سورة Medenî
Evlerin, Allah'ın sınırları yüceltme ve bir tek O'nun rızasına öncelik verme üzerine kaim olmasına davet edilmiştir.
يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِيُّ لِمَ تُحَرِّمُ مَآ أَحَلَّ ٱللَّهُ لَكَۖ تَبۡتَغِي مَرۡضَاتَ أَزۡوَٰجِكَۚ وَٱللَّهُ غَفُورٞ رَّحِيمٞ 1
(Ey Peygamber!) Allah'ın sana helal kıldığı cariyen olan Mariya'dan istifade etmeyi niçin kendine haram kılıyorsun? Bununla, onu kıskanan eşlerini hoşnut mu etmek istiyorsun? Allah seni çokça bağışlayıcıdır, sana karşı çok merhametlidir.
قَدۡ فَرَضَ ٱللَّهُ لَكُمۡ تَحِلَّةَ أَيۡمَٰنِكُمۡۚ وَٱللَّهُ مَوۡلَىٰكُمۡۖ وَهُوَ ٱلۡعَلِيمُ ٱلۡحَكِيمُ 2
Eğer yeminlerinizi yerine getirmekten daha hayırlı bir şey bulursanız, Yüce Allah, yeminlerinizin kefaretle çözülmesini size meşru kılmıştır. Yüce Allah sizin yardımcınızdır. O, sizin her halinizi ve neyin sizin için daha iyi olduğunu hakkıyla bilendir. O, şeriatinde ve takdir etmesinde hikmet sahibidir.
وَإِذۡ أَسَرَّ ٱلنَّبِيُّ إِلَىٰ بَعۡضِ أَزۡوَٰجِهِۦ حَدِيثٗا فَلَمَّا نَبَّأَتۡ بِهِۦ وَأَظۡهَرَهُ ٱللَّهُ عَلَيۡهِ عَرَّفَ بَعۡضَهُۥ وَأَعۡرَضَ عَنۢ بَعۡضٖۖ فَلَمَّا نَبَّأَهَا بِهِۦ قَالَتۡ مَنۡ أَنۢبَأَكَ هَٰذَاۖ قَالَ نَبَّأَنِيَ ٱلۡعَلِيمُ ٱلۡخَبِيرُ 3
Hani Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, hanımı Hafsa radıyallahu anha'ya, cariyesi Mâriya'ya yaklaşmayacağına dair gizli bir şey söylemişti de Hafsa radıyallahu anha bunu Âişe radıyallahu anha'ya haber vermişti. Yüce Allah da Peygamberine, onun, sırrını ifşa ettiğini bildirmiş; bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de Hafsa'yı azarlayarak bunun bir kısmını kendisine bildirmiş, bir kısmı hususunda ise sükut etmişti. Hafsa, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e, "Sana bunu kim haber verdi?" diye sormuş, bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, "Bunu bana, her şeyi hakkıyla bilen ve gizli olan her şeyden hakkıyla haberdar olan Yüce Allah haber verdi." demişti.
إِن تَتُوبَآ إِلَى ٱللَّهِ فَقَدۡ صَغَتۡ قُلُوبُكُمَاۖ وَإِن تَظَٰهَرَا عَلَيۡهِ فَإِنَّ ٱللَّهَ هُوَ مَوۡلَىٰهُ وَجِبۡرِيلُ وَصَٰلِحُ ٱلۡمُؤۡمِنِينَۖ وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ بَعۡدَ ذَٰلِكَ ظَهِيرٌ 4
(Ey Peygamber eşleri!) İkinizin tövbe etmesi, üzerinize bir haktır. Çünkü kalpleriniz, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hoşlanmadığı şey olan cariyesinden uzaklaşıp onu kendisine haram kılmasına meyletmiştir. Eğer ikiniz, onun aleyhine bir araya gelme hususunda ısrar edecek olursanız, şüphesiz Allah onun yardımcısı ve velisidir. Aynı şekilde Cebrail, müminlerin hayırlıları ve melekler de ona eziyet eden kimselere karşı Allah'ın yardımından sonra onun yardımcısı ve dostudurlar.
عَسَىٰ رَبُّهُۥٓ إِن طَلَّقَكُنَّ أَن يُبۡدِلَهُۥٓ أَزۡوَٰجًا خَيۡرٗا مِّنكُنَّ مُسۡلِمَٰتٖ مُّؤۡمِنَٰتٖ قَٰنِتَٰتٖ تَٰٓئِبَٰتٍ عَٰبِدَٰتٖ سَٰٓئِحَٰتٖ ثَيِّبَٰتٖ وَأَبۡكَارٗا 5
Eğer Allah'ın Peygamberi sizi boşayacak olursa Rabbi Allah Subhanehu ve Teâlâ ona, sizden daha hayırlı Müslüman, emirlerine itaat eden, Allah'a ve Resûlüne iman eden, Allah'a itaat eden ve günahlarından tövbe edip çokça ibadet eden, oruç tutan dul ve ondan önce hiç kimsenin birlikte olmadığı bakire kadınlar verebilir. Fakat o onları boşamamıştır.
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ قُوٓاْ أَنفُسَكُمۡ وَأَهۡلِيكُمۡ نَارٗا وَقُودُهَا ٱلنَّاسُ وَٱلۡحِجَارَةُ عَلَيۡهَا مَلَٰٓئِكَةٌ غِلَاظٞ شِدَادٞ لَّا يَعۡصُونَ ٱللَّهَ مَآ أَمَرَهُمۡ وَيَفۡعَلُونَ مَا يُؤۡمَرُونَ 6
Ey Allah'a iman edip kendilerine gönderdiği dinle amel edenler! İnsanlar ve taşlar ile tutuşturulan o büyük ateşten kendinizi ve ailenizi koruyun. Bu ateşin başında katı, oraya giren kimselere karşı acımasız ve Allah'ın kendilerine emrettiklerine karşı gelmeyen, gevşeklik ve yorgunluk olmaksızın Allah'ın kendilerine emrettiklerini yapan melekler vardır.
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَا تَعۡتَذِرُواْ ٱلۡيَوۡمَۖ إِنَّمَا تُجۡزَوۡنَ مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ 7
Kıyamet günü kâfirlere şöyle denir: "Ey Allah'ı inkâr edenler! Bugün (dünyadayken) üzerinde olduğunuz inkâr ve masiyetlerden dolayı özür dilemeyin! Sizin özrünüz asla kabul edilmeyecektir. Sizler bugün ancak Allah'ı inkâr ve peygamberleri yalanlamak gibi dünyadayken işlemekte olduğunuz amellerinizin karşılığını çekeceksiniz."
Yemin kefaretinin meşruluğu beyan edilmiştir.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in Rabbi katındaki yeri (makamı) ve Rabbinin onu savunması beyan edilmiştir.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in yüce ahlakından biri de eşleriyle kendi arasındaki sevginin kalıcı olması için onların bazı hatalarını görmezlikten gelip onları azarlamamasıdır.
Mümin bir kimsenin kendisine ve ehline (ailesine) karşı sorumlulukları beyan edilmiştir.