وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَا لُقۡمَٰنَ ٱلۡحِكۡمَةَ أَنِ ٱشۡكُرۡ لِلَّهِۚ وَمَن يَشۡكُرۡ فَإِنَّمَا يَشۡكُرُ لِنَفۡسِهِۦۖ وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِيٌّ حَمِيدٞ 12
Ant olsun Biz, Lokman'ı dinde fıkıh sahibi ve işlerde doğru karar veren birisi eyledik. Ona şöyle buyurduk: (Ey Lokman!) İtaatine seni muvaffak kılma nimetinden dolayı Rabbine şükret. Kim Rabbine şükrederse, bu şükrü kendisine fayda sağlar. Allah, kulunun şükretmesinden müstağnidir. Kim Allah'ın kendisine bahşettiği nimetine nankörlük edip, Allah Subhanehu ve Teâlâ'yı inkâr ederse, bu küfrünün zararı kendisinedir, o, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremez. O, bütün mahlukatından müstağnidir, her halükârda övülmeye layıktır.
وَإِذۡ قَالَ لُقۡمَٰنُ لِٱبۡنِهِۦ وَهُوَ يَعِظُهُۥ يَٰبُنَيَّ لَا تُشۡرِكۡ بِٱللَّهِۖ إِنَّ ٱلشِّرۡكَ لَظُلۡمٌ عَظِيمٞ 13
(Ey Resûl!) Hani Lokman'ın, oğluna, hayra teşvik ederken ve şerden sakındırırken söylediklerini hatırla! "Ey Yavrucuğum! Allah ile birlikte başkasına ibadet etme. Allah ile başkasına ibadet etmek büyük bir zulümdür, kişinin işlediği en büyük günahtır. Zira bu günah ebedî olarak cehennemde kalmaya götürür."
وَوَصَّيۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيۡهِ حَمَلَتۡهُ أُمُّهُۥ وَهۡنًا عَلَىٰ وَهۡنٖ وَفِصَٰلُهُۥ فِي عَامَيۡنِ أَنِ ٱشۡكُرۡ لِي وَلِوَٰلِدَيۡكَ إِلَيَّ ٱلۡمَصِيرُ 14
İnsana, Allah'a masiyet olmayan hususlarda ana-babasına itaat edip, onlara iyilikte bulunmasını emrettik. Annesi onu karnında meşakkat üstüne meşakkatle taşımıştır. Sütten kesilmesi de iki yıl içindedir. İnsana şöyle buyurduk: "Allah'ın sana bahşetmiş olduğu nimetlerden dolayı Allah'a şükret. Sonra da seni yetiştirip özen göstermelerinden dolayı ana-babana teşekkür et." Dönüş ancak Banadır. Herkese, hak ettiğinin karşılığını vereceğim.
وَإِن جَٰهَدَاكَ عَلَىٰٓ أَن تُشۡرِكَ بِي مَا لَيۡسَ لَكَ بِهِۦ عِلۡمٞ فَلَا تُطِعۡهُمَاۖ وَصَاحِبۡهُمَا فِي ٱلدُّنۡيَا مَعۡرُوفٗاۖ وَٱتَّبِعۡ سَبِيلَ مَنۡ أَنَابَ إِلَيَّۚ ثُمَّ إِلَيَّ مَرۡجِعُكُمۡ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ 15
Eğer ana-baban, Allah'a ortak koşman konusunda seni zorlarlarsa, asla bu hususta onlara itaat etme. Çünkü Allah'a isyanın söz konusu olduğu yerde kula itaat yoktur. İyilik, güzellik ve onlarla olan bağlarını gözeterek dünyada onlarla iyi geçin. Tevhit ve itaat ile Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonra, kıyamet günü hepinizin dönüşü yalnız Banadır. Size, dünyada yapmış olduğunuz amelleri haber vereceğim, bunların karşılığını da size vereceğim.
يَٰبُنَيَّ إِنَّهَآ إِن تَكُ مِثۡقَالَ حَبَّةٖ مِّنۡ خَرۡدَلٖ فَتَكُن فِي صَخۡرَةٍ أَوۡ فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ أَوۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ يَأۡتِ بِهَا ٱللَّهُۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٞ 16
Ey oğlum! İyilik ya da kötülük hardal tanesi kadar küçük dahi olsun ve bu ister hiçbir kimsenin görmediği bir kayanın içinde ister gökyüzünün herhangi bir yerinde isterse de yeryüzünde olsun Yüce Allah bunu kıyamet günü getirecektir. Bunun karşılığını kuluna verecektir. Şüphesiz Allah Latîf'tir, ince ayrıntılar bile O'na gizli kalmaz. Eşyanın hakikatinden ve yerinden hakkıyla haberdardır.
يَٰبُنَيَّ أَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ وَأۡمُرۡ بِٱلۡمَعۡرُوفِ وَٱنۡهَ عَنِ ٱلۡمُنكَرِ وَٱصۡبِرۡ عَلَىٰ مَآ أَصَابَكَۖ إِنَّ ذَٰلِكَ مِنۡ عَزۡمِ ٱلۡأُمُورِ 17
"Ey yavrum! Namazı eksiksiz olarak tam bir şekilde eda et. İyiliği emret ve münkerden sakındır. Eğer bu hususta sana bir kötülük isabet ederse, ona da sabret. Bu emredildiğin hususlar, Yüce Allah'ın sana, yapmanı emrettiği şeylerdir, bunları yapıp yapmamada seçme hakkın yoktur."
وَلَا تُصَعِّرۡ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمۡشِ فِي ٱلۡأَرۡضِ مَرَحًاۖ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخۡتَالٖ فَخُورٖ 18
Kibirlenerek insanlardan yüz çevirme. Kendini beğenmiş bir şekilde yeryüzünde yürüme. Şüphesiz Allah böbürlenerek yürüyen, kendisine verilen nimetle insanlara karşı büyüklük taslayıp övünen ve bu nimetlerden dolayı Allah'a şükretmeyen kimseyi sevmez.
وَٱقۡصِدۡ فِي مَشۡيِكَ وَٱغۡضُضۡ مِن صَوۡتِكَۚ إِنَّ أَنكَرَ ٱلۡأَصۡوَٰتِ لَصَوۡتُ ٱلۡحَمِيرِ 19
Yürüyüşün çok yavaş ile hızlı olmak arasında orta (ağırbaşlı) bir yürüyüş olsun. Sesini alçalt, eziyet verecek derecede yükseltme. Şüphesiz seslerin en çirkini, yüksek olmasından dolayı eşeklerin sesidir.
Allah Subhanehu ve Teâlâ'nın bir annenin hamilelik ve doğum esnasında çektiği sıkıntıları açıklaması, ona daha fazla iyilikte bulunmak gerektiğine delalet eder.
İtaat etmenin faydası ve günah işlemenin zararı kulun kendisine döner.
Çocukların yetiştirilmesi, eğitim ve öğretimin gözetilmesi zorunludur.
İslam dininin getirdiği edep kuralları tüm fert ve toplum davranışlarını kapsar.