سورة Medenî
Kitap ehlinin şüphelerine cevap ve müminleri sabit kılmak için İslam dininin hak olduğunu ispat etmek
Bu sure Medenîdir. (Hicretten sonra nazil olmuştur.) 33. ayetinde Âl-i İmrân'dan (İmrân ailesinden) bahsedildiği için bu isimle isimlendirilmiştir.
الٓمٓ 1
(الٓمٓ) "Elif, Lâm, Mîm;" Huruf-u Mukattaa'dır. Bunun aynısı daha önce Bakara suresinde geçmiştir. Araplar, Kur'an'ın bir benzerini getirme hususunda aciz kalmışlardır. Hâlbuki Kur'an, surenin kendisiyle başladığı ve Arapların da sözlerini kendisiyle meydana getirdiği bu harflerden oluşmaktadır.
ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلۡحَيُّ ٱلۡقَيُّومُ 2
Allah, O'ndan başka ibadete layık hiçbir hak ilah yoktur. O, ölümsüz olan ve kendisinde hiçbir eksikliğin de olmadığı kâmil bir hayat sahibidir. O Kayyûm'dur; kendi nefsi ile kaimdir, kullarından hiç kimseye muhtaç değildir. Bütün mahlukat O'nunla kaimdir. Her hallerinde O'ndan müstağni değillerdir.
نَزَّلَ عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّ مُصَدِّقٗا لِّمَا بَيۡنَ يَدَيۡهِ وَأَنزَلَ ٱلتَّوۡرَىٰةَ وَٱلۡإِنجِيلَ 3
Ey Peygamber! Haberleri doğru, hükümleri adaletli ve önceki ilahî kitaplara da uygun olan Kur'an'ı sana indiren O'dur. Bu kitapların arasında bir çelişki yoktur. O, Kur'an'ı sana indirmeden önce Tevrat'ı, Mûsâ'ya, İncil'i de İsa aleyhimesselam'a indirendir. Bu ilahî kitapların hepsi insanların din ve dünyalarının iyi olması hususunda hidayet ve irşat eder. O; Hak ile batılın, hidayet ile sapıklığın kendisiyle bilindiği Furkan'ı indirdi. Allah'ın sana indirdiği ayetleri inkâr eden kâfirler var ya, işte onlar için çetin bir azap vardır. Allah, hiçbir şeyin kendisine üstün gelemeyeceği şekilde Aziz'dir. Peygamberlerini yalanlayanlardan ve emrine karşı gelenlerden intikam alandır.
مِن قَبۡلُ هُدٗى لِّلنَّاسِ وَأَنزَلَ ٱلۡفُرۡقَانَۗ إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بَِٔايَٰتِ ٱللَّهِ لَهُمۡ عَذَابٞ شَدِيدٞۗ وَٱللَّهُ عَزِيزٞ ذُو ٱنتِقَامٍ 4
Ey Peygamber! Haberleri doğru, hükümleri adaletli ve önceki ilahî kitaplara da uygun olan Kur'an'ı sana indiren O'dur. Bu kitapların arasında bir çelişki yoktur. O, Kur'an'ı sana indirmeden önce Tevrat'ı, Mûsâ'ya, İncil'i de İsa aleyhimesselam'a indirendir. Bu ilahî kitapların hepsi insanların din ve dünyalarının iyi olması hususunda hidayet ve irşat eder. O; Hak ile batılın, hidayet ile sapıklığın kendisiyle bilindiği Furkan'ı indirdi. Allah'ın sana indirdiği ayetleri inkâr eden kâfirler var ya, işte onlar için çetin bir azap vardır. Allah, hiçbir şeyin kendisine üstün gelemeyeceği şekilde Aziz'dir. Peygamberlerini yalanlayanlardan ve emrine karşı gelenlerden intikam alandır.
إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَخۡفَىٰ عَلَيۡهِ شَيۡءٞ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَلَا فِي ٱلسَّمَآءِ 5
Allah’a yerde ve gökte olanlardan hiçbir şey gizli kalmaz. O'nun ilmi gizli ve açık her şeyi kuşatmıştır.
هُوَ ٱلَّذِي يُصَوِّرُكُمۡ فِي ٱلۡأَرۡحَامِ كَيۡفَ يَشَآءُۚ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ 6
O, annelerinizin rahminde size erkek ya da dişi, güzel ya da çirkin, siyah ya da beyaz olmak üzere dilediği gibi şekil verendir. O'ndan başka ibadete layık hak ilah yoktur. O, hiç kimsenin kendisine üstün gelemeyeceği şekilde Aziz'dir. Yaratmasında, idare etmesinde ve şeriatında hikmetli olandır.
هُوَ ٱلَّذِيٓ أَنزَلَ عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ مِنۡهُ ءَايَٰتٞ مُّحۡكَمَٰتٌ هُنَّ أُمُّ ٱلۡكِتَٰبِ وَأُخَرُ مُتَشَٰبِهَٰتٞۖ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِمۡ زَيۡغٞ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَٰبَهَ مِنۡهُ ٱبۡتِغَآءَ ٱلۡفِتۡنَةِ وَٱبۡتِغَآءَ تَأۡوِيلِهِۦۖ وَمَا يَعۡلَمُ تَأۡوِيلَهُۥٓ إِلَّا ٱللَّهُۗ وَٱلرَّٰسِخُونَ فِي ٱلۡعِلۡمِ يَقُولُونَ ءَامَنَّا بِهِۦ كُلّٞ مِّنۡ عِندِ رَبِّنَاۗ وَمَا يَذَّكَّرُ إِلَّآ أُوْلُواْ ٱلۡأَلۡبَٰبِ 7
Ey Peygamber! Kur'an'ı sana indiren O'dur. Kur'ân'ın bazı ayetleri vardır ki bunların delalet ettiği anlam açıktır. Herhangi bir karışıklık yoktur ve bunlar kitabın aslı ve çoğunluğudur. İhtilaf edildiğinde de bu ayetlere müracaat edilir. Kur'an'ın ayetlerinden bazıları da vardır ki bu ayetler birden çok anlama gelebilmektedir ve bu ayetlerin anlamları insanların çoğuna açık gelmez. Kalplerinde eğrilik bulunan kimseler anlamı açık olan -muhkem- ayetleri bırakıp anlamı muhtemel ve açık olmayan müteşâbih ayetleri alırlar. Yaptıkları bu şeyle insanları şüpheye düşürmeyi ve saptırmayı amaçlamakta ve kendi batıl mezhep ve görüşlerine uygun olması için kendi yanılgılarına göre müteşabih ayetleri tevil etmektedirler. Bu ayetlerin anlamlarının hakikatini ve ulaşılması gereken tevillerini Allah'tan başkası bilmez. İlimde derinleşmiş olan temiz akıl sahipleri, "Kur'ân'ın tamamına iman ettik, çünkü onun tamamı Rabbimizin katındandır" derler. Bunlar müteşâbihi muhkem ile tefsir ederler. Doğru akıl sahiplerinden başkası düşünüp sakınmaz.
رَبَّنَا لَا تُزِغۡ قُلُوبَنَا بَعۡدَ إِذۡ هَدَيۡتَنَا وَهَبۡ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحۡمَةًۚ إِنَّكَ أَنتَ ٱلۡوَهَّابُ 8
Bu ilimde derinleşmiş olan akıl sahipleri şöyle derler: Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten ve sapmış olan kimselerin meylettiği şeylerden selamette kıldıktan sonra kalplerimizi meylettirerek haktan saptırma! Bize, kendisiyle kalplerimizin hidayet bulacağı o geniş rahmetinden ver ve bizi bu hidayetle sapmaktan muhafaza eyle! Muhakkak ki Sen çok veren ve çokça bağışlayansın.
رَبَّنَآ إِنَّكَ جَامِعُ ٱلنَّاسِ لِيَوۡمٖ لَّا رَيۡبَ فِيهِۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُخۡلِفُ ٱلۡمِيعَادَ 9
Rabbimiz! Muhakkak ki Sen; gerçekleşeceği hakkında hiçbir şüphe olmayan o gün, insanları hesaba çekilmeleri için bir araya getireceksin. Ey Rabbimiz! Muhakkak ki Sen sözünden dönmezsin.
Allah Teâlâ, peygamberler gönderip, kendisiyle hakka iletip batıldan sakındırdığı kitaplar indirerek hüccet ikame etmiş ve böylece insanlardan özrü ortadan kaldırmıştır.
Allah Teâlâ, ilminin kemali ve ilmi ile kullarını kuşatmış, gizli ve açık, gökte ve yerde hiçbir şey O'na gizli kalmamıştır.
İman ehlinin ve ilimde derinleşmiş olan kimselerin esas ilkelerinden biri de Kur'an'ın müteşabih ayetlerini muhkem ayetleri ile tefsir etmeleridir.
Özellikle fitne ve hevâlar zamanında Allah Teâlâ'ya dua ederek, hak üzere sebat etmek ve işlerde doğruluk için istekte bulunmak.