وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَكَذَّبُواْ بَِٔايَٰتِنَا وَلِقَآيِٕ ٱلۡأٓخِرَةِ فَأُوْلَٰٓئِكَ فِي ٱلۡعَذَابِ مُحۡضَرُونَ 16
Allah'a iman etmeyip kâfir olan, Resûlümüze indirdiğimiz ayetlerimizi, yeniden dirilmeyi ve hesabı yalanlayanlar, azap için hazır bulundurulurlar ve sürekli olarak azap içinde olurlar.
فَسُبۡحَٰنَ ٱللَّهِ حِينَ تُمۡسُونَ وَحِينَ تُصۡبِحُونَ 17
Akşam vaktine girerken Allah'ı tesbih edin; o vakit akşam ve yatsı namazlarının vaktidir. Sabah vaktine girerken de O'nu tesbih edin; o da sabah namazının vaktidir.
وَلَهُ ٱلۡحَمۡدُ فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَعَشِيّٗا وَحِينَ تُظۡهِرُونَ 18
Övgü yalnızca Allah Subhanehu ve Teâlâ'ya mahsustur. Göklerde melekleri, yeryüzünde ise yaratmış olduğu mahlukat O'na hamdeder. İkindi namazı vaktine girdiğinizde de öğle namazı vaktine girdiğinizde de O'nu tesbih edin.
يُخۡرِجُ ٱلۡحَيَّ مِنَ ٱلۡمَيِّتِ وَيُخۡرِجُ ٱلۡمَيِّتَ مِنَ ٱلۡحَيِّ وَيُحۡيِ ٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ مَوۡتِهَاۚ وَكَذَٰلِكَ تُخۡرَجُونَ 19
Yüce Allah, insanı nutfeden ve civcivi yumurtadan çıkardığı gibi ölüden de diriyi çıkartır. İnsandan nutfeyi ve tavuktan yumurtayı çıkardığı gibi diriden de ölüyü çıkartır. Yeryüzü kuruduktan sonra yağmur indirerek ve yeşerterek ona hayat verir. Yeryüzüne yeşerterek hayat verdiği gibi hesaba çekmek ve amellerinizin karşılığını vermek için de sizi kabirlerinizden çıkaracaktır.
وَمِنۡ ءَايَٰتِهِۦٓ أَنۡ خَلَقَكُم مِّن تُرَابٖ ثُمَّ إِذَآ أَنتُم بَشَرٞ تَنتَشِرُونَ 20
Allah'ın birliğine ve kudretine delalet eden azametli ayetlerinden biri de (ey insanlar!) babanızı topraktan yaratarak sizin aslınızı da ondan (topraktan) yaratmış olmasıdır. Ardından sizler üreyerek nesli çoğalan beşer ve yeryüzünün doğu ve batısına yayılan canlılar oldunuz.
وَمِنۡ ءَايَٰتِهِۦٓ أَنۡ خَلَقَ لَكُم مِّنۡ أَنفُسِكُمۡ أَزۡوَٰجٗا لِّتَسۡكُنُوٓاْ إِلَيۡهَا وَجَعَلَ بَيۡنَكُم مَّوَدَّةٗ وَرَحۡمَةًۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّقَوۡمٖ يَتَفَكَّرُونَ 21
Yüce Allah'ın birliğine ve kudretine delalet eden büyük ayetlerinden biri de, sizin için kendi cinsinizden olan, uyum içinde yaşadığınız ve nefislerinizin huzur bulduğu eşler yaratmış olmasıdır. Sizlerle onlar arasında sevgi ve şefkat meydana getirmiştir. Şüphesiz ki bu zikredilenler, düşünen bir toplum için apaçık ayet ve delillerdir. Çünkü onlar akıllarını kullanarak bundan istifade eden kimselerdir.
وَمِنۡ ءَايَٰتِهِۦ خَلۡقُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَٱخۡتِلَٰفُ أَلۡسِنَتِكُمۡ وَأَلۡوَٰنِكُمۡۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّلۡعَٰلِمِينَ 22
O'nun birliğine ve kudretine delalet eden azametli ayetlerinden biri de gökleri ve yeri yaratmasıdır. Konuştuğunuz dilleriniz ve renklerinizin farklı olması da bu ayetlerdendir. Bu söylenenlerde ilim ve basiret sahipleri için apaçık ayet ve deliller vardır.
وَمِنۡ ءَايَٰتِهِۦ مَنَامُكُم بِٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِ وَٱبۡتِغَآؤُكُم مِّن فَضۡلِهِۦٓۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّقَوۡمٖ يَسۡمَعُونَ 23
Hem gece vaktinde uyuyabilmeniz hem de işlerinizin yorgunluğundan dolayı dinlenerek gündüz vaktinde uyuyabilmeniz, Allah Teâlâ'nın birliğine ve kudretine delalet eden azametli ayetlerinden biridir. Ayrıca gündüzü, Rabbinizden rızık istemek için yeryüzüne yayıldığınız bir vakit kılması da O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunlarda kabul ve tefekkür etme kasdıyla işitip dinleyen topluluk için apaçık ayet ve deliller vardır.
وَمِنۡ ءَايَٰتِهِۦ يُرِيكُمُ ٱلۡبَرۡقَ خَوۡفٗا وَطَمَعٗا وَيُنَزِّلُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَيُحۡيِۦ بِهِ ٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ مَوۡتِهَآۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّقَوۡمٖ يَعۡقِلُونَ 24
Gökteki şimşeği, içinde bulunan yıldırımla sizi korkutmak için ve yağmura olan arzunuzu gerçekleştirmek için göndermesi, bulutlardan yağmuru indirip, ardından yeryüzü kurakken orada ekinler bitirip onlara hayat vermesi O'nun birliğine ve kudretine delalet eden büyük ayetlerindendir. Şüphesiz bu söylenenlerde, akıl sahipleri için apaçık ayet ve deliller vardır. Onlar bununla, ölümden sonra hesap ve karşılık için tekrar dirilecekleri yönünde çıkarımda bulunurlar.
Kulun, vaktini namaz ve tesbihle imar etmesi akıbetinin güzel olacağına işaret eder.
Hayatın yenilenmesi, öldükten sonra yeniden dirilmeye bir delildir. Öyle ki Yüce Allah ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkarır.
Nefislerde ve göklerde bulunan ayetlerden, sadece, Allah Teâlâ'nın kendilerine somut ve soyut şeyleri doğru algılama yeteneği verdiği kimseler yararlanır.