وَمَا يَسۡتَوِي ٱلۡبَحۡرَانِ هَٰذَا عَذۡبٞ فُرَاتٞ سَآئِغٞ شَرَابُهُۥ وَهَٰذَا مِلۡحٌ أُجَاجٞۖ وَمِن كُلّٖ تَأۡكُلُونَ لَحۡمٗا طَرِيّٗا وَتَسۡتَخۡرِجُونَ حِلۡيَةٗ تَلۡبَسُونَهَاۖ وَتَرَى ٱلۡفُلۡكَ فِيهِ مَوَاخِرَ لِتَبۡتَغُواْ مِن فَضۡلِهِۦ وَلَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ 12
İki deniz birbirine eşit olmaz. O iki denizden birinin suyu çok tatlıdır, tatlılığı sebebiyle içimi kolaydır. Diğeri ise tuzlu ve acıdır, tuzlu olması sebebiyle içimi zordur. Her iki denizden de taze et yersiniz ki yediğiniz bu taze et denizde bulunan balıklardır. Ve bu iki denizden de ziynet olarak takındığınız inci ve mercan çıkarırsınız. Ticaret gemilerinin denizleri yararak gelip gittiklerini görürsün. Sizler böylece ticaret yaparak Yüce Allah'ın dünya nimetlerini elde etmek istersiniz. Umulur ki Allah'ın sizi nimetlendirdiği pek çok nimete şükredersiniz.
يُولِجُ ٱلَّيۡلَ فِي ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِي ٱلَّيۡلِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَۖ كُلّٞ يَجۡرِي لِأَجَلٖ مُّسَمّٗىۚ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمۡ لَهُ ٱلۡمُلۡكُۚ وَٱلَّذِينَ تَدۡعُونَ مِن دُونِهِۦ مَا يَمۡلِكُونَ مِن قِطۡمِيرٍ 13
Allah geceyi gündüzün içine katar ve böylece gündüzü uzatır. Gündüzü de gecenin içine katar ve böylece geceyi uzatır. Allah Güneş'i ve Ay'ı emri altına almıştır. Bu ikisinin her biri de sadece Allah'ın bildiği ve takdir ettiği bir süreye kadar akıp gider ki bu kıyamet günüdür. Bütün bunların akıp gitmesini sağlayan ve takdir eden Rabbiniz Allah'tır. Mülk (hükümranlık) sadece O'nundur. Sizin, Allah'ın dışında kendilerine taptığınız putlar ise bir hurma tanesinin zarına dahi sahip değildirler. Nasıl olur da Beni bırakıp onlara taparsınız?
إِن تَدۡعُوهُمۡ لَا يَسۡمَعُواْ دُعَآءَكُمۡ وَلَوۡ سَمِعُواْ مَا ٱسۡتَجَابُواْ لَكُمۡۖ وَيَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ يَكۡفُرُونَ بِشِرۡكِكُمۡۚ وَلَا يُنَبِّئُكَ مِثۡلُ خَبِيرٖ 14
Kendilerine ibadet ettiğiniz mabudlarınıza dua etseniz dahi onlar sizin dualarınızı işitmezler. Çünkü onlar hayat sahibi olmayan ve duymayan cansız varlıklardır. Duanızı işitecek olsalar dahi size cevap veremezler. Kıyamet günü ise onlar, şirkinizden ve onlara ibadet etmenizden berî olduklarını söyleyeceklerdir. Ey Resûl! Sana hiç kimse Yüce Allah'tan daha doğru haber veremez.
۞يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ أَنتُمُ ٱلۡفُقَرَآءُ إِلَى ٱللَّهِۖ وَٱللَّهُ هُوَ ٱلۡغَنِيُّ ٱلۡحَمِيدُ 15
Ey insanlar! Her işinizde ve her halinizde Allah'a muhtaç olanlar sizlersiniz. Allah ise gerçek zengin olan ve hiçbir şeyde size ihtiyaç duymayandır. Dünyada ve ahirette kulları için takdir ettikleri ile de övgüye layık olandır.
إِن يَشَأۡ يُذۡهِبۡكُمۡ وَيَأۡتِ بِخَلۡقٖ جَدِيدٖ 16
Eğer Allah Teâlâ dilerse sizi helak edecek bir şekilde yok eder de sizin yerinize kendisine ibadet eden ve kendisine hiçbir şeyi ortak koşmayan yeni bir halk getirir.
وَمَا ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ بِعَزِيزٖ 17
Sizin helak edilerek yok edilmeniz ve sizin yerinize yeni bir halkın gelmesi Yüce Allah'a zor değildir.
وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٞ وِزۡرَ أُخۡرَىٰۚ وَإِن تَدۡعُ مُثۡقَلَةٌ إِلَىٰ حِمۡلِهَا لَا يُحۡمَلۡ مِنۡهُ شَيۡءٞ وَلَوۡ كَانَ ذَا قُرۡبَىٰٓۗ إِنَّمَا تُنذِرُ ٱلَّذِينَ يَخۡشَوۡنَ رَبَّهُم بِٱلۡغَيۡبِ وَأَقَامُواْ ٱلصَّلَوٰةَۚ وَمَن تَزَكَّىٰ فَإِنَّمَا يَتَزَكَّىٰ لِنَفۡسِهِۦۚ وَإِلَى ٱللَّهِ ٱلۡمَصِيرُ 18
Hiçbir günahkâr nefis bir başka günahkâr nefsin günahını yüklenmez. Bilakis her nefis kendi günahını yüklenir. Günah yükü kendisine ağır gelen kimse onu taşımak için başkasını çağırsa ve çağırdığı kimse akrabası da olsa onun yükünden bir şey yüklenmez. Ey Peygamber! Sen, Rabbinin azabıyla ancak görmeden Rablerinden korkanları ve namazı en kamil şekilde (ve dosdoğru kılanları) korkutursun. Kim günah kirinden arınırsa -ki bu günahların en büyüğü şirktir- kendisi için arınmış olur. Çünkü bunun (temizlenmenin) faydası (temizlenen) kişinin kendisine döner. Allah bu kimsenin itaatine muhtaç değildir. Hesap ve karşılık için kıyamet günü dönüş de Allah'adır.
Denizin insanların hizmetine verilmesi, gece ile gündüzün birbirini takip etmesi, güneş ve ayın (insanların) hizmetine sunulması Allah'ın insanlar üzerindeki nimetlerindendir. Fakat bu nimetler alışılmış olduğu için insanlar bundan gafildirler.
Müşriklerin akılsızlıkları beyan edilmiştir. Zira onlar işitmeyen ve akletmeyen putlara dua etmektedirler.
İnsan daima Allah'a muhtaç bir şekilde yaşar. Hiç kimseye ve hiçbir şeye muhtaç olmamak Yüce Allah'ın kemal sıfatlarındandır.
Kişinin nefsinin arınması kulun kendisine bağlıdır. Kul, isterse nefsini korur, isterse zayi eder.