa aleyhisselam'dır. Bu söz onun hakkında söylenmiş hak sözdür. Onun hakkında ihtilafa düşen sapkınların söylediği gibi değildir.
مَا كَانَ لِلَّهِ أَن يَتَّخِذَ مِن وَلَدٖۖ سُبۡحَٰنَهُۥٓۚ إِذَا قَضَىٰٓ أَمۡرٗا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ 35
Yüce Allah'ın çocuk edinmesi düşünülemez. Yüce Allah bundan yüce ve münezzehtir. Bir işe hükmettiğinde Allah Subhanehu ve Teâlâ için ona "Ol!" demesi yeterlidir, o da muhakkak oluverir. İşte kim bu vasıflara sahipse, o, çocuk edinmekten münezzehtir.
وَإِنَّ ٱللَّهَ رَبِّي وَرَبُّكُمۡ فَٱعۡبُدُوهُۚ هَٰذَا صِرَٰطٞ مُّسۡتَقِيمٞ 36
Şüphesiz Allah Subhanehu ve Teâlâ benim ve sizin Rabbinizdir. İbadeti yalnızca O'na has kılın. Size bahsetmiş olduğum, Allah'ın rızasına ulaştıracak dosdoğru yoldur.
فَٱخۡتَلَفَ ٱلۡأَحۡزَابُ مِنۢ بَيۡنِهِمۡۖ فَوَيۡلٞ لِّلَّذِينَ كَفَرُواْ مِن مَّشۡهَدِ يَوۡمٍ عَظِيمٍ 37
Onlar İsa aleyhisselam hakkında ihtilaf ettiler ve kavimleri içinde farklı gruplara ayrıldılar. Bazısı ona iman edip "O resûldür." dedi. Yahudilerden oluşan diğer grup da onu inkâr etti. Bazı gruplar da onun hakkında aşırılığa giderek bazıları, "O Allah'tır." dediler. Bazıları ise "O, Allah'ın oğludur." dediler. Allah Teâlâ bu söylediklerinden uzak ve yücedir. Kıyamet sahnesini, hesabı ve cezayı görecek olmalarına rağmen onun hakkında ihtilafa düşenlerin vay haline!
أَسۡمِعۡ بِهِمۡ وَأَبۡصِرۡ يَوۡمَ يَأۡتُونَنَاۖ لَٰكِنِ ٱلظَّٰلِمُونَ ٱلۡيَوۡمَ فِي ضَلَٰلٖ مُّبِينٖ 38
O gün (gerçekleri) ne iyi işitecek ne de iyi görecekler. Duydukları zaman duymaları onlara fayda sağlamayacağı zamanda duyacaklar, gördükleri zaman görmeleri fayda sağlamayacağı zamanda görecekler. Fakat zalimler dünya hayatında dosdoğru yoldan sapmış kimselerdir. Onlar zulmetmeye devam ederken kıyamet ansızın gelir.
Meryem'e konuşmamasının emredilmesi, bazı zamanlarda susmanın faziletli olduğuna delalet etmektedir.
Konuşmamak üzere adak adamak bizden önceki şeriatlerde caiz kılınmıştır. Ancak bizim şeriatimizde sünnette gelen deliller bunu yasaklamaktadır.
Kur'an-ı Kerim'in İsa'nın yaratılışı hakkında haber verdikleri, kendisiyle ilgili hiçbir şüphe olmayan gerçeğin ta kendisidir. Bunun dışında söylenenler batıldır ve resûller hakkında söylenmesi uygun değildir.
Kâfir kimse dünyadayken hakka karşı sağır ve kör olur. Ne var ki ahirette azabı gördüğünde gerçeği duyup görecektir. Ancak bu ona hiçbir fayda sağlamayacaktır.