سورة Mekkî
Yüce Allah'ı, müşriklerin kendisine nispet ettikleri şeylerden tenzih etmek, melekler ve cinlerle ilgili iddialarını iptal etmek.
وَٱلصَّٰٓفَّٰتِ صَفّٗا 1
Yüce Allah, sıkı saflar halinde kendisine ibadet etmek için saf tutan meleklere yemin etmiştir.
فَٱلزَّٰجِرَٰتِ زَجۡرٗا 2
Bulutları, Allah'ın yağmuru yağdırmak istediği yere sürüp sevk eden meleklere yemin etmiştir.
فَٱلتَّٰلِيَٰتِ ذِكۡرًا 3
Allah'ın kelâmını okuyan meleklere yemin etmiştir.
إِنَّ إِلَٰهَكُمۡ لَوَٰحِدٞ 4
Ey insanlar! Şüphesiz hak olan mabudunuz tektir, birdir. O, hiçbir ortağı olmayan Yüce Allah'tır.
رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا وَرَبُّ ٱلۡمَشَٰرِقِ 5
O, göklerin, yerin, bu ikisi arasında bulunanların ve bütün sene içinde Güneş'in doğduğu ve battığı yerlerin de Rabbidir.
إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنۡيَا بِزِينَةٍ ٱلۡكَوَاكِبِ 6
Biz yeryüzüne en yakın göğü, bakıldığında pırıl pırıl parlayan mücevherler gibi gözüken yıldızlarla süsledik.
وَحِفۡظٗا مِّن كُلِّ شَيۡطَٰنٖ مَّارِدٖ 7
Biz dünya semasını, itaatten çıkan kovulmuş asi bütün şeytanlardan, yıldızlarla koruduk. Bu yıldızlarla bu şeytanlar taşlanır.
لَّا يَسَّمَّعُونَ إِلَى ٱلۡمَلَإِ ٱلۡأَعۡلَىٰ وَيُقۡذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٖ 8
Bu şeytanlar, meleklerin gökte birbirleriyle, Allah'ın meleklere vahyettiği şeriatı ve kaderiyle ilgili emirlerini konuştukları zaman dinlemeye muktedir olamayacaklardır. Şeytanlar her taraftan gök taşları ile taşlanırlar.
دُحُورٗاۖ وَلَهُمۡ عَذَابٞ وَاصِبٌ 9
Ve onları dinlemekten kovulup uzaklaştırılırlar. Ahirette onlar için kesintisiz elem dolu bir azap vardır.
إِلَّا مَنۡ خَطِفَ ٱلۡخَطۡفَةَ فَأَتۡبَعَهُۥ شِهَابٞ ثَاقِبٞ 10
Meleklerin görüşüp müzakere ettikleri ve bilgisi yeryüzündekilere henüz ulaşmayan sözü şeytanlardan kapan olursa, onu parlayan bir alev izleyip yakarak kül eder. Bazen şeytan, kaptığı o kelimeyi, alev onu yakmadan önce kardeşlerine aktarır ve böylece kâhinlere ulaşır. Kahinler de bu söze yüz yalan katarak (gaybı bildiklerini) iddia ederler.
فَٱسۡتَفۡتِهِمۡ أَهُمۡ أَشَدُّ خَلۡقًا أَم مَّنۡ خَلَقۡنَآۚ إِنَّا خَلَقۡنَٰهُم مِّن طِينٖ لَّازِبِۢ 11
Ey Muhammed! Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden kâfirlere, bedenleri ve uzuvlarının yarattığımız göklerden, yerden ve meleklerden daha büyük ve kuvvetli olup olmadığını sor. Şüphesiz Biz, onları yapışkan bir çamurdan yarattık. Nasıl olur da öldükten sonra tekrar dirilmeyi inkâr ediyorlar? Hâlbuki kendileri zayıf yapışkan bir çamurdan yaratılmışlardır.
بَلۡ عَجِبۡتَ وَيَسۡخَرُونَ 12
Ey Muhammed! Belki sen Allah'ın kudretine ve yarattıklarının işlerini idare etmesine hayret ediyorsun. Aynı zamanda müşriklerin ölümden sonra tekrar dirilmeyi yalanlamalarına da hayret ediyorsun. Onlar kıyameti şiddetli bir şekilde yalanlamakta ve bu hususta senin söylediklerinle alay etmektedirler.
