يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ قَٰتِلُواْ ٱلَّذِينَ يَلُونَكُم مِّنَ ٱلۡكُفَّارِ وَلۡيَجِدُواْ فِيكُمۡ غِلۡظَةٗۚ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلۡمُتَّقِينَ 123
Allah, müminlere, kendilerine yakın olmaları sebebiyle zarar vermelerinden endişe edilen kâfirlere karşı savaşmalarını emretmiştir. Aynı şekilde bunu, onları korkutmaları, onların kötülüklerini savmaları, onlara karşı güçlerini ve sertliklerini göstermeleri için emretmiştir. Allah Teâlâ, yardımı ve desteklemesi ile muttaki kullarıyla beraberdir.
وَإِذَا مَآ أُنزِلَتۡ سُورَةٞ فَمِنۡهُم مَّن يَقُولُ أَيُّكُمۡ زَادَتۡهُ هَٰذِهِۦٓ إِيمَٰنٗاۚ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ فَزَادَتۡهُمۡ إِيمَٰنٗا وَهُمۡ يَسۡتَبۡشِرُونَ 124
Allah, Peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'e bir sure indirdiği zaman münafıklardan bazı kimseler alay ederek ve dalga geçerek, "Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in getirdiği bu sure sizden hanginizin imanını artırdı?" derler. Allah'a iman edip O'nun Resûlünün getirdiklerini tasdik edenler var ya, işte bir surenin inmesi onların önceki imanlarına iman katıp arttırmıştır. İndirilen bu vahiyle içinde kendileri için dünyalık ve ahiretlik faydaları barındırdığından dolayı onlar mutlu olmuşlardır.
وَأَمَّا ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ فَزَادَتۡهُمۡ رِجۡسًا إِلَىٰ رِجۡسِهِمۡ وَمَاتُواْ وَهُمۡ كَٰفِرُونَ 125
Münafıklara gelince, içindeki hükümler ve kıssalar ile Kur'an onların hastalıklarını ve pisliklerini arttırmaktadır. Bu, onların inen vahyi yalanlamaları sebebiyledir. Böylece Kur'an'ın inişinin artmasıyla birlikte onların kalplerindeki hastalık da artar. Çünkü her bir ayet indikçe onlar inen bu ayetler hakkında şüphe etmekte ve kâfir olarak ölmektedirler.
أَوَلَا يَرَوۡنَ أَنَّهُمۡ يُفۡتَنُونَ فِي كُلِّ عَامٖ مَّرَّةً أَوۡ مَرَّتَيۡنِ ثُمَّ لَا يَتُوبُونَ وَلَا هُمۡ يَذَّكَّرُونَ 126
Allah, onların nifaklarını her yıl bir yahut iki kez ortaya çıkararak onları imtihan ettiği halde münafıklar ibret almıyorlar mı? Bir de onlar bütün bunları yapanın Allah Teâlâ olduğunu bilmektedirler. Onlar küfürlerinden dönüp Allah'a tövbe etmiyorlar, nifaklarından vazgeçmiyorlar ve başlarına gelenin Allah'tan olduğunu düşünmüyorlar.
وَإِذَا مَآ أُنزِلَتۡ سُورَةٞ نَّظَرَ بَعۡضُهُمۡ إِلَىٰ بَعۡضٍ هَلۡ يَرَىٰكُم مِّنۡ أَحَدٖ ثُمَّ ٱنصَرَفُواْۚ صَرَفَ ٱللَّهُ قُلُوبَهُم بِأَنَّهُمۡ قَوۡمٞ لَّا يَفۡقَهُونَ 127
Allah, Resûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'e, içinde münafıkların durumlarının zikredildiği bir sure indirdiği zaman, münafıklardan bazıları diğerlerine bakarak şöyle derler: "Sizi birisi görüyor mu?" Eğer biri onları görmemişse o meclisten uzaklaşırlardı. Yüce Allah, onların kalplerini hidayetten ve hayırdan uzaklaştırmış ve anlamayan bir kavim oldukları için onları alçaltmıştır.
لَقَدۡ جَآءَكُمۡ رَسُولٞ مِّنۡ أَنفُسِكُمۡ عَزِيزٌ عَلَيۡهِ مَا عَنِتُّمۡ حَرِيصٌ عَلَيۡكُم بِٱلۡمُؤۡمِنِينَ رَءُوفٞ رَّحِيمٞ 128
(Ey Arap topluluğu!) Size kendi ırkınızdan, sizin gibi Arap olan bir peygamber geldi. Size sıkıntı veren şey ona da sıkıntı vermektedir. Sizin hidayetiniz ve size verdiği önem hususunda oldukça isteklidir. Yine o, özellikle müminlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir.
فَإِن تَوَلَّوۡاْ فَقُلۡ حَسۡبِيَ ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۖ عَلَيۡهِ تَوَكَّلۡتُۖ وَهُوَ رَبُّ ٱلۡعَرۡشِ ٱلۡعَظِيمِ 129
Eğer senden yüz çevirirler ve senin getirdiklerine iman etmezlerse (ey Peygamber!) onlara de ki: Kendisinden başka hak ilah olmayan Allah bana yeter. Ben sadece O'na dayandım. O Subhânehu ve Teâlâ büyük arşın Rabbidir.
Eğer İslam toprakları genişlerse ve savaşmaya gerek olursa, kâfirlerden yakın olanlara karşı savaşmaya başlamanın gerekliliği beyan edilmiştir.
Kur'an indirilirken münafıkların aleyhine (olan ayetlerin) indirildiği zamanki halleri beyan edilmiştir ki onlar Kur'an inerken gözetlerler ve bundan endişelenirler/rahatsız olurlar.
Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in müminlere olan rahmeti ve düşkünlüğü beyan edilmiştir.
Ayetlerde imanın artıp eksildiğine delil bulunmaktadır. Yine ayetlerde müminin, imanını sorgulaması, sürekli artış halinde olması için imanını daima yoklaması, yenilemesi ve artırması gerektiği vardır.