وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَوۡلَا نُزِّلَتۡ سُورَةٞۖ فَإِذَآ أُنزِلَتۡ سُورَةٞ مُّحۡكَمَةٞ وَذُكِرَ فِيهَا ٱلۡقِتَالُ رَأَيۡتَ ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ يَنظُرُونَ إِلَيۡكَ نَظَرَ ٱلۡمَغۡشِيِّ عَلَيۡهِ مِنَ ٱلۡمَوۡتِۖ فَأَوۡلَىٰ لَهُمۡ 20
Allah'a iman edenler -Allah Teâlâ'nın, Resûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'e cihad hakkında bir sure indirmesini temenni ederek- şöyle derler: "Keşke cihad hakkında bir sure indirilmiş olsaydı!" Allah Teâlâ, açıklamaları ve hükümleri içinde savaşın zikredildiği muhkem bir sure indirdiğinde (ey Peygamber!) sen, münafıklardan kalplerinde şüphe bulunanların, kalplerindeki korkunun şiddetiyle sana ölüm baygınlığı geçiren kimsenin bakışı gibi baktıklarını görürsün. Yüce Allah, savaştan geri dönmeleri ve korkmaları sebebiyle onları kendilerine yaklaşmakta olan azapla tehdit edip korkutmuştur.
طَاعَةٞ وَقَوۡلٞ مَّعۡرُوفٞۚ فَإِذَا عَزَمَ ٱلۡأَمۡرُ فَلَوۡ صَدَقُواْ ٱللَّهَ لَكَانَ خَيۡرٗا لَّهُمۡ 21
Oysa onların Allah'ın emrine itaat etmeleri ve içinde hoşnutsuzluğun olmadığı güzel söz söylemeleri daha hayırlı olurdu. Cihat gerçekten farz kılınınca onlar Allah'a olan imanlarında ve O'na itaatlerinde sadık olsalardı, bu, onlar için, nifaktan ve Allah'ın emirlerine isyan etmekten daha hayırlı olurdu.
فَهَلۡ عَسَيۡتُمۡ إِن تَوَلَّيۡتُمۡ أَن تُفۡسِدُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَتُقَطِّعُوٓاْ أَرۡحَامَكُمۡ 22
Eğer siz, Allah'a iman etmekten ve O'na itaatte bulunmaktan yüz çevirirseniz, cahiliye dönemindeki halinizde olduğu gibi yine inkâr ve masiyetlerle yeryüzünde bozgunculuk yapacak ve akrabalık bağlarını keseceksiniz.
أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَعَنَهُمُ ٱللَّهُ فَأَصَمَّهُمۡ وَأَعۡمَىٰٓ أَبۡصَٰرَهُمۡ 23
İşte yeryüzünde bozgunculuk yapmak ve akrabalık bağlarını kesmek ile vasıflanmış olan bu kimseleri Allah Teâlâ rahmetinden uzaklaştırmış, onların kulaklarını kabul ve itaat etmek için olması gereken işitmekten sağır kılmış ve gözlerini hakkı görüp haktan ibret almak hususunda da kör etmiştir.
أَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ ٱلۡقُرۡءَانَ أَمۡ عَلَىٰ قُلُوبٍ أَقۡفَالُهَآ 24
O yüz çevirenler Kur'an'ı düşünmezler mi, Kur'an'ın içindekilere dikkat etmezler mi? Eğer onlar Kur'an'ı iyice düşünmüş olsalardı, o Kur'an onları her hayra iletir ve her şerden uzaklaştırırdı. Yoksa onların kalplerinin üzerinde, onların kalplerinin kapalı olmasına hükmeden ve bundan dolayı Kur'an'ın kalplerine fayda vermesini ve uyarısının kalplerine ulaşmasını engelleyen kilitler mi var?
إِنَّ ٱلَّذِينَ ٱرۡتَدُّواْ عَلَىٰٓ أَدۡبَٰرِهِم مِّنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلۡهُدَى ٱلشَّيۡطَٰنُ سَوَّلَ لَهُمۡ وَأَمۡلَىٰ لَهُمۡ 25
Deliller kendilerine açıklandıktan ve Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in doğruluğu ortaya çıktıktan sonra inkâr ve nifak ile imanlarından dönenler var ya; şüphesiz şeytan, onlara inkârı ve nifakı süsleyip kolaylaştırmış ve onları uzun emellere düşürmüştür.
ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ قَالُواْ لِلَّذِينَ كَرِهُواْ مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ سَنُطِيعُكُمۡ فِي بَعۡضِ ٱلۡأَمۡرِۖ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ إِسۡرَارَهُمۡ 26
Bu sapmanın sebebi, onların, Allah'ın, Peygamberi sallallahu aleyhi ve sellem'e indirmiş olduğu vahyi beğenmeyen müşriklere şöyle demeleridir: "Cihattan alıykoymak gibi hususlarda size itaat edeceğiz." Yüce Allah, onların açığa vurduklarını da gizlediklerini de bilir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Bunlardan dilediğini Peygamberi sallallahu aleyhi ve sellem için ortaya çıkarır.
فَكَيۡفَ إِذَا تَوَفَّتۡهُمُ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ يَضۡرِبُونَ وُجُوهَهُمۡ وَأَدۡبَٰرَهُمۡ 27
Ruhlarını almakla görevlendirilmiş olan melekler, demir kırbaçlarla sırtlarına ve yüzlerine vurarak onların ruhlarını kabzettiği zaman, sen onların içinde oldukları azabı ve rezil durumu bir görsen!
ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمُ ٱتَّبَعُواْ مَآ أَسۡخَطَ ٱللَّهَ وَكَرِهُواْ رِضۡوَٰنَهُۥ فَأَحۡبَطَ أَعۡمَٰلَهُمۡ 28
Bu azap onların inkâr, nifâk, Allah'ın ve Resûlünün sınırlarını aşmak gibi Allah'ın kendilerine gazap etmesine neden olan her şeye uymaları ve kendilerini Rablerine yakınlaştıracak ve üzerlerine Allah'ın rızasının inmesine vesile olacak Allah'a iman etmek ve O'nun Resûlüne tabi olmak gibi amellerden hoşlanmamaları sebebiyledir. Allah da onların amellerini boşa çıkarmıştır.
أَمۡ حَسِبَ ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٌ أَن لَّن يُخۡرِجَ ٱللَّهُ أَضۡغَٰنَهُمۡ 29
Münafıklardan kalplerinde şüphe bulunan kimseler, Yüce Allah'ın onların kinlerini ortaya çıkarmayacağını mı zannettiler? İmanında sadık olanlar ile yalancı olanları birbirinden ayırmak ve müminin açıkça ortaya çıkması, münafığın da rezilliğinin açıkça ortaya çıkması için Allah, onların içindeki kini, kendilerini imtihan edeceği felaketler ve sıkıntılar ile ortaya çıkaracaktır.
Cihatla alakalı sorumluluk yüklemek, münafıkları müminlerin saflarından ayırır.
Allah'ın kitabını gereği gibi düşünüp tefekkür etmenin önemi ile Allah'ın kitabından yüz çevirmenin tehlikesi beyan edilmiştir.
Yeryüzünde bozgunculuk yapmak ve akrabalık bağını kesmek, başarısızlığın ve Allah'ın rahmetinden uzak olmanın sebeplerindendir.