وَإِذَا ذُكِّرُواْ لَا يَذۡكُرُونَ 13
Bu müşrikler, öğüt verildiği zaman, kalplerinin katılığından dolayı ondan öğüt alıp faydalanmazlar.
وَإِذَا رَأَوۡاْ ءَايَةٗ يَسۡتَسۡخِرُونَ 14
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in doğruluğunu gösteren bir mucize gördükleri zaman şaşırıp onu alaya alma hususunda aşırıya kaçarlar.
وَقَالُوٓاْ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا سِحۡرٞ مُّبِينٌ 15
Müşrikler, "Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in getirdiği apaçık bir sihirden başka bir şey değildir." derler.
أَءِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابٗا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبۡعُوثُونَ 16
"Biz ölüp toprak, çürüyüp parçalanmış kemikler haline geldikten sonra yeniden mi diriltileceğiz? Şüphesiz ki bu mümkün değil." dediler.
أَوَ ءَابَآؤُنَا ٱلۡأَوَّلُونَ 17
Bizden önce ölen atalarımız da mı diriltilecekler?
قُلۡ نَعَمۡ وَأَنتُمۡ دَٰخِرُونَ 18
Ey Muhammed! Onlara cevap olarak de ki: "Evet! Toprak ve çürümüş kemikler olduktan sonra tekrar diriltileceksiniz ve önceden gelip geçmiş atalarınız da diriltilecekler. Sizler hepiniz hor ve hakir olarak diriltileceksiniz."
فَإِنَّمَا هِيَ زَجۡرَةٞ وَٰحِدَةٞ فَإِذَا هُمۡ يَنظُرُونَ 19
O sadece Sûr'a (ikinci üfürmeden) ibarettir. O zaman onların hepsi kıyametin korkunç dehşetine bakıp dururlar ve Allah'ın onlara ne yapacağını beklerler.
وَقَالُواْ يَٰوَيۡلَنَا هَٰذَا يَوۡمُ ٱلدِّينِ 20
Öldükten sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden müşrikler, "Eyvah bize! İşte bu, Yüce Allah'ın dünya hayatındayken kulların işlemiş oldukları amellere karşılığını vereceği hesap günüdür!" derler.
هَٰذَا يَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِ ٱلَّذِي كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ 21
Onlara, "İşte bu, dünyada yalanlamakta ve inkâr etmekte olduğunuz kullar arasındaki hüküm ve ayırım günüdür." denilir.
۞ٱحۡشُرُواْ ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ وَأَزۡوَٰجَهُمۡ وَمَا كَانُواْ يَعۡبُدُونَ 22
O gün meleklere şöyle denilir: "Şirkleri ile zalim olan müşrikleri, şirkte onlara benzeyenleri, yalanlamada onlara taraftar olanları ve Allah'tan başka ibadet ettikleri putları bir araya toplayın. Onlara cehennemin yolunu gösterin, onun yoluna koyun ve onları cehenneme sürün. Çünkü o, onların varacağı yerdir."
مِن دُونِ ٱللَّهِ فَٱهۡدُوهُمۡ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلۡجَحِيمِ 23
O gün meleklere şöyle denilir: "Şirkleri ile zalim olan müşrikleri, şirkte onlara benzeyenleri, yalanlamada onlara taraftar olanları ve Allah'tan başka ibadet ettikleri putları bir araya toplayın. Onlara cehennemin yolunu gösterin, onun yoluna koyun ve onları cehenneme sürün. Çünkü o, onların varacağı yerdir."
وَقِفُوهُمۡۖ إِنَّهُم مَّسُۡٔولُونَ 24
Onları cehenneme sokmadan önce sorguya çekmek için hapsedin. Çünkü onlar hesaba çekileceklerdir. Sonra da cehennem ateşine sürün.
Dünya semasının yıldızlarla süslenmesinin bazı faydaları vardır. Göğün süslenmesinin sağlanması ve asi şeytanlardan korunması da bunlardandır.
Sırat köprüsünün varlığı ispat edilmiştir. Sırat köprüsü, cennet ehlinin üzerinden geçtiği ve cehennem ehlinin ayaklarının kaydığı, cehennemin üzerine kurulmuş bir köprüdür.