سورة Mekkî
Peygamberliği delillerle açıklanmış ve yalanlayanların azapla tehdit edilerek imana davet edildiği beyan edilmiştir.
الٓرۚ تِلۡكَ ءَايَٰتُ ٱلۡكِتَٰبِ ٱلۡحَكِيمِ 1
(الٓر) "Elif, Lâm, Râ." Bunun bir benzeri Bakara suresinin başında geçmişti. Okunan bu ayetler, Kur'an'ın muhkem, kusursuz, hikmet ve hükümleri kapsayıcı ayetlerinin yer aldığı bir suredir.
أَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَبًا أَنۡ أَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ رَجُلٖ مِّنۡهُمۡ أَنۡ أَنذِرِ ٱلنَّاسَ وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَنَّ لَهُمۡ قَدَمَ صِدۡقٍ عِندَ رَبِّهِمۡۗ قَالَ ٱلۡكَٰفِرُونَ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٞ مُّبِينٌ 2
Kendi soylarından bir adama, "İnsanları Allah'ın azabıyla uyar" diye emretmemiz insanları şaşırttı mı? (Ey Peygamber!) Allah'a iman edenleri, kendilerini sevindirecek olan şeyle müjdele! Yaptıkları salih amellere karşılık olarak onlar için Rableri katında yüce makamlar vardır. Kâfirler, "Şüphesiz bu ayetleri getiren adam sihri apaçık olan bir sihirbazdır." dediler.
إِنَّ رَبَّكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامٖ ثُمَّ ٱسۡتَوَىٰ عَلَى ٱلۡعَرۡشِۖ يُدَبِّرُ ٱلۡأَمۡرَۖ مَا مِن شَفِيعٍ إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ إِذۡنِهِۦۚ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمۡ فَٱعۡبُدُوهُۚ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ 3
Ey hayrete düşen kimseler! Şüphesiz sizin Rabbiniz, azametiyle gökleri altı günde, tüm genişliğiyle yeri de altı günde yaratan ve sonra arşa yükselendir. Nasıl olur da sizin içinizden bir adamı size göndermesine hayret ediyorsunuz?! Geniş mülkünde tek başına dilediği hükmü verip gerçekleştiren O'dur. O'nun katında bir kimsenin herhangi bir hususta şefaatçi olması O'nun iznine bağlıdır. İşte bu sıfatlara sahip olan, sizin Rabbiniz Allah'tır. O halde ibadetinizi sadece O'na yapın. O'nun birliğine ve tek olduğuna işaret eden kanıtlardan ve delillerden öğüt almaz mısınız? Kim azıcık öğüt almışsa O'nu bilir ve iman eder.
إِلَيۡهِ مَرۡجِعُكُمۡ جَمِيعٗاۖ وَعۡدَ ٱللَّهِ حَقًّاۚ إِنَّهُۥ يَبۡدَؤُاْ ٱلۡخَلۡقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ لِيَجۡزِيَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ بِٱلۡقِسۡطِۚ وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَهُمۡ شَرَابٞ مِّنۡ حَمِيمٖ وَعَذَابٌ أَلِيمُۢ بِمَا كَانُواْ يَكۡفُرُونَ 4
Yaptığınız amellerin karşılığını vermesi için kıyamet günü dönüşünüz O'nadır. Allah, insanlara vaadinden dönmeyeceği bir söz vermiştir (ki O asla vaadinden dönmez). O buna kadirdir. O, daha önce hiçbir örneği görülmemiş şekilde mahlukatı yaratan, sonra da ölümünden sonra yeniden diriltendir. Bu, iman edip salih ameller işleyenlere iyiliklerinden hiçbir şey eksiltmeden, kötülüklerinden hiçbir şey arttırmadan yaptıkları amellerinin karşılığını adaletli bir şekilde vermesi içindir. Allah'ı ve peygamberlerini inkâr eden kâfirlere gelince, kâfirlik yaptıkları için onlara son derece sıcak bir içecek vardır ki bu bağırsaklarını parçalar. Allah'ı ve peygamberlerini inkâr etmeleri sebebiyle acıklı azap da onlar içindir.
هُوَ ٱلَّذِي جَعَلَ ٱلشَّمۡسَ ضِيَآءٗ وَٱلۡقَمَرَ نُورٗا وَقَدَّرَهُۥ مَنَازِلَ لِتَعۡلَمُواْ عَدَدَ ٱلسِّنِينَ وَٱلۡحِسَابَۚ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ ذَٰلِكَ إِلَّا بِٱلۡحَقِّۚ يُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَعۡلَمُونَ 5
O (Allah), güneşi ışık saçan ve ışığı yayan bir varlık olarak yarattı. Ayı ise, kendisiyle aydınlanılan bir nur kıldı. Aya, 28 konaklama yeri takdir etti. Bir konaklama yerinin mesafesi bir gün ve gecedir. (Ey insanlar) Böyle takdir etmiştir ki insanlar güneş ile günlerin sayısını, ay ile de ayların ve yılların sayılarını bilsinler. Allah'ın, kudretini ve yüceliğini insanlara göstermek için göklerde ve yerde yarattığı ne varsa bunların hepsi haktır. Yüce Allah, kendisinin birliğine işaret eden açık delilleri ve bariz kanıtları, delil getirmeyi bilen bir toplum için işte böyle açıklar.
إِنَّ فِي ٱخۡتِلَٰفِ ٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِ وَمَا خَلَقَ ٱللَّهُ فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ لَأٓيَٰتٖ لِّقَوۡمٖ يَتَّقُونَ 6
Gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, karanlık ile aydınlığın birbirine eşlik etmesinde, gece ile gündüzden birinin kısa, diğerinin uzun olmasında, göklerdeki ve yerdeki mahlukatta, emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'tan hakkıyla sakınan kimseler için Allah'ın kudretine işaret eden deliller/ayetler vardır.
Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in peygamberliği ispat edilmiştir. Onun peygamber olarak gönderilmesi akla uygundur, bunda şaşılacak bir şey yoktur.
Göklerin, yerin ve bu ikisindeki varlıkların yaratılması, işlerin düzenlenmesi, zamanın takdir edilip gece ve gündüzün birbirinin ardından gelmesi; bütün bunlar Allah Subhânehu ve Teâlâ'nın ilahlığına işaret eden çok büyük delillerdir.
Kıyamet günü şefaat, sadece Allah'ın kendileri için izin verdiği, sözlerinden ve fiillerinden razı olduğu kimseler hakkında olacaktır.
Allah Azze ve Celle'nin güneşin hareketlerini ve ayın konaklarını takdir etmesi insanların tarihi, günleri ve yılları ayarlamasına yardımcı olur.