سورة Medenî
Kıyamet günü gerçekleşecek olan pişmanlık ve zarardan sakındırılmıştır.
يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۖ لَهُ ٱلۡمُلۡكُ وَلَهُ ٱلۡحَمۡدُۖ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٌ 1
Göklerde ve yerde bulunan mahlukatın tamamı, Yüce Allah'ı, zatına yakışmayan eksiklik ve kusur içeren her türlü özellikten tenzih eder. Mülkün tek sahibi O'dur, O'nun dışında bir sahip yoktur. Güzel övgüler O'nun içindir. O her şeye kadirdir, hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz.
هُوَ ٱلَّذِي خَلَقَكُمۡ فَمِنكُمۡ كَافِرٞ وَمِنكُم مُّؤۡمِنٞۚ وَٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرٌ 2
(Ey insanlar!) Sizi yaratan O’dur. Sizden bir kısmınız kâfirdir ki varacağı yer ateştir. Bir kısmınız da mümindir ki varacağı yer cennettir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir, yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığınızı verecektir.
خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ بِٱلۡحَقِّ وَصَوَّرَكُمۡ فَأَحۡسَنَ صُوَرَكُمۡۖ وَإِلَيۡهِ ٱلۡمَصِيرُ 3
(Ey insanlar!) O, gökleri ve yeri boş yere yaratmamış, hak ile yaratmıştır. Sizi de kendisinden bir ihsan ve lütuf olmak üzere en güzel surette şekillendirmiştir. Eğer dileseydi sizi çirkin olarak yaratırdı. Kıyamet günü dönüş de sadece O’nadır. Size, amellerinizin karşılığını verecektir; hayırsa hayır, şerse şer.
يَعۡلَمُ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَيَعۡلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعۡلِنُونَۚ وَٱللَّهُ عَلِيمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ 4
(O;) Göklerde olanı da yeryüzünde olanı da, gizlediğiniz amelleri de açığa vurduğunuz amelleri de bilir. Allah, gönüllerde olan hayrı da şerri de hakkıyla bilendir, bunlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ نَبَؤُاْ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِن قَبۡلُ فَذَاقُواْ وَبَالَ أَمۡرِهِمۡ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ 5
(Ey müşrikler!) Daha önce inkâr eden Nuh kavmi, Âd kavmi, Semûd kavmi ve diğer kavimler gibi ümmetlerin haberi size gelmedi mi? İşte onlar inkâr etmelerinin cezasını dünyada tattılar. Onlar için ahirette ise elem verici bir azap vardır. Evet! Onların haberi size geldi. O halde onların işlerinin vardığı neticeden ibret alın da onların başına gelen sizin de başınıza gelmeden önce Allah'a tövbe edin.
ذَٰلِكَ بِأَنَّهُۥ كَانَت تَّأۡتِيهِمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَقَالُوٓاْ أَبَشَرٞ يَهۡدُونَنَا فَكَفَرُواْ وَتَوَلَّواْۖ وَّٱسۡتَغۡنَى ٱللَّهُۚ وَٱللَّهُ غَنِيٌّ حَمِيدٞ 6
Onlara isabet eden bu azap, Allah katından resûlleri onlara apaçık delilleri ve ayan beyan kanıtları getirdiklerinde, onların, resûllerin insanlardan gelmesini inkâr ederek şöyle demeleri sebebiyledir: "Bize insanlar mı yol gösterecek? Bizi bir beşer mi hakka iletecek?" Böylece onlar küfre sapıp iman etmekten yüz çevirdiler. Bu yaptıkları ile Yüce Allah'a hiçbir zarar veremediler. Allah, onların imanlarına ve ibadetlerine muhtaç değildir çünkü onların itaatleri Allah'a hiçbir şey vermez. Allah Teâlâ zengindir, kullarına muhtaç değildir. Sözlerinde ve fiillerinde çokça övülen, hamde layık olandır.
زَعَمَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَن لَّن يُبۡعَثُواْۚ قُلۡ بَلَىٰ وَرَبِّي لَتُبۡعَثُنَّ ثُمَّ لَتُنَبَّؤُنَّ بِمَا عَمِلۡتُمۡۚ وَذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٞ 7
Kâfirler, ölümlerinden sonra Yüce Allah'ın kendilerini kesinlikle diriltemeyeceğini ileri sürdüler. (Ey Peygamber!) Yeniden dirilmeyi inkâr eden o kimselere de ki: "Hayır! Rabbime ant olsun ki kıyamet gününde, dünyada yapmış olduklarınıza göre, mutlaka diriltileceksiniz. Bu diriltme Allah için kolaydır. Sizi ilk defa O yaratmıştır, ölümünüzden sonra sizi hesap ve karşılık için diriltmeye de kadirdir."
فََٔامِنُواْ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَٱلنُّورِ ٱلَّذِيٓ أَنزَلۡنَاۚ وَٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرٞ 8
(Ey insanlar!) Allah'a iman edin. O'nun Peygamberine iman edin. Resûlümüze indirdiğimiz Kur'an'a iman edin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır, yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, buna göre karşılığınızı verecektir.
يَوۡمَ يَجۡمَعُكُمۡ لِيَوۡمِ ٱلۡجَمۡعِۖ ذَٰلِكَ يَوۡمُ ٱلتَّغَابُنِۗ وَمَن يُؤۡمِنۢ بِٱللَّهِ وَيَعۡمَلۡ صَٰلِحٗا يُكَفِّرۡ عَنۡهُ سَئَِّاتِهِۦ وَيُدۡخِلۡهُ جَنَّٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدٗاۚ ذَٰلِكَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ 9
(Ey Peygamber!) Allah'ın kıyamet gününü; sizi toplayacağı ve size amellerinizin karşılığını vereceği günü hatırla. O gün, kâfirlerin zararının ve eksikliklerinin ortaya çıktığı gündür. Çünkü müminler o gün, kâfirlerin cennetteki yerlerine mirasçı olurlar. Kâfirler de müminlerin cehennemdeki yerlerine mirasçı olurlar. Kim Allah'a iman eder ve salih ameller işlerse, Yüce Allah onun günahlarını örter ve onları, içinde ebedî olarak kalacakları, saraylarının ve ağaçlarının altından ırmaklar akan cennetlere koyar, onlar oradan çıkmazlar. Cennetin nimetleri de devamlıdır, onlardan kesilmez. İşte onların elde ettikleri bu kazanç, hiçbir kazancın kendisine yakınlaşamayacağı en büyük kazançtır.
İnsanların bedbaht olanlar ve mutlu olanlar şeklinde kısımlara ayrılması, Yüce Allah'ın bir hükmüdür.
İnsanların kıyamet günü uğrayacakları hüsranlarını hatırlamak, salih amelleri işlemek için yardımcı olan manevî vesilelerindendir.