إِنَّ وَلِـِّۧيَ ٱللَّهُ ٱلَّذِي نَزَّلَ ٱلۡكِتَٰبَۖ وَهُوَ يَتَوَلَّى ٱلصَّٰلِحِينَ 196
Şüphesiz ki Allah beni destekleyendir, bana yardım edendir ve beni koruyandır. O'ndan başka bir kimseden bir beklentim/ümidim de yoktur. Putlarınızın hiçbir şeyinden de korkmuyorum. İnsanlara hidayet olan Kur'an'ı bana indiren O'dur. O, salih olan kullarını dost edinmiştir; onları korur ve onlara yardım eder.
وَٱلَّذِينَ تَدۡعُونَ مِن دُونِهِۦ لَا يَسۡتَطِيعُونَ نَصۡرَكُمۡ وَلَآ أَنفُسَهُمۡ يَنصُرُونَ 197
Ey müşrikler! Allah'ı bırakıp da dua/ibadet ettiğiniz bu putların, ne size yardım etmeye ne de kendi nefislerine yardım etmeye güçleri vardır. Onlar acizdir. Nasıl olur da Allah'ı bırakıp onlara dua/ibadet ediyorsunuz?!
وَإِن تَدۡعُوهُمۡ إِلَى ٱلۡهُدَىٰ لَا يَسۡمَعُواْۖ وَتَرَىٰهُمۡ يَنظُرُونَ إِلَيۡكَ وَهُمۡ لَا يُبۡصِرُونَ 198
Ey müşrikler! Eğer Allah'tan başka ibadet etmiş olduğunuz putlarınızı hidayete davet etseniz onlar sizi duymazlar. Onlar cansız gözleriyle karşınızda öylece dururlar. Müşrikler insan ve hayvan şeklinde putlar yaparlardı. Bu putlarda el, ayak ve gözler olurdu. Fakat onlar hayatı ve hareketi olmayan birer cansız varlıklardı.
خُذِ ٱلۡعَفۡوَ وَأۡمُرۡ بِٱلۡعُرۡفِ وَأَعۡرِضۡ عَنِ ٱلۡجَٰهِلِينَ 199
Ey Resûl! İnsanların gönül rızası ile kolaylarına gelerek verdikleri mal ve sundukları güzel ahlakı onlardan kabul et. Mizaçlarının katlanamayacağı şeylerle onları sorumlu tutma. Çünkü bu onların hoşuna gitmez. Onlara hep güzel sözü ve güzel fiili emret, cahil olanlardan da yüz çevir. Cahillikleri sebebiyle onlara karşılık verme. Onlardan kim sana eziyet ederse, sen ona eziyet etme. Onlardan kim seni mahrum bırakırsa, sen onu mahrum bırakma.
وَإِمَّا يَنزَغَنَّكَ مِنَ ٱلشَّيۡطَٰنِ نَزۡغٞ فَٱسۡتَعِذۡ بِٱللَّهِۚ إِنَّهُۥ سَمِيعٌ عَلِيمٌ 200
Ey Resûl! Eğer şeytanın sana bir vesvese verdiğini hissedersen veya hayır işlerinden seni alıkoyarsa yahut yavaşlatırsa, hemen Yüce Allah'a sığın ve tutun. Çünkü O, kuşkusuz söylediklerini işitir, O'na sığındığını bilir ve seni şeytandan koruyup himaye eder.
إِنَّ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوۡاْ إِذَا مَسَّهُمۡ طَٰٓئِفٞ مِّنَ ٱلشَّيۡطَٰنِ تَذَكَّرُواْ فَإِذَا هُم مُّبۡصِرُونَ 201
Şüphesiz Allah'ın emirlerine uyarak yasaklarından sakınan takvalı kimselere şeytandan bir vesvese isabet eder de günah işlerlerse, onlar Allah'ın yüceliğini, asilere olan cezasını ve itaat edenlere de sevabını hatırlarlar, günahlarından tövbe ederler ve Rablerine dönerler. Bir de bakarsın hak üzere dosdoğru olurlar! İçinde bulundukları günahtan uyanıp onu terk ederler.
وَإِخۡوَٰنُهُمۡ يَمُدُّونَهُمۡ فِي ٱلۡغَيِّ ثُمَّ لَا يُقۡصِرُونَ 202
Şeytanlar dalalet üzerinde kalmaları için kâfir ve facirlerden olan kardeşlerine peş peşe günahlar işletirler. Ne şeytanlar saptırmaktan, yoldan çıkarmaktan geri dururlar ne de insanoğlundaki facirler onlara boyun eğmekten ve kötülükler işlemekten geri kalırlar.
وَإِذَا لَمۡ تَأۡتِهِم بَِٔايَةٖ قَالُواْ لَوۡلَا ٱجۡتَبَيۡتَهَاۚ قُلۡ إِنَّمَآ أَتَّبِعُ مَا يُوحَىٰٓ إِلَيَّ مِن رَّبِّيۚ هَٰذَا بَصَآئِرُ مِن رَّبِّكُمۡ وَهُدٗى وَرَحۡمَةٞ لِّقَوۡمٖ يُؤۡمِنُونَ 203
Ey Resûl! Onlara bir mucize getirdiğin zaman ondan yüz çevirip seni yalanlarlar. Onlara bir mucize getirmediğin zaman ise "Kendinden icat edip uyduramaz mıydın?" derler. Ey Resûl! Onlara de ki: "Ben kendi nefsimden bir mucize getirmeye yetkili değilim. Ben ancak Yüce Allah'tan bana vahyolunana uyarım. Size okumuş olduğum bu Kur'an, sizi yaratan ve bütün işlerinizi idare eden Yüce Allah tarafından gönderilmiş bir delil ve hüccettir. Mümin kulları için de bir rahmet ve yol göstericidir. Müminlerin dışındakiler ise sapık ve bedbahttırlar."
وَإِذَا قُرِئَ ٱلۡقُرۡءَانُ فَٱسۡتَمِعُواْ لَهُۥ وَأَنصِتُواْ لَعَلَّكُمۡ تُرۡحَمُونَ 204
Kur'an okunduğu zaman onu dinleyiniz, konuşmayınız ve başka bir şeyle meşgul olmayınız. Umulur ki Yüce Allah size merhamet eder.
وَٱذۡكُر رَّبَّكَ فِي نَفۡسِكَ تَضَرُّعٗا وَخِيفَةٗ وَدُونَ ٱلۡجَهۡرِ مِنَ ٱلۡقَوۡلِ بِٱلۡغُدُوِّ وَٱلۡأٓصَالِ وَلَا تَكُن مِّنَ ٱلۡغَٰفِلِينَ 205
Ey Resûl! Rabbin olan Allah'ı boyun eğerek, tevazu ve korku içinde zikret. Günün ilk vaktinde ve sonunda bu iki vaktin faziletini elde etmek için dua ederken ne sesini yükselt ne de alçalt. Allah Teâlâ'yı zikretmekten gafil olma.
إِنَّ ٱلَّذِينَ عِندَ رَبِّكَ لَا يَسۡتَكۡبِرُونَ عَنۡ عِبَادَتِهِۦ وَيُسَبِّحُونَهُۥ وَلَهُۥ يَسۡجُدُونَۤ۩ 206
Ey Resûl! Rabbin katındaki melekler her noksanlıktan münezzeh olan Yüce Allah'a ibadet etmede büyüklenmezler. Bilakis itaat eder, gevşeklik göstermeden ve ihmal etmeden sürekli ibadete yönelirler. Onlar, Yüce Allah'ı layık olmayan şeylerden gece gündüz tenzih eder ve yalnızca O'na secde ederler.
Aklı başında olan kişiye düşen, yalnızca Allah Teâlâ'ya ibadet etmesidir. Çünkü Yüce Allah; insana dinî yararları elde etmesi için dinî ilimleri içeren kitaplar indirmiştir. Ayrıca dünyada salih kullarını dost edinip koruyarak onlara yardım eder. Böylece onlar dünya menfaatlerini elde ederler ve düşmanlık edenlerin düşmanlığı onlara zarar vermez.
Ayetlerde, istikamet üzere Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in dosdoğru yolunda yürüyen Müslümanlara, Yüce Allah'ın, peygamberine ve velilerine yardım ettiği gibi, yardım edeceğine dair müjde vardır.
Ayetlerde tüm güzel ahlak özellikleri mevcuttur. Kulun üzerine düşen; kendisine zulmedeni affetmesi, kendisine vermeyene vermesi ve kendisiyle ilişkiyi kesenle bağını devam ettirmesidir.
Haram fiil işlemesi veya bir farzı terk etmesi hususunda şeytandan bir kötülük dokunduğunda kulun üzerine düşen, Allah Teâlâ'ya istiğfar ederek nasuh/samimi bir tövbe etmek ve günahlara kefaret olan iyilikler yapmaktır.