سورة Mekkî
Kur'an-ı Kerim'in içerdiği hikmete tabi olmak emredilmiş ve bundan yüz çevirmek sakındırılmıştır.
الٓمٓ 1
(الٓمٓ) "Elif, lam, mim." Bu hususta benzer bir açıklama Bakara suresinin başında zikredilmiştir.
تِلۡكَ ءَايَٰتُ ٱلۡكِتَٰبِ ٱلۡحَكِيمِ 2
(Ey Resûl!) Sana indirilen bu ayetler, hikmetle konuşan kitabın ayetleridir.
هُدٗى وَرَحۡمَةٗ لِّلۡمُحۡسِنِينَ 3
O; amellerini en iyi şekilde yapan, Rablerinin ve O'nun kullarının haklarını yerine getirenler için bir hidayet ve rahmettir.
ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤۡتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُم بِٱلۡأٓخِرَةِ هُمۡ يُوقِنُونَ 4
Onlar namazlarını en mükemmel şekilde eda eden ve mallarının zekâtını veren kimselerdir. Ve onlar ahirette yeniden dirilmeye, hesaba çekilmeye, sevaba ve cezaya kesin olarak iman ederler.
أُوْلَٰٓئِكَ عَلَىٰ هُدٗى مِّن رَّبِّهِمۡۖ وَأُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُفۡلِحُونَ 5
İşte bu özelliklerle vasıflandırılan kimseler Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler. Ve onlar talep ettiklerini elde ederek ve korktukları şeyden emin/uzak olarak kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Allah Teâlâ, iyilerin özelliğini zikrettikten sonra kötülerin özelliklerini de zikrederek şöyle buyurmuştur:
وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَشۡتَرِي لَهۡوَ ٱلۡحَدِيثِ لِيُضِلَّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ بِغَيۡرِ عِلۡمٖ وَيَتَّخِذَهَا هُزُوًاۚ أُوْلَٰٓئِكَ لَهُمۡ عَذَابٞ مُّهِينٞ 6
İnsanlardan bazıları (Nadr b. Hâris gibi), insanları Allah'ın dininden çevirmek için ilimsizce boş sözler seçerler. Allah'ın ayetlerini eğlence edinip onlarla alay ederler. Bu özelliklerle vasıflanan kimseler için ahirette alçaltıcı bir azap vardır.
وَإِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ءَايَٰتُنَا وَلَّىٰ مُسۡتَكۡبِرٗا كَأَن لَّمۡ يَسۡمَعۡهَا كَأَنَّ فِيٓ أُذُنَيۡهِ وَقۡرٗاۖ فَبَشِّرۡهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ 7
Ona ayetlerimiz okunduğunda sanki onu duymuyormuş gibi kibirlenerek dinlemeden arkasını döner. Sanki kulaklarında sesleri duymaya karşı sağırlık vardır. (Ey Resûl!) Onu, bekleyen elem dolu bir azapla müjdele.
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمۡ جَنَّٰتُ ٱلنَّعِيمِ 8
Şüphesiz ki Allah'a iman eden ve salih amel işleyenler için Naim cennetleri vardır. Orada Allah'ın onlar için hazırladığı nimetlerden bol bol istifade ederler.
خَٰلِدِينَ فِيهَاۖ وَعۡدَ ٱللَّهِ حَقّٗاۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ 9
Orada (ebedî) kalacaklardır. Bu, üzerinde şüphe olmayan hak bir vaattir. Allah Subhanehu ve Teâlâ hiç kimsenin kendisiyle mücadele edemeyeceği mutlak galiptir; yaratmasında, takdir etmesinde ve din olarak hüküm koymasında hikmet sahibidir.
خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ بِغَيۡرِ عَمَدٖ تَرَوۡنَهَاۖ وَأَلۡقَىٰ فِي ٱلۡأَرۡضِ رَوَٰسِيَ أَن تَمِيدَ بِكُمۡ وَبَثَّ فِيهَا مِن كُلِّ دَآبَّةٖۚ وَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَأَنۢبَتۡنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوۡجٖ كَرِيمٍ 10
Allah Subhanehu ve Teâlâ gökleri direksiz bir şekilde yarattı. Yeryüzüne de sabit dağlar yerleştirdi ki sarsılmayasınız. Yeryüzüne çeşit çeşit hayvanlar yaydı. Gökten yağmur suyunu Biz indirdik. Bunun akabinde yeryüzünde insanların ve hayvanların faydalanması için hoş manzarası olan her çeşit bitki bitirdik.
هَٰذَا خَلۡقُ ٱللَّهِ فَأَرُونِي مَاذَا خَلَقَ ٱلَّذِينَ مِن دُونِهِۦۚ بَلِ ٱلظَّٰلِمُونَ فِي ضَلَٰلٖ مُّبِينٖ 11
Bu zikredilenler Yüce Allah'ın yarattıklarıdır. (Ey müşrikler!) Allah'ı bırakıp da taptıklarınız neler yarattı, gösterin bana? Hayır! Zalimler, haktan uzak apaçık bir sapıklık içindedirler. Öyle ki onlar hiçbir şey yaratamayan ve kendileri yaratılmış olan şeyleri Rablerine ortak koşarlar.
Yüce Allah'a itaat etmek insanı dünyada ve ahirette kurtuluşa götürür.
Dosdoğru yoldan alıkoyan her söz ve fiil haram kılınmıştır.
Kibirlenmek hakka uymaya engeldir.
Yüce Allah'ın yaratmada tek olduğu beyan edilmiş ve ilahlarının hiçbir şey yaratamayacağı hususunda kafirlere meydan okunmuştur.