سورة Mekkî
Kıyamet gününün dehşetini ve kıyamet mizanında insanların durumlarını gözünde canlandırması için kalpler uyarılmıştır.
ٱلۡقَارِعَةُ 1
Dehşetinin büyüklüğüyle insanların kalplerini hoplatan o (kıyamet) vakit;
مَا ٱلۡقَارِعَةُ 2
Dehşetinin büyüklüğüyle insanların kalplerini hoplatan bu saat nedir?
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡقَارِعَةُ 3
(Ey Peygamber!) Dehşetinin büyüklüğüyle insanların kalplerini hoplatan o saatin ne olduğunu bilir misin? Şüphesiz o, kıyamet günüdür.
يَوۡمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلۡفَرَاشِ ٱلۡمَبۡثُوثِ 4
Dehşetin kalpleri hoplattığı o gün, insanlar etrafa saçılan pervaneler gibi olurlar.
وَتَكُونُ ٱلۡجِبَالُ كَٱلۡعِهۡنِ ٱلۡمَنفُوشِ 5
Dağlar hızlı bir şekilde yerinden oynayarak ve hareket ederek etrafa atılmış yün gibi olurlar.
فَأَمَّا مَن ثَقُلَتۡ مَوَٰزِينُهُۥ 6
Artık kimin salih amelleri kötü amellerine ağır basarsa;
فَهُوَ فِي عِيشَةٖ رَّاضِيَةٖ 7
O, cennette elde edeceği ve hoşnut olacağı bir hayatın içinde olacaktır.
وَأَمَّا مَنۡ خَفَّتۡ مَوَٰزِينُهُۥ 8
Fakat kimin de kötü amelleri salih amellerine ağır basarsa;
فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٞ 9
Onun, kıyamet günü meskeni ve varacağı yer cehennemdir.
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا هِيَهۡ 10
(Ey Peygamber!) Onun ne olduğunu bilir misin?
نَارٌ حَامِيَةُۢ 11
O, sıcaklığı çok şiddetli bir ateştir.
سورة Mekkî
Dünya malını çoğaltan ve dünya hayatıyla meşgul olan kimselere kabir ve hesap hatırlatılmıştır.
أَلۡهَىٰكُمُ ٱلتَّكَاثُرُ 1
(Ey insanlar!) Mallarınızla ve evlatlarınızla böbürlenmeniz sizi Allah’a itaat etmekten alıkoydu.
حَتَّىٰ زُرۡتُمُ ٱلۡمَقَابِرَ 2
Ölüp de kabirlerinize girinceye kadar...
كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ 3
Bununla böbürlenmek sizleri Allah’a itaat etmekten alıkoymamalıydı. İleride bu meşguliyetin akıbetini öğreneceksiniz.
ثُمَّ كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ 4
İleride bunun akıbetini bileceksiniz.
كَلَّا لَوۡ تَعۡلَمُونَ عِلۡمَ ٱلۡيَقِينِ 5
Sizler, Allah’a döndürüleceğinizi ve Allah’ın size amellerinize göre karşılık vereceğini gerçekten bilseydiniz, mallarınız ve evlatlarınızla böbürlenmeyle meşgul olmazdınız.
لَتَرَوُنَّ ٱلۡجَحِيمَ 6
Allah’a yemin olsun ki kıyamet günü kesinlikle cehennemi göreceksiniz.
ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيۡنَ ٱلۡيَقِينِ 7
Sonra onu hiçbir kuşku olmayan kesin bir müşahedeyle göreceksiniz.
ثُمَّ لَتُسَۡٔلُنَّ يَوۡمَئِذٍ عَنِ ٱلنَّعِيمِ 8
Sonra da o gün Allah Teâlâ, size verdiği sağlık, zenginlik ve bunların dışındaki bütün nimetlerden sizleri hesaba çekecektir.
Mal ve evlatlarla böbürlenmenin tehlikesi ifade edilmiştir.
Kabir, insanların oradan çabucak ahiret yurduna intikal ettikleri geçici bir ziyaret yeridir.
Kıyamet günü insanlar, Allah’ın onlara dünyada verdiği bütün nimetlerden hesaba çekilir.
Mal sevgisi, insanın tabiatında vardır.