سورة Mekkî
Yeniden diriltme kudretinin delilleri anlatılmış ve akıbete dair gözdağı verilmiştir.
عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ 1
Yüce Allah kendilerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'i gönderdikten sonra bu müşrikler hâlâ hangi şey hakkında soru sorup duruyorlar?
عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلۡعَظِيمِ 2
Onlar birbirine büyük bir haber hakkında soruyorlar. O da yeniden diriliş haberini barındıran peygamberine indirilmiş olan bu Kur'an’dır.
ٱلَّذِي هُمۡ فِيهِ مُخۡتَلِفُونَ 3
Onlar bu Kur’an’ı; sihir, şiir, kehanet veya eskilerin hikâyeleri olarak nitelendirirken kendi aralarında ihtilaf etmektedirler.
كَلَّا سَيَعۡلَمُونَ 4
Bu durum hiç de onların iddia ettiği gibi değildir. Kur'an'ı yalanlayan o kimseler, yakında, yalanlamalarının kötü akıbetini öğrenecekler.
ثُمَّ كَلَّا سَيَعۡلَمُونَ 5
Sonra bu onlar için kesin olacak.
أَلَمۡ نَجۡعَلِ ٱلۡأَرۡضَ مِهَٰدٗا 6
Yeryüzünü onlar için yayılmış, üzerinde karar kılmalarına elverişli bir hale dönüştürmedik mi?
وَٱلۡجِبَالَ أَوۡتَادٗا 7
Ve yeryüzünde dağları, onun sarsılmasını engelleyen kazıklar kılmadık mı?
وَخَلَقۡنَٰكُمۡ أَزۡوَٰجٗا 8
(Ey insanlar!) Bazılarınızı erkek, bazılarınızı da dişi olarak sınıf sınıf yarattık.
وَجَعَلۡنَا نَوۡمَكُمۡ سُبَاتٗا 9
Uykunuzu da işlerinizden dinlenmeniz için bir istirahat sebebi kıldık.
وَجَعَلۡنَا ٱلَّيۡلَ لِبَاسٗا 10
Avretlerinizi örttüğünüz elbiseler gibi geceyi de karanlığıyla örten bir örtü kıldık.
وَجَعَلۡنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشٗا 11
Ve gündüzü de bir kazanç ve rızık arama sahası kıldık.
وَبَنَيۡنَا فَوۡقَكُمۡ سَبۡعٗا شِدَادٗا 12
Üzerinize de dayanıklı ve sağlamlaştırılmış yapılı yedi kat gök bina ettik.
وَجَعَلۡنَا سِرَاجٗا وَهَّاجٗا 13
Ve Güneş'i de, güçlü alevli ve aydınlatan bir lamba yaptık.
وَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلۡمُعۡصِرَٰتِ مَآءٗ ثَجَّاجٗا 14
Ve yağmur yağdırmasının vakti gelmiş bulutlardan bolca dökülen su indirdik.
لِّنُخۡرِجَ بِهِۦ حَبّٗا وَنَبَاتٗا 15
Onunla çeşitli tohumlar ve çeşitli bitkiler çıkaralım diye.
وَجَنَّٰتٍ أَلۡفَافًا 16
Ve ağaç dalları birbirine girip dolaşmış bahçeler yetiştirelim.
Yüce Allah, kudretine delalet eden bu nimetleri zikrettikten sonra yeniden dirilişi zikretmiştir. Çünkü bu nimetleri yaratmaya kadir olan, ölüleri diriltmeye ve onları hesaba çekmeye de kadirdir. Zira Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
إِنَّ يَوۡمَ ٱلۡفَصۡلِ كَانَ مِيقَٰتٗا 17
Şüphesiz mahlukatın arasında hüküm verileceği ayırt etme günü, hiç kimsenin geç kalmayacağı sabit bir buluşma vaktidir.
يَوۡمَ يُنفَخُ فِي ٱلصُّورِ فَتَأۡتُونَ أَفۡوَاجٗا 18
(Ey insanlar!) O gün melek, ikinci defa boynuza üfleyecek ve siz bölük bölük geleceksiniz.
وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتۡ أَبۡوَٰبٗا 19
Ve gökyüzü açılır da içinde açık kapılar gibi gedik ve yarıklar oluşur.
وَسُيِّرَتِ ٱلۡجِبَالُ فَكَانَتۡ سَرَابًا 20
Dağlar, saçılmış toz toprağa dönüşünceye kadar yürütülür ve tıpkı bir serap gibi olur.
إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتۡ مِرۡصَادٗا 21
Şüphesiz cehennem de pusuda bekleyen bir gözcüdür.
لِّلطَّٰغِينَ مََٔابٗا 22
Zalimlerin kendisine dönecekleri dönüş yeridir.
لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحۡقَابٗا 23
Orada sonu olmayan çağlar ve asırlar boyunca kalacaklar.
لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرۡدٗا وَلَا شَرَابًا 24
Orada, onlardan ateşin sıcaklığını giderecek ne soğuk bir hava ne de tat alınan bir içecek tadacaklar.
إِلَّا حَمِيمٗا وَغَسَّاقٗا 25
Çok sıcak su ve cehennem halkından akan irinler dışında bir şey tatmayacaklar.
جَزَآءٗ وِفَاقًا 26
İçinde bulundukları küfür ve sapıklığa çok uygun bir ceza.
إِنَّهُمۡ كَانُواْ لَا يَرۡجُونَ حِسَابٗا 27
Onlar dünyadayken, ahirette Allah’ın onları hesaba çekeceğinden korkmuyorlardı. Çünkü onlar yeniden dirilişe inanmıyorlardı. Eğer yeniden dirilişten korksalardı, elbette Allah’a iman eder ve salih ameller işlerlerdi.
وَكَذَّبُواْ بَِٔايَٰتِنَا كِذَّابٗا 28
Gönderdiğimiz elçiye inen ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar.
وَكُلَّ شَيۡءٍ أَحۡصَيۡنَٰهُ كِتَٰبٗا 29
Yaptıkları her şeyi kaydettik ve saydık. Bu, onların amel kitaplarında yazılıdır.
فَذُوقُواْ فَلَن نَّزِيدَكُمۡ إِلَّا عَذَابًا 30
(Ey azgınlar!) Bu elem verici ebedî azabı tadın bakalım! Sizlere, azabınız üzerine eklenen azaptan başka bir şey artırılmayacak.
Yüce Allah'ın mahlukatı itinayla yaratması, onları geri döndürmeye de kadir olduğunu gösterir.
Azgınlık, cehenneme girme sebebidir.
Kâfirlerin azabının kat kat artırılacağı ifade edilmiştir.