سورة Mekkî
Küfürden ve kâfirlerden uzak durulması gerektiği beyan edilmiştir.
قُلۡ يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡكَٰفِرُونَ 1
(Ey Peygamber!) De ki: Ey Allah'a karşı kâfir olanlar!
لَآ أَعۡبُدُ مَا تَعۡبُدُونَ 2
Ben, şimdi ve gelecekte sizin ibadet ettiğiniz putlara ibadet etmem.
وَلَآ أَنتُمۡ عَٰبِدُونَ مَآ أَعۡبُدُ 3
Siz de benim ibadet ettiğim bir tek Allah'a ibadet edecek değilsiniz.
وَلَآ أَنَا۠ عَابِدٞ مَّا عَبَدتُّمۡ 4
Ben de sizin ibadet ettiğiniz putlara ibadet edecek değilim.
وَلَآ أَنتُمۡ عَٰبِدُونَ مَآ أَعۡبُدُ 5
Ve siz de benim ibadet ettiğim bir tek Allah'a ibadet edecek değilsiniz.
لَكُمۡ دِينُكُمۡ وَلِيَ دِينِ 6
Kendiniz için uydurduğunuz dininiz size, Allah’ın bana indirdiği din ise banadır.
سورة Medenî
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, zafer ve İslam dininin tamamlanmasıyla müjdelenmiştir.
إِذَا جَآءَ نَصۡرُ ٱللَّهِ وَٱلۡفَتۡحُ 1
(Ey Peygamber!) Dinin için Allah’ın yardımı geldiği ve onu galip kılarak Mekke'nin fethi gerçekleştiği zaman;
وَرَأَيۡتَ ٱلنَّاسَ يَدۡخُلُونَ فِي دِينِ ٱللَّهِ أَفۡوَاجٗا 2
İnsanların bölük bölük İslam dinine girdiklerini gördüğün zaman;
فَسَبِّحۡ بِحَمۡدِ رَبِّكَ وَٱسۡتَغۡفِرۡهُۚ إِنَّهُۥ كَانَ تَوَّابَۢا 3
Bilmelisin ki bu haber verilen husus, yerine getirmekle sorumlu tutulup gönderilmiş olduğun görevinin bitiş vaktinin yakınlığını gösteren bir alamettir. Öyleyse sana olan yardımına ve fetih nimetine şükretmek için hamd ederek Rabbini tesbih et. O'ndan bağışlanma dile. Şüphesiz O, kendisine tövbe eden kullarının tövbesini çokça kabul eder ve onları bağışlar.
سورة Mekkî
Ebû Leheb ve karısının hüsranı beyan edilmiştir.
تَبَّتۡ يَدَآ أَبِي لَهَبٖ وَتَبَّ 1
Yaptıklarının verdiği zararlardan ötürü Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in amcası Abdulmuttalib oğlu Ebu Leheb'in elleri kurusun! Çünkü o, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e eziyet ediyordu. Ve çabası da boşa çıktı.
مَآ أَغۡنَىٰ عَنۡهُ مَالُهُۥ وَمَا كَسَبَ 2
Sahip olduğu malı ve çocukları ona ne fayda verecekler ki?! Onun herhangi bir azabını engelleyemedikleri gibi ona bir iyilik de kazandıramadılar.
سَيَصۡلَىٰ نَارٗا ذَاتَ لَهَبٖ 3
Kıyamet günü alevli bir ateşe girerek onun sıcaklığına katlanmak zorunda kalacak.
وَٱمۡرَأَتُهُۥ حَمَّالَةَ ٱلۡحَطَبِ 4
Yürüdüğü yola dikenler atarak Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e eziyet eden karısı Ümmü Cemil de cehenneme girecektir.
فِي جِيدِهَا حَبۡلٞ مِّن مَّسَدِۢ 5
Boynunda sapasağlam örülmüş, onu ateşe sürükleyen bir halat olduğu halde...
Kâfirlerden kati olarak ayrılıp uzaklaşmak gerektiği.
Nimetlere şükrederek karşılık vermek gerektiği.
Mesed (Tebbet) Suresi peygamberliğin kanıtlarından biridir. Çünkü bu sure (surenin indiği sene), Ebu Leheb'in kâfir olarak öleceğine hükmetmiş, o da on sene sonra o hal üzere ölmüştür.
Kâfirlerin kendi aralarında kıydıkları nikâhın sahih olduğu belirtilmiştir.