فَكَذَّبُوهُ فَإِنَّهُمۡ لَمُحۡضَرُونَ 127
Bunun üzerine kavmi onu yalanladı. Onu yalanlamaları sebebiyle de azap için hazır bulundurulacaklardır.
إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ 128
Ancak kavminden Allah'a ibadetinde ihlaslı olan mümin kulları bundan müstesnadır. O kimseler azapta hazır bulunmaktan kurtulmuşlardır.
وَتَرَكۡنَا عَلَيۡهِ فِي ٱلۡأٓخِرِينَ 129
Sonradan gelen ümmetler arasında onun için güzel bir övgü ve iyi bir hatıra bıraktık.
سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِلۡ يَاسِينَ 130
İlyas'a Allah'tan selam ve övgüler olsun.
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ 131
Şüphesiz Biz İlyas'ı bu güzel mükâfatla mükâfatlandırdığımız gibi Rablerine iman edip güzelce itaat edenleri de işte böyle mükâfatlandırırız.
إِنَّهُۥ مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِينَ 132
Şüphesiz İlyas, Rabbine olan imanında sadık ve hakiki manada Bize iman etmiş kullarımızdandı.
وَإِنَّ لُوطٗا لَّمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ 133
Şüphesiz Lut da Allah'ın, kavmine müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndermiş olduğu resûllerdendi.
إِذۡ نَجَّيۡنَٰهُ وَأَهۡلَهُۥٓ أَجۡمَعِينَ 134
Onu ve ailesini kavmine gönderilen azaptan kurtardığımız zamanı hatırla.
إِلَّا عَجُوزٗا فِي ٱلۡغَٰبِرِينَ 135
Onun eşi müstesna, zira o da onlar gibi kâfir olduğu için kavmini kuşatan azap karısını da kuşattı.
ثُمَّ دَمَّرۡنَا ٱلۡأٓخَرِينَ 136
Sonra kavminden olup onu yalanlayanları ve getirdiklerini tasdik etmeyen diğerlerini helak ettik.
وَإِنَّكُمۡ لَتَمُرُّونَ عَلَيۡهِم مُّصۡبِحِينَ 137
Şüphesiz siz ey Mekke ehli! Sabah vakti Şam'a olan yolculuğunuz esnasında onların evlerinin yanından gelip geçiyorsunuz.
وَبِٱلَّيۡلِۚ أَفَلَا تَعۡقِلُونَ 138
Geceleyin de onların diyarından geçip gidiyorsunuz. Yalanlamaları, küfürleri ve daha önce hiçbir toplumun işlemediği fuhşiyatı işlemeleri sebebiyle başlarına gelen felaketten ibret alıp hâlâ akıllanmayacak mısınız?
وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ 139
Şüphesiz kulumuz Yunus, Allah'ın, kavmine müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdiği resûllerdendi.
إِذۡ أَبَقَ إِلَى ٱلۡفُلۡكِ ٱلۡمَشۡحُونِ 140
Rabbinin izni olmadan kavminden kaçtığında, yolcu ve eşyalarla dolu ve yüklü bir gemiye binmişti.
فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلۡمُدۡحَضِينَ 141
Gemi çok dolu olduğu için neredeyse batmak üzereydi. Yolcuların çok olması sebebiyle geminin batmasından korkarak bazı yolcuları gemiden atmak için kura çektiler. Yunus, çekilen kurada kaybedenlerden oldu ve onu denize attılar.
فَٱلۡتَقَمَهُ ٱلۡحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٞ 142
Denize attıklarında bir balık onu kaptı ve yuttu. Doğrusu Rabbinin izni olmadan denize gittiğinden dolayı kınanacak bir davranışta bulunmuştu.
فَلَوۡلَآ أَنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلۡمُسَبِّحِينَ 143
Eğer Yunus başına gelen olaydan önce Allah'ı çok zikredenlerden olmasaydı ve balığın karnında tesbih etmesi olmasaydı...
لَلَبِثَ فِي بَطۡنِهِۦٓ إِلَىٰ يَوۡمِ يُبۡعَثُونَ 144
Balığın karnında kıyamet gününe kadar kalacaktı. Ta ki balığın karnı kendisine kabir olacaktı.
۞فَنَبَذۡنَٰهُ بِٱلۡعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٞ 145
Biz onu balığın karnından bina ve ağaçların olmadığı ıssız bir yere attık. Balığın karnında uzun süre kaldığı için bedeni zayıf ve halsizdi.
وَأَنۢبَتۡنَا عَلَيۡهِ شَجَرَةٗ مِّن يَقۡطِينٖ 146
O boş arazide, gölgesinden istifade edip kendisinden yemesi için geniş yapraklı bir bal kabağı bitirdik.
وَأَرۡسَلۡنَٰهُ إِلَىٰ مِاْئَةِ أَلۡفٍ أَوۡ يَزِيدُونَ 147
Onu, sayıları yüz bin olan, hatta daha fazla olan kavmine peygamber olarak gönderdik.
فََٔامَنُواْ فَمَتَّعۡنَٰهُمۡ إِلَىٰ حِينٖ 148
Onun kendilerine getirdiğini tasdik edip iman ettiler. Yüce Allah da onların dünya hayatında belirlediği ecelleri sona erinceye kadar onları dünya hayatından faydalandırdı.
فَٱسۡتَفۡتِهِمۡ أَلِرَبِّكَ ٱلۡبَنَاتُ وَلَهُمُ ٱلۡبَنُونَ 149
Ey Muhammed! Onları kınayarak şu soruyu sor: Hoşlanmadığınız kızları Yüce Allah'a ve sevdiğiniz erkek çocukları da kendinize mi nispet ediyorsunuz? Bu nasıl bir paylaştırmadır?
أَمۡ خَلَقۡنَا ٱلۡمَلَٰٓئِكَةَ إِنَٰثٗا وَهُمۡ شَٰهِدُونَ 150
Yaratılışlarına şahit olup, orada hazır bulunmamalarına rağmen nasıl olur da meleklerin dişi olduklarını iddia ederler?
أَلَآ إِنَّهُم مِّنۡ إِفۡكِهِمۡ لَيَقُولُونَ 151
İyi bilin ki müşrikler Allah'a iftira ederek ve yalan uydurarak O'na çocuk isnat ettiler. Şüphesiz onlar bu iddialarında yalancıdırlar.
وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمۡ لَكَٰذِبُونَ 152
İyi bilin ki müşrikler Allah'a iftira ederek ve yalan uydurarak O'na çocuk isnat ettiler. Şüphesiz onlar bu iddialarında yalancıdırlar.
أَصۡطَفَى ٱلۡبَنَاتِ عَلَى ٱلۡبَنِينَ 153
Yüce Allah, sizin kendiniz için hoşlanmadığınız kızları, hoşlandığınız erkek çocuklara tercih etti öyle mi? Kesinlikle hayır!
Mümin kulların kurtulması ve kâfirlerin helak edilmesi, Yüce Allah'ın hiçbir zaman değişmeyen ilahî kanunudur.
Öğüt vermenin gerekliliği ve resûlleri yalanlayanların başlarına gelenlerin başkalarının da başına gelmemesi için öğüt almaları belirtilmiştir.
Allah Teâlâ'nın (فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلۡمُدۡحَضِينَ) "Yunus, çekilen kurada kaybedenlerden oldu." ayeti gereği dinde kura çekmek caizdir